Site Rengi

DOLAR 8,6369
EURO 10,1479
ALTIN 493,87
BIST 1.407
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23°C
Kuvvetli Sağanak
İstanbul
23°C
Kuvvetli Sağanak
Per 17°C
Cum 20°C
Cts 23°C
Paz 25°C

Yargıtay, evlenirken söz verip evlendikten sonra tutmayan eşi haksız buldu!.

Yargıtay, evlenirken söz verip evlendikten sonra tutmayan eşi haksız buldu!.
08.09.2021
A+
A-

Yargıtay, evlenmeden önce “sigarayı, içkiyi bırakacağım” sözü verip, evlendikten sonra bu sözünü tutmayan adamı kusurlu buldu.

Yargıtay tarafından bir karı-koca arasındaki boşanma davasında emsal niteliğinde karar verildi. Evlenmeden önce “sigarayı, içkiyi bırakacağım” sözü verip, evlendikten sonra bu sözünü tutmayan adam, kusurlu bulundu.

Fiziki şiddet uyguladığı belirlendi

Mersin’in Silifke ilçesindeki evli bir çift karşılıklı “boşanma” davası açtı. Erkek, boşanmaya gerekçe olarak, “evlilik birliğinin temelinden sarsılması” sebebini, kadın ise, “pek kötü muamele” ve “onur kırıcı davranış” sebeblerini gösterdi. Yapılan soruşturma ve toplanan delillerde; kocanın, eşine 25.07.2012 tarihinde fiziki şiddet uyguladığı ve hakaret ettiği, kadının da 27.07.2012 tarihinde dava açtığı belirlendi.

‘Söz verdiği halde bırakmadı’

Kadın ifadesinde, kocasının içki ve sigara gibi kötü alışkanlıkları olduğu hâlde, evlenmeden önce, sigara kullanmayacağını, içki içmeyeceğini vaat ederek kendisini evlenmeye razı ettiğini, istememesine karşın eşinin ikinci ve üçüncü çocuğuna hamile kaldığını, bu süreçlerde kötü alışkanlıklarından vazgeçmediği gibi başına buyruk bir hayat yaşamaya başladığını, çocukları koz olarak kullanmaya başladığını, entrikacı ve maddiyatçı biri olduğunu, şiddete uğramadığı hâlde kendini dövülmüş gibi göstermeye çalıştığını, son olarak uyarılara rağmen düzelmeyen eşine boşanmak istediğini söyleyip evden ayrıldığını söyledi.

Kadını haklı bulan Yargıtay’ın karar metninde, şu ifadeler yer aldı:

“Tarafların fiilen ayrı yaşamaya başladığı dönemde davacı-karşı davalı erkeğin ortak çocuk Yağmur’u görmek için müşterek haneye gittiği, kapının girişinde tarafların tartışmaya başladıkları, karşılıklı itiş kakış yaşandığı, erkeğin içeri girip eşini yatak odasına götürerek koluna vurduğu, saçını çektiği ve tanık ifadesine göre erkek eşin elinde bir yumak saç kaldığı, bu olay nedeniyle Silifke Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/1276 E., 2013/198 K. sayılı dosyasında tarafların yargılanarak ceza aldığı, bu olaydan iki gün sonra da davalı-karşı davacı kadının boşanma davası açtığı, diğer yandan erkeğin eşini etrafta ‘ahlâksız, içkici’ gibi sözlerle kötülediği tüm dosya kapsamı ile sabittir. Davalı-karşı davacı kadının ceza dosyasına konu fiziksel şiddet eylemi nedeniyle eşini affettiğine dair herhangi bir delil de bulunmamaktadır.”

SONUÇ: Davalı-karşı davacı (kadın) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesine göre uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek hâlinde temyiz peşin harcının yatıranlara iadesine, davacı-karşı davalı erkeğin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, aynı Kanun’un 440. maddesi uyarınca tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 20.06.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Pek kötü davranış nedir?

Dava tutanağında, “Pek kötü davranış”ın tanımı da yer aldı:

Pek kötü davranış, eşlerden birinin diğerine uyguladığı, vücut bütünlüğünü, bedensel veya ruhsal sağlığını bozucu ya da tehlikeye düşürücü davranışlardır. Dövme ve fiziksel şiddet uygulama, evden kovma, aç bırakma, anormal cinsel ilişkiye zorlama gibi davranışlar pek kötü davranışa örnek olarak gösterilebilir. İşlenen fiilin devamlılık arzetmesi zorunlu olmamakla birlikte pek kötü davranış eyleminin zülüm ve işkence boyutunda olması gerekmektedir.”

(yeni akit)

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.