Site Rengi

DOLAR 8,4969
EURO 10,1378
ALTIN 498,51
BIST 1.386
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 34°C
Az Bulutlu
İstanbul
34°C
Az Bulutlu
Cum 35°C
Cts 35°C
Paz 34°C
Pts 36°C

Gazeteci Erdem Atay’dan her devrin şakşakçısı Hilal Kaplan’ın gerçek yüzünü gösteren bomba yazı!.

Gazeteci Erdem Atay’dan her devrin şakşakçısı Hilal Kaplan’ın gerçek yüzünü gösteren bomba yazı!.
16.07.2021
A+
A-

Veryansın TV Yazarı Erdem Atay, bugün kaleme aldığı yazısında Sözde Gazeteci Hilal Kaplan’ın geçmiş dönemlerde devlete açık açık nasıl düşmanlık ettiğini köşeyazılarına taşıdığı ve AK Parti tarafına geçtikten sonra silip yok ettiği köşeyazılarını birer birer ortaya dökerek Kaplan’ın gerçek yüzünü gösterdi!.

‘Gazeteci’ Hilal Kaplan, bir ara kendisine laf edenlerle ilgili, Tek tek gelmeyin, topunuz gelin” demişti.

Tek geliyorum.

Heybemde ise yazdıkların var.

Türkiye’nin gelmiş geçmiş en büyük operasyonel FETÖ – CIA ürünü Taraf gazetesinde yazdıklarını hatırlatıyorum.

İnternetten silinmiş olan yazılarını ortaya çıkarmak için harcadığım emeklerin karşılığını bir teşekkürle verirsin umarım. Sen de yazarken çok emek vermişsin belli ve uçup gitmiş.

Tivit’ler zaten ortalarda geziyor, yazdıklarını da tarihe mal edelim…

Başlayalım…

***

Mesela 4 Ağustos 2010’da Başka bir PKK mümkün diye başlık atmışsın…

Ve ne yapmışsın biliyor musun, TSK ile PKK’yı karşılaştırmışsın:

Adeta iman edercesine TSK’ya veya PKK’ya bağlananların dili birbirine öylesine benzer ki zalimin dilini mazlumun dilinden ayırt etmek gittikçe güçleşiyor.”

…ve devam etmişsin, JİTEM-MHP iş birliği neredeyse herkesçe kabul görürken…”

Soralım şimdi Sayın Devlet Bahçeli’ye, siz bu sözleri kabul ediyor musunuz?

Hatta PKK’lı yöneticilerin TSK ve MHP’yi koruduğunu ve hedef şaşırttığını bile iddia etmişsin.

***

‘DEVLET PKK’YA ZULM ETTİ’

Hilal Kaplan, bugün lanetler okuduğun PKK için ne yazmışsın biliyor musun? Bak aynen alıyorum:

“Devlet zulmüne karşı ayaklanmış, kendisi de pek çok zulme imza atmış bir örgüt var. Örgütü yok etmek için devlet, zulmünü daha arttırmış ve sistematikleştirmiş. Örgüt daha da palazlanmış. (…) Denklemden PKKnın taleplerini çıkardığınızda geriye ne kalıyor: Hınç, intikam, gurur. Eğer bu savaşın anlamsızlığını haykırmanıza engel bu bencil duygularsa, bilin ki ölen bunca insanımızın vebali sizin de boynunuzadır.”

… ve devam etmişsin:

‘PKK’YA BÖLÜCÜ TERÖR ÖRGÜTÜ DEMEYİN’

PKKnın taleplerine gelelim. Bazılarının ısrarla ‘bölücü teröörgütü’ diye yazdığına bakmayın; PKK 1999dan beri Türkiyenin bölünmesini istemiyor. Öcalan bile (…) ‘tek devlet, tek bayrak’ önerisinde bulunmuşken bu bölücülük söylemini artık bir kenara bırakalım. (…) Nokta.

Öcalan liderimizdir’ diyenleri cezalandırmanın bedelini daha kaç yıl ve kaç gencin hayatı pahasına ödeyeceğiz?

Nasıl Kürt gençleri ‘Kürd Vicdani Ret İnsiyatifi’ni kurup hem ordunun hem PKKnın askeri olmayı reddettiyse, biz de ‘Türk Vicdani Ret İnisiyatifi’ni kurmalıyız.”

Hatırladın mı, 30 Haziran 2010’da kaleme aldığın ‘Her şey kapkara Barış’ başlıklı yazını? Hemen sonrasında da TSK’nın PKK’ya karşı operasyonları durdurmak için yapılacak eyleme çağrı yapmıştın, hatta sanırım sen de gitmiştin?

