Site Rengi

HABER ÖZETİ
Kılıçdaroğlu Yeni Parti’ye ispiyonculuk yapan 3 belediye başkanını CHP’den kovdu!.
Bahis oynadığı tespit edilen kulüp yöneticileri PFDK’ye sevk edildi!.
Fon vurguncularının mal varlıkları TMSF’ye devredilmeye devam ediyor..
Fatma Betül Sayan Kaya’nın ismi AK Parti’nin internet sitesindenden silindi!.
Karısı milletin 11,5 milyar dolarını çalan Mustafa Sandal gelecek kaygısı yaşıyormuş!.
ABD 23 yıldır işgâl ettiği Irak’tan tamamen çekiliyor..
Uyuşturucu ve fuhuş soruşturmasında Özgür Özel detayı: Ezan okunurken alem yapmışlar!.
Devlet Denetleme Kurulu yatırım fonu işlemlerini denetleyecek..
Milyarlarca dolar yurt dışına kaçırıldıktan sonra zahmet edip denetimleri sıklaştırma kararları aldık!.
Deniz Yavuzyılmaz’ın eşi hakkında dolandırılıktan soruşturma başlatıldı!.
Fatma Betül Sayan Kaya paçayı kurtarmak için Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ulaşmaya çalışmış!.
Fon vurgunu toplantısı sona erdi!.
Fatma Betül Sayan Kaya tokatladığı 2 milyarı iade etti!.
11,5 milyar don vurgunu yapan Melisa Sandal Mustafa’yı da kaçtığı Dubai’ye yerleştirmek istemiş!.
Beştepe’de acil fon vurgunu toplantısı!.
Fatma Betül Sayan Kaya bakın malı amuduyla nasıl götürmüş!.
Fon vurgununun siyasi, bürokrasi ve cemaat ayağı deşifre oldu!.
İtalyanlardan 4 yedik!.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan fon vurguncuları ile ilgili açıklama!.
Fon vurgunundan kazandığının iki katını ödeyene ceza yok!.
Firari fon vurguncusunun babası BDDK üyesi, kayınpederi Maliye Bakan Yardımcısı!.
Mustafa Sandal ve kayınpederi Yeşim Salkım’ı da 500 bin dolar tokatlamış!.
Fon skandalının merkezinden Bakan Yardımcısını damadı çıktı!.
AK Parti’nin en torpilli ve dokunulmaz ailesi Sayan kardeşler!.
SPK isterse fon vurguncularının hepsini 1 saatte bulur!.
MHP’den Sedat Peker’in Türkiye’ye dönüşü ile ilgili flaş açıklama..
İsimleri milyonluk para skandallarına karışan AK Parti’nin muhteşem üçlüsü!.
Fon vurgununda malı götürenlerin listesi..
Kabine Fon Vurgunu ana gündem maddesi ile toplanıyor..
Kâşif Kozinoğlu cinayeti ile ilgili ifade veren doktor evinde ölü bulundu!.
DOLAR
EURO
ALTIN
BIST

Demirtaş’tan Erdoğan, Bahçeli ve Öcalan’a çağrı: “Bir Kardeşiniz Olarak”

Demirtaş’tan Erdoğan, Bahçeli ve Öcalan’a çağrı: “Bir Kardeşiniz Olarak”

Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş Erdoğan, Bahçeli ve Öcalan’a çağrı yaptı. Demirtaş, “Sürecin ana aktörleri olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, MHP lideri Bahçeli’ye ve PKK kurucu lideri Öcalan’a bir kardeşiniz, barış için çabalayan bir siyasetçi olarak sesleniyorum; lütfen somut adımlar atmaktan vazgeçmeyin, onun bunun ne dediğine bakmayın” diye seslendi..

  • Selahattin Demirtaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP lideri Bahçeli ve Abdullah Öcalan’a barış sürecinde somut adımlar atmaları çağrısında bulundu.
  • Demirtaş, milletvekillerine İmralı Adası’na giderek çatışmayı sonlandırmalarını ve siyasi risk almalarını önerdi.
  • Demirtaş, 86 milyonun barışı beklediğini belirtti ve tarafları cesur davranmaya teşvik etti.

Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan HDP’nin eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, sosyal medya hesabından Terörsüz Türkiye süreciyle ilgili açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP lideri Bahçeli ve Abdullah Öcalan’a seslenen Demirtaş “Lütfen somut adımlar atmaktan vazgeçmeyin, onun bunun ne dediğine bakmayın, kendinize güvenin ve 86 milyonun barışı hasretle beklediğine inanın” dedi.

“İMRALI’YA GİDEREK BU MESELEYE NOKTAYI KOYUN”

Milletvekillerine de seslenen Demirtaş, “Gençlerimizi yıllarca dağlara, sınır ötesi operasyonlara gönderdiniz. En büyük riski onların omuzlarına yüklediniz ve ne yazık ki bazıları bunun bedelini canlarıyla, kanlarıyla ödediler. Şimdi risk alma ve bu çatışmayı kökten bitirme olanağı yakalanmışken lütfen siz de azıcık risk alın ve İmralı Adasına giderek bu meseleye noktayı koyun. Üstelik alacağınız risk gençlerimiz gibi ölüm riski de değil, azıcık siyasi risktir” ifadelerini kullandı..

