Site Rengi

HABER ÖZETİ
Taksicilerin Basit Usül üzerinden vergi kaçırma dönemi sona eriyor..
Yenidoğan çetesi liderinin cezası belli oldu..
Taksilerde indi bindi ücreti 175 TL’den 210 TL’ye yükseldi..
Meteoroloji’den 49 il için sağanak yağış ve fırtına uyarısı!.
Epstein skandalı İngiliz Kraliyet Ailesine kadar sıçradı!.
Trump İran’a 1 ay süre tanıdığını açıkladı..
Aracından inip kavgaya tutuşana 180 bin TL ceza resmileşti!.
Günün en çok konuşulan karesi bu oldu..
Epstein dosyalarında adı geçen Ahmet Davutoğlu ilk kez konuştu..
Cumhurbaşkanı Erdoğan CHP’yi yerden yere vurdu!.
Küçük kıza cinsel istismarda bulunan CHP’li Başkan görevden alındı!.
Jandarma polis kılığına girip altın taşıyan aracı gasp etti iddiası!.
Aziz İhsan Aktaş CHP’li belediyelere rüşvet yağdırmış!.
CHP’nin Meclis’teki provokasyonu dünya basınında..
DEM Parti’den Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür açıklaması..
AK Partili Başkan hakkındaki Yasak Aşk iddiası ortalığı karıştırdı!.
CHP ikiyüzlülüğü yine gündem oldu..
Hakan Fidan’ın cevapsız bıraktığı “Nükleer” sorusu İsrail’in paçalarını tutuşturdu!.
Haluk Levent’ten Sedat Peker açıklaması..
Gezi İhaneti organizatörü Ayşe Barım’a verilen ceza belli oldu..
Şanlıurfa’da kullanılan kaçak elektriğin yıllık maliyeti 15 milyar!.
Akın Gürlek’in Adalet Bakanı olduğunu öğrenen Özgür Özel adeta kudurdu!.
Epstein belgelerinde Arap dünyasını karıştıran skandal fotoğraflar!.
CHP’nin kâbusu Akın Gürlek İçişleri Bakanı oldu..
CHP’li Başkan küçük çocuğa cinsel istismardan tutuklandı!.
Adalet Bakanı ve İçişleri Bakanı değişti..
Trump İran’ı ikinci ABD donanmasını göndermekle tehdit etti!.
Gezi Darbesi organizatörü Ayşe Barım hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis talebi!.
Bakan Fidan Suriye’den sonra Irak’ı da PKK’dan arındıracaklarını açıkladı!.
Domuza çarşaf giydirip paylaşan alçak tutuklandı!.
DOLAR
EURO
ALTIN
BIST

Fatih Sultan Mehmet salgına karşı nasıl bir tedbir almıştı?.

Fatih Sultan Mehmet salgına karşı nasıl bir tedbir almıştı?.
19.04.2020
A+
A-

Tarihçi-Yazar Erhan Afyoncu, Sabah gazetesindeki bugünkü köşesinde, Osmanlı Devleti’nde salgınlara karşı verilen mücadelelere ilişkin bir yazı kaleme aldı. Afyoncu, Fatih Sultan Mehmet’in veba salgınına karşı yürüttüğü stratejiyi, ”İkinci Arnavutluk seferinden dönen Fatih, Rumeli’de şiddetli bir veba salgınının olduğunu görünce, şehirlere uğramadı. İstanbul’a girmekte de acele etmedi. Bir müddet Aydos ve civarında oyalanarak salgının etkisinin azalmasını bekledi.” ifadeleriyle anlattı.

Koronavirüs salgını dünya çapında milyonlarca insanın yaşam şeklini önemli ölçüde değiştiriyor ve bu değişimlerin çoğu kalıcı olacak.

Tarih boyunca hastalıkların, hanedanlıkların çöküşlerinden sömürgeciliğin artışına ve hatta iklimin soğumasına kadar uzun süreli büyük etkileri oldu.

Sabah gazetesi yazarı Erhan Afyoncu, bugünkü köşe yazısında, Osmanlı Devleti’nde günümüzde yaşadığımız salgınlara benzer durumlarda ne gibi tedbirler alındığını kaleme aldı.