***

Yine hatırlar mısın Hilal, ‘Nasılsanız, öyle yönetilirsiniz’ başlıklı 23 Haziran 2010’da yazdığın yazıyı?

Habur olayınında PKK’lıların gelişini ‘barış geliyor’ diyerek naralar atmış, ‘İçimize sindiremiyoruz’ manşetleri atanlara demediğini bırakmamıştın!

Hafızanda kalmamıştır.

Haaa, şunu hatırlarsın ama… PKK lideri Öcalan’ın Kemalizmin Kürt versiyonu olduğunu yazdığın yazıyı….

Hatırlamayabilirsin, çünkü o tarihlerde yaklaşık bir ay Amerika’nın değişim programı çerçevesinde Washington’daydın… Hatta ilgili yazını da New York yolunda kaleme almıştın.

Yahu nasıl hatırlamazsın, hani bir hafta sonra da Amerika’dan gelir gelmez, Atatürk’ün demokratikleşmeye karşı olduğunu yazmıştın…

Hatta Gülen’e şiir yazdığın dönemlerdi, çok mutluydun!

Hatırlamadın mı?

***

Dur…

Başka bir yazını da hatırlatacağım şimdi…

28 Nisan 2010 tarihinde ‘Ermeniler Müslümanlardan ne ister’ başlıklı bir yazı yazmıştın.

Ermenilerin bu topraklarda çok büyük bir zulme maruz kaldığını yazıp, ‘Ya değişimden yanasınız ya da inkarcıların kafilesinde Talat Paşacıların yanındasınız’ diye belirtmiştin.

Ve yazını şöyle bitirmiştin:

“Çok şükür ki artık kim olursa olsun zalime zalim, mazluma mazlum diyebilen ve bunu yüksek sesle söyleyenler var. Bu 24 Nisan günü böylesi ahlâklı bir duruşun ete kemiğe büründüğü bir gün olacak. Türkiye tarihi için küçük ama bizim’ tarihimiz için büyük bir gün bu 24 Nisan.”

Siz kimsiniz Hilal Kaplan, söyler misin?

Büyük gün 24 Nisan geldiğinde neler yapıyorsunuz, yoksa Azerbaycan’dan Ermenilere karşı mücadelede büyük işler (!) yaptığınız için ödül mü alıyorsunuz?

Tebrikler…

***

Ata fetişizminden bahsetmiştin bir yazında. Hrant Dink’i öldüren Ogün Samast’ı Atatürk’e benzetmiş, Cumhuriyet projesinin bir nevi sömürgeleştirme projesi olduğunu yazmıştın.

İlahi Hilal!

Diyanet İşleri Başkanlığını da dini kendi zulüm dillerinin yedeğine alan kişilere benzetmiştin.

***

Kısacası Hilal Kaplan, hep doğru (!) yaptın.

17/25 öncesi azılı bir şekilde Fetullah’ı savundun…

17/25 sonrası azılı bir şekilde Fetullah’a sövdün…

Açılımda PKK’yı sevdin…

Açılım bitince PKK’ya sövdün…

TSK’yı hep darbeci ve hain yaptın, hatta PKK’ya benzettin

15 Temmuz sonrası da TSK baş tacın oldu.

Yetmedi…

Ermeni açılımında en büyük Ermenici oldun, Karabağ’da savaşırken, Ermenilerin mezalimlerini anlatıp durdun.

Yani her daim bir onu tuttun bir bunu tuttun…

CIA’nın Taraf’ında yazdın…

Bayrağımızı ve ülkemizin ismini bile değiştirdin…

Türbanını takma şeklinden, Süleyman Soylu’ya bakışına kadar…

Hepsi değişti…

Covid’den korunmak için burnuna organik tereyağı bile sürdün…

Ama tek bir şeyin değişmedi Hilal, tek bir şeyin.

Bu cumhuriyete ve Atatürk’e olan düşmanlığın ve kinin…

17/25 öncesinde de cumhuriyet düşmanıydın, şimdi de…

15 Temmuz öncesi de Atatürk’ü sevmiyordun, şimdi de…

Her yerden dönebilirsin Hilal, yol sana açık ama sakın Cumhuriyet düşmanlığından dönme aç kalırsın.

Hükümet için geçerli akçe o… Biliyorsun.

O yüzden yarın Biden’ın elinden silah alıp Türk milletine kurşun bile sıksan, ikinci gün özür diler kurtulursun, cumhuriyet düşmanısın ya o sana yeter!

Aç kalmazsın!.

TRT’de sana başarılar!.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.