Demirtaş’ın açıklamasının tamamı şöyle:

“Adamın biri doktora gider ve rahatsızlıklarını anlatır. Doktor, sürekli kullandığı bir ilaç olup olmadığını sorar. Adam bir ilaç ismi verir ve ‘Onu kullanıyorum’ der. Doktor da ‘Kullandığınız o ilaç bağımlılık yapar, biliyorsunuz değil mi?’ diye sorar. Adam şöyle cevap verir: ‘İyi de doktor bey, ben neredeyse 15 yıldır o ilacı her gün kullanıyorum ve bağımlılık yaptığını hiç görmedim.’

Her gün aynı şeyleri yapıp, aynı şekilde düşünerek, aynı şekilde konuşarak ne değişebiliriz ne de değiştirebiliriz. Sıkışıp kaldığımız ezberlerin, şablonların, tabuların farkına bile varamayız. Hiç kimse durduğu yerden bir adım bile kıpırdamazsa yeni ve yaratıcı çözüm olanaklarını da oluşturamayız.

Sıkışıp kaldığımız yer, 40 yıllık çatışma ortamının yol açtığı acılar, öfkeler, ön yargılar ve bunların sebep olduğu güvensizliklerdir. Bunlar önemsiz demiyorum ama bunları aşmanın, yaralarımızı sağaltmanın yollarını bulamazsak “bağımlılıklarımızın” farkına bile varamayacağız, köklü ve kalıcı çözüme ulaşmakta zorlanacağız.

“TEK BİR EVLADIMIZ BİLE CANINI BOŞ YERE FEDA ETMEDİ”

İnancı, düşüncesi, idealleri uğruna canını vermenin kutsallaştırıldığı bir toplumsal gerçeklikte iki temel zorlukla karşı karşıya kalırız. Birincisi, canını feda etmiş olanların kıymetli hatırasının ve canlarını vererek yarattıkları değerlerin manevi baskısını silip bir kenara atamayız, atmamalıyız da. İkincisi de bir düşünce, inanç uğruna çok sayıda can feda edilmişse o düşünce ve inanç, sosyolojik ve siyasi açıdan otomatikman “doğru” haline gelmez ancak bizler bunu kabul etmekte zorlanırız. Vatan uğruna, bayrak uğruna, ideoloji uğruna veya örgüt uğruna bunca can feda edilmişken yeni şeyler düşünüp yeni şeyler yapmaktan işte bu nedenle korkar, çekiniriz. Fakat artık bir noktada şuna ikna olmamız gerekiyor, gelinen aşamada tek bir evladımız bile canını boş yere feda etmedi. Yürütülen süreçte eşitlik, adalet, özgürlük ve demokrasiyi esas alan bir “kardeşlik hukuku” oluşturmaya, bir ve beraber yaşamaya odaklanmışsak kaybettiklerimizin hatırasına halel gelmeyecek demektir.

“SÜRECİN ANA AKTÖRLERİ…”

Dolayısıyla tüm taraflara ve sürecin ana aktörleri olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, MHP lideri Bahçeli’ye ve PKK kurucu lideri Öcalan’a bir kardeşiniz, barış için çabalayan bir siyasetçi olarak sesleniyorum; lütfen somut adımlar atmaktan vazgeçmeyin, onun bunun ne dediğine bakmayın, kendinize güvenin ve 86 milyonun barışı hasretle beklediğine inanın.”

“HEP BİRLİKTE CESUR DAVRANALIM”

Ayrıca silahları tümden bırakarak dağdan inmeyi bekleyen insanlar “önder” olarak tanımladıkları Abdullah Öcalan’ın sadece güvenlik birimlerince değil siyasetçiler tarafından da ziyaret edilip dinlendiğini görmek ve bu şekilde siyasete dönüşün mümkün olduğunu ve devletin bu konuda samimi ve ciddi olduğunu görmek, güvenmek ve silahları tümden bırakmak istiyorlar.

Değerli milletvekillerine de seslenmek istiyorum; gençlerimizi yıllarca dağlara, sınır ötesi operasyonlara gönderdiniz. En büyük riski onların omuzlarına yüklediniz ve ne yazık ki bazıları bunun bedelini canlarıyla, kanlarıyla ödediler. Şimdi risk alma ve bu çatışmayı kökten bitirme olanağı yakalanmışken lütfen siz de azıcık risk alın ve İmralı Adasına giderek bu meseleye noktayı koyun. Üstelik alacağınız risk gençlerimiz gibi ölüm riski de değil, azıcık siyasi risktir.

Hep birlikte cesur davranalım, son düzlükte ezberlerimize, korkularımıza takılıp da tarihi barış fırsatını zora sokmayalım lütfen.

Hepinize içten selam, sevgilerimi gönderiyor, en kısa zamanda özgürlük, barış, demokrasi ve kardeşlik dolu günlerde buluşmayı umuyorum.”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.