İşte Afyoncu’nun ”Salgında izolasyon Osmanlı’da da vardı” başlıklı yazısı;

”Başta Fatih Sultan Mehmet olmak üzere Osmanlı padişahları salgınlara karşı kendilerini izole ederken, hastalık olan bölgelerden gelen gemiler İstanbul’a alınmamıştı. Atalarımız salgın gibi felaketler karşısında bir taraftan tövbe ve istiğfar ederken, diğer taraftan da gerekli tedbirleri almaya çalışıp, hastalığı devamlı düşünme stresine girmeden, sabır ve metanetle salgınları atlatmışlardır

Hz. Peygamber, “Taunun önceki milletlerden bir gruba ve İsrailoğulları’na ceza olarak gönderilen bir hastalık olduğunu belirtmiş, bir yerde veba çıktığını duyanların oraya gitmemelerini, bulundukları beldede ortaya çıktığı takdirde de oradan ayrılmamalarını” söylemiştir. Peygamberimizin tavsiyesi salgın hastalıklar döneminde Müslümanların rehberi olmuştur. Nitekim Hz. Ömer’e Şam’da veba çıktığı haberi verilince halife vebanın olduğu yere gitmemiş, kendisine, “Allah’ın kaderinden mi kaçıyorsun?” diyenlere “Allah’ın kaderinden yine O’nun kaderine sığındığını” söylemiştir. Ancak hadisin yorumundan dolayı uygulamalar farklılık gösterebilmiştir. Bazı Müslümanların hadisin baş tarafını alıp, diğer kısımlarına itibar etmeyerek karantina uygulamayıp, hastalıktan kaçmaları da vebanın yayılmasını hızlandırmıştır. 19. yüzyılda Tarihçi ve Hekim Şânizâde Ataullah, salgının bulaşıcı olduğunu bilen ulemanın “Bulaşıcı, Allah korusun” demesine rağmen kendilerini karantinaya almamalarını bir tenakuz olarak görür.

FATİH’İN SALGINA KARŞI STRATEJİSİ

Osmanlı döneminde 1466’da İstanbul ve Osmanlı topraklarında şiddetli bir veba salgını meydana geldi. Bu sırada ikinci Arnavutluk seferinden dönen Fatih Sultan Mehmed Rumeli’de şiddetli bir veba salgınının olduğunu görünce, şehirlere uğramadı. İstanbul’a girmekte de acele etmedi. Bir müddet Aydos ve civarında oyalanarak salgının etkisinin azalmasını bekledi. Fatih salgının etkisi azalınca İstanbul’a girdi.

1475’te Kefe’den gelen esirlerin getirdiği salgın İstanbul’u tehdit edince, Kefe’den gelen gemilerin bir müddet İstanbul’a girişine izin verilmedi. Salgının büyüme ihtimaline karşı Edirne’ye giden Fatih kendini hastalıktan izole etti. Aynı tavrı II. Bâyezid, III. Murad, IV. Mehmed, III. Ahmed gibi birçok Osmanlı padişahı da uygulamıştır. Salgın hastalıklarla ilgili yapılması gerekenler konusunda zaman zaman tartışmalar yaşanırdı. Şeyhülislam Ebussuud Efendi veba ile ilgili sorulan soruya şu cevabı vermiştir:

Soru: Vebadan kaçmaya şeran yasak var mıdır?

Cevap: Allah’ın kahrından lütfuna iltica etmek niyeti ve itikadı ile caizdir.” Osmanlı döneminde insanlar salgın zamanlarında bulaşıcı bir hastalıkla karşı karşıya olduklarının farkındaydılar ve ellerinden geldiği kadar korunmaya çalışıyorlardı. Kısmi karantina ve izolasyon uygulanmaya çalışılırdı. Ancak günümüzde olduğu gibi salgınlar karşısında yanlış davranışta bulunanlar ve çaresizlikten hata yapanlar her zaman vardır. Ancak bunlar toplumun tamamına teşmil edilemez. Türklerin dinî taassup yüzünden vebaya karşı önlem almadıkları yönündeki kanaat bir önyargıdır. Avrupalılar’ın Türkler’in veba karşısındaki tavırlarıyla ilgili “Eğer Allah takdir etmişse ölümden ne yapsam kurtulamam, ölmem mukadder değilse bana hiçbir zarar gelmez’ diye düşündüklerinden bu bulaşıcı hastalığın yayılma alanı da genişliyor” şeklindeki kanaatleri fazlaca genellemedir. Ayrıca farklı bir anlayış ikliminden geldikleri için Türk zihin yapısını ve inanç sistemini anlayamamaktadırlar.”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.