Site Rengi

HABER ÖZETİ
Altın ve gümüş piyasasında deprem!. Fiyatlar adeta çakıldı!.
Putin’in adı tam 1055 kez geçiyordu!. Rusya’dan gündemi sarsacak Epstein açıklaması..
ABD Başkanı Trump’tan İran lideri Hamaney’e suikast tehdidi..
Bill Gates’ten Epstein açıklaması: Pişmanım ