Site Rengi

HABER ÖZETİ
Milyarlarca dolar yurt dışına kaçırıldıktan sonra zahmet edip denetimleri sıklaştırma kararları aldık!.
Deniz Yavuzyılmaz’ın eşi hakkında dolandırılıktan soruşturma başlatıldı!.
Fatma Betül Sayan Kaya paçayı kurtarmak için Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ulaşmaya çalışmış!.
Fon vurgunu toplantısı sona erdi!.
Fatma Betül Sayan Kaya tokatladığı 2 milyarı iade etti!.
11,5 milyar don vurgunu yapan Melisa Sandal Mustafa’yı da kaçtığı Dubai’ye yerleştirmek istemiş!.
Beştepe’de acil fon vurgunu toplantısı!.
Fatma Betül Sayan Kaya bakın malı amuduyla nasıl götürmüş!.
Fon vurgununun siyasi, bürokrasi ve cemaat ayağı deşifre oldu!.
İtalyanlardan 4 yedik!.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan fon vurguncuları ile ilgili açıklama!.
Fon vurgunundan kazandığının iki katını ödeyene ceza yok!.
Firari fon vurguncusunun babası BDDK üyesi, kayınpederi Maliye Bakan Yardımcısı!.
Mustafa Sandal ve kayınpederi Yeşim Salkım’ı da 500 bin dolar tokatlamış!.
Fon skandalının merkezinden Bakan Yardımcısını damadı çıktı!.
AK Parti’nin en torpilli ve dokunulmaz ailesi Sayan kardeşler!.
SPK isterse fon vurguncularının hepsini 1 saatte bulur!.
MHP’den Sedat Peker’in Türkiye’ye dönüşü ile ilgili flaş açıklama..
İsimleri milyonluk para skandallarına karışan AK Parti’nin muhteşem üçlüsü!.
Fon vurgununda malı götürenlerin listesi..
Kabine Fon Vurgunu ana gündem maddesi ile toplanıyor..
Kâşif Kozinoğlu cinayeti ile ilgili ifade veren doktor evinde ölü bulundu!.
Mustafa Sandal’ın karısı fon vurgunundan 11 milyar 515 milyon tokatlayıp Dubai’ye kaçmış!.
Yeni Partili vekilin 5 milyon dolarlık rüşvet iade kavgası!.
AK Parti’den Fatma Betül Sayan Kaya’nın istifası ile ilgili ilk açıklama..
Milyarlık fon vurgunuda adı geçen Fatma Betül Sayan Kaya istifa etti!.
Kaya’nın fondan kazandığı iddia edilen milyarlar AK Partilileri isyan ettirdi!.
Fon vurgunundan 2 milyar 177 milyon elde ettiği iddia edilen AK Parti’li Kaya “Müsait Değilim” diyerek konuyu kapattı!.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve eşi hakkında milyarlık fon vurgunu iddiası!.
Valilikten İstanbul için kuvvetli fırtına uyarısı!.
DOLAR
EURO
ALTIN
BIST

İçişleri Bakanı Soylu’dan flaş İstanbul Sözleşmesi açıklaması!.

İçişleri Bakanı Soylu’dan flaş İstanbul Sözleşmesi açıklaması!.
20.03.2021
A+
A-

Türkiye’nin dün akşam İstanbul Sözleşmesi denen sapkın düzenlemeden sürpriz bir biçimde çekilme kararını açıklamasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Uluslararası sözleşmelerin varlığı veya yokluğu, vatandaşımızın karşı karşıya kalacağı herhangi bir suç şeklini önlemeye ilişkin sorumluluklarımızı ve bu sorumluluğun gereği olan çalışmalarımızı eksiltmez veya arttırmaz.” ifadelerini kullandı!.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Türkiye’nin çekildiği İstanbul Sözleşmesi’yle ilgili bir açıklama yayımladı..

Bakan Soylu’nun açıklamaları şu şekilde:

Uluslararası sözleşmelerin varlığı veya yokluğu, vatandaşımızın karşı karşıya kalacağı herhangi bir suç şeklini önlemeye ilişkin sorumluluklarımızı ve bu sorumluluğun gereği olan çalışmalarımızı eksiltmez veya arttırmaz..

Ayrıca belirtmek gerekir ki milletler arası andlaşmalara, sözleşmelere taraf olmak kadar taraflıktan ayrılmak da her egemen devletin hakkıdır.
Aile içi ve kadına karşı şiddetle mücadele, kadın cinayetlerini önleme konusunda bizi toplumumuza karşı sorumlu kılan, İstanbul Sözleşmesi’nin varlığı değildir. Anayasa’nın 10. Maddesi ve 41. Maddesi, TCK’nın ilgili maddeleri, “6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun”‘un ilgili maddeleri, bu konuda ilgili bakanlıklarla yürüttüğümüz eylem planı, İçişleri Bakanlığı tarafından yürütülen Kades, Elektronik Kelepçe İzleme Merkezi gibi uygulamalar, sayılarını 81’den 1086’ya çıkararak tüm ülkemize ve ilçe düzeyine yaydığımız “Aile İçi ve Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Büro Amirlikleri” ve tüm bakanlıklarla uyumlu olarak yürüttüğümüz süreç, inanıyoruz ki bu mücadelede bizi vatandaşımıza karşı mahçup etmeyecektir.

Anayasamızın, kanunlarımızın, medeniyetimizin ve tüm değerlerimizin bize yüklediği görev ve sorumlulukları tamamen bir uluslararası sözleşmeyle cıro etmek ve eşitlemek, hem kendi büyük devlet geleneğimize, hem bin yıllık medeniyet birikimimize, hem de ortaya koyduğu gelişmeyle bölgesinde ve dünyada önemli bir güç haline gelen Türkiye’ye, özgüvenine, kendi yapabildiklerine ve kapasitesine haksızlık olacaktır.

Bir kadının şiddete uğraması ve bir kadının cinayete kurban gitmesi, insanoğlu tarafından kabul edilemez. Bununla birlikte, Türkiye’de kadın cinayetlerinin arttığı söylemi, tamamen yalandır ve eldeki veriler tarafından desteklenmemektedir.

Tüm suçlarla mücadele ettiğimiz gibi devletimiz, güvenlik güçlerimiz, elbette ki aile içi ve kadına karşı şiddetle mücadeleyi de insan hakları çerçevesinde, “huzur, güven ve asayiş” anlayışıyla, vatandaşımızın herşeyin en iyisine layık olduğu bilinciyle, dün olduğu gibi bugün ve yarın da devam ettirecektir. Yakın zamanda herkes görecektir ki aile içi ve kadına karşı şiddetle mücadelede atılan tüm adımların olumlu sonuçlarını alacağız ve dünyada bu mücadelenin örnek temsilcisi olacağız.

Uluslararası sözleşmelerin varlığı veya yokluğu, vatandaşımızın karşı karşıya kalacağı herhangi bir suç şeklini önlemeye ilişkin sorumluluklarımızı ve bu sorumluluğun gereği olan çalışmalarımızı eksiltmez veya arttırmaz.

Ayrıca belirtmek gerekir ki milletler arası andlaşmalara, sözleşmelere taraf olmak kadar taraflıktan ayrılmak da her egemen devletin hakkıdır.
Aile içi ve kadına karşı şiddetle mücadele, kadın cinayetlerini önleme konusunda bizi toplumumuza karşı sorumlu kılan, İstanbul Sözleşmesi’nin varlığı değildir. Anayasa’nın 10. Maddesi ve 41. Maddesi, TCK’nın ilgili maddeleri, “6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun”‘un ilgili maddeleri, bu konuda ilgili bakanlıklarla yürüttüğümüz eylem planı, İçişleri Bakanlığı tarafından yürütülen Kades, Elektronik Kelepçe İzleme Merkezi gibi uygulamalar, sayılarını 81’den 1086’ya çıkararak tüm ülkemize ve ilçe düzeyine yaydığımız “Aile İçi ve Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Büro Amirlikleri” ve tüm bakanlıklarla uyumlu olarak yürüttüğümüz süreç, inanıyoruz ki bu mücadelede bizi vatandaşımıza karşı mahçup etmeyecektir.

Anayasamızın, kanunlarımızın, medeniyetimizin ve tüm değerlerimizin bize yüklediği görev ve sorumlulukları tamamen bir uluslararası sözleşmeyle cıro etmek ve eşitlemek, hem kendi büyük devlet geleneğimize, hem bin yıllık medeniyet birikimimize, hem de ortaya koyduğu gelişmeyle bölgesinde ve dünyada önemli bir güç haline gelen Türkiye’ye, özgüvenine, kendi yapabildiklerine ve kapasitesine haksızlık olacaktır.

Bir kadının şiddete uğraması ve bir kadının cinayete kurban gitmesi, insanoğlu tarafından kabul edilemez. Bununla birlikte, Türkiye’de kadın cinayetlerinin arttığı söylemi, tamamen yalandır ve eldeki veriler tarafından desteklenmemektedir.

Tüm suçlarla mücadele ettiğimiz gibi devletimiz, güvenlik güçlerimiz, elbette ki aile içi ve kadına karşı şiddetle mücadeleyi de insan hakları çerçevesinde, “huzur, güven ve asayiş” anlayışıyla, vatandaşımızın herşeyin en iyisine layık olduğu bilinciyle, dün olduğu gibi bugün ve yarın da devam ettirecektir. Yakın zamanda herkes görecektir ki aile içi ve kadına karşı şiddetle mücadelede atılan tüm adımların olumlu sonuçlarını alacağız ve dünyada bu mücadelenin örnek temsilcisi olacağız..

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.