Site Rengi

HABER ÖZETİ
BAE’den dikkat çekici Türkiye-İsrail karşılaştırması!.
Netenyahu itinin partisi mum gibi erimeye devam ediyor..
Adalet Bakanlığı sapıkların üzerine gittikçe Avrupa kuduz köpek gibi havlıyor..
CHP’ye kayyum olarak atanan Gürsel Tekin’in görevine son verildi..
Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD Başkanı Trump ile New York’ta görüşecek..
Erdoğan 2028’de son kez Cumhurbaşkanı adayı olacak..
Kaşif Kozinoğlu dosyasını kapatan iki savcıya gözaltı!.
İstanbul Borsası’nı speküle eden şirketler tasfiye ediliyor..
Piyasaların beklediği açıklama geldi..
Cinsel sapkınlara düzenlenen “Ailem Güvende” operasyonuna Silivri Bülbülü’nden tepki!.
Borsa İstanbul’da ne dolaplar dönüyor!.
Türkiye Suriye ile işbirliği yaptıkça İsrail kuduruyor!.
FED’in faiz kararı Trump’u kudurttu!.
Dünyayı Böl-Parçala-Yönet sistemi ile sömüren İngiltere dağılıyor!.
FED beklenen faiz kararını açıkladı..
Kıçını başını açıp keriz silkeleyen hesaplar kapatılmaya devam ediyor..
Serbest bırakılan avukat yine torbacılık yaparken yakalandı!.
Bu gece gelecek zam ile birlikte motorin 100 TL’yi geçecek!.
Husiler ABD ve İsrail’e köpeklik yapan Arapları vurmaya devam ediyor..
Silivri Bülbülü Özgür bugün de Fransızlara sürtündü!.
Yunan basını: Türkiye’ye çok yönlü hamlelerine karşı tek sığınağımız İsrail..
ABD İsrail’e 2,8 milyar dolarlık bomba satıyor!.
Kurtlar Vadisi’nin senaristi Osman Sınav FETÖ tarafından tehdit edilmiş!.
AK Parti Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Adaylığının Önünde Bir Engel Olmadığını Açıkladı..
Sapıklara yapılan operasyona ilk tepki yine aynı güruhtan!.
Tırıvırı Haydar’ın altın şovu elinde patladı!.
Tarladan 10 liraya alınan ürünü 100 liraya satan kabzımallar gözaltında!.
Kılıçdaroğlu’nun kurultaydaki ilk rakibi belli oldu..
LGBT’li sapkınlara yapılan operasyon AB’yi rahatsız etmiş!.
Adalet Bakanı Gürlek’i durdurabilene aşkolsun!.
DOLAR
EURO
ALTIN
BIST

Yargıtay’dan emsal karar! Sahte kimlikle araç satılmasında noter kusurlu bulundu!.

Yargıtay’dan emsal karar! Sahte kimlikle araç satılmasında noter kusurlu bulundu!.
16.08.2020
A+
A-

Yargıtay emsal niteliğinde bir karara daha imza attı. Yıllardır hayalini kurduğu aracı satın alan vatandaş hayatın şokunu yaşadı. Aracın çalıntı olduğunun ortaya çıkmasıyla kahrolan vatandaş soluğu mahkemede aldı. Tam 10 senedir süren davaya son noktayı koyan Yargıtay 3. Hukuk Dâiresi, sahte kimlikle araç satılmasında noteri kusurlu buldu. Emsâl kararla birlikte sahte kimlikle yapılan satışlarda zararı noter ödeyecek.

Özel sektörde çalışan bir vatandaş, yıllarca maaşından artırdığı birikimle araç almak istedi. 30 Aralık 2010 günü kendisini R.O. olarak tanıtan kişinin otomobili için 17 bin 500 liraya anlaşarak Noter’den aracı satın aldı. Bir süre sonra, Trafik Denetleme Şubesi ekiplerince yapılan yol denetiminde durdurulan aracın çalıntı olduğu ortaya çıkınca hayatının şokunu yaşayan vatandaş mahkemenin yolunu tuttu. Aracın emniyet tarafından bağlanarak elinden alındığını, sahte kimlik düzenlenmek suretiyle aracın kendisine satıldığını, bu hususta savcılık tarafından soruşturma başlatıldığını; sahte nüfus cüzdanı ile işlem yapan davalı noterin kusurlu olduğunu öne sürdü. Davacı, noterin gerekli dikkat ve özeni göstermediğini, kendisinin zarara uğramasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, araç satış bedeli olarak ödenen 17 bin 500 liranın araç satış tarihi olan 30/12/2010 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etti. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde savunma yapan dâvâlı noter ise, satıcının ibrâz ettiği nüfus cüzdanındaki bilgilerin, bilgisayar sistemi üzerinden nüfus kayıtları ile karşılaştırıldığını, ibrâz edilen nüfus cüzdanının sahte olduğunun çıplak gözle fark edilemediğini öne sürdü.

Mor ışıkta yapılan güvenlik kontrolünde de şüpheli bir durumun olmadığının görüldüğünü, sahte kimliğin iğfâl kabiliyetinin bulunduğunu, üçüncü kişinin ağır kusuru ile illliyet bağının kesildiğini, kendisine kusur atfedilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istedi. Mahkeme, satış sırasında kullanılan nüfus cüzdanı aslının temin edilemediği, fotokopi belge üzerinde de iğfal kabiliyeti yönünden bilirkişi incelemesi yapılamayacağı, bu sebeple davalının sorumluluğuna gidilemeyeceği gerekçesiyle, dâvânın reddine karar verdi. Dâvâcının temyiz ettiği karar Yargıtay 3. Hukuk Dâiresi’nce 2014 senesinde bozuldu.

Yeniden yapılan yargılamada, mahkeme, sahte belge ile sistemde bulunan bilgilerin birebir örtüştüğü, dâvâlı noterin dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirdiği gerekçesiyle, reddine karar verdi. Kararı davacı mağdur yine temyiz etti. Yargıtay 3. Hukuk Dâiresi emsâl nitelikte bir karara imza attı. Kararda, noterlerin yaptığı işlemler bakımından söz konusu işlemin gereği gibi yani, özen yükümlülüğüne uygun şekilde yerine getirmiş olsaydı, zarar oluşmayacaktı denilebiliyorsa noterin sorumlu olacağı hatırlatıldı.

Kararda şu ifadelere yer verildi: “Zira, noter işlemi yaparken gözle görülebilecek bir sahteliğe rağmen işlemi devam ettirmişse ve bu işlemden bir zarar doğmuşsa noter doğal olarak sorumlu olacaktır. Somut olayda, dâvâ dışı üçüncü kişinin kimlik bilgileri kullanılarak sahte kimlik düzenlendiği, bahse konu sahte kimlik esas alınarak, dâvâya konu araç satışının gerçekleştirildiği ortadadır. Noter işlemi sırasında kullanılan sahte nüfus cüzdan suretinin aslı temin edilemediğinden, sahte nüfus cüzdanının iğfâl kabiliyetinin bulunup bulunmadığı yönünde bilirkişi incelemesi yapılamadığı anlaşılmaktadır. Dâvâlı noterin sorumluluğu, Noterlik Kanununun 162. maddesine dayalı kusursuz sorumluluk olup, oluşan zarar ile dâvâlı noter işlemi arasında uygun illiyet bağının kurulduğunun kabulü gerekir. Dâvâlı noterin kusursuz sorumluluğunu ortadan kaldıracak şekilde illiyet (sebep) bağının kesildiğini ispat külfeti ise, davalı notere düşmektedir. Hâl böyle olunca, mahkemece; aslı temin edilemeyen, bu nedenle iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığı tespit edilemeyen sahte nüfus cüzdanına istinaden, söz konusu araç satış işleminin yapıldığı, davalı noterin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğu, illiyet bağının kesildiğinin davalı noter tarafından ispat edilemediği, bozma sonrası ıslahın söz konusu olamayacağı dikkate alınarak, dâvânın 17 bin 500 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile davanın tümden reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. Hükmün dâvâcı yararına bozulmasına oy birliği ile karar verilmiştir.”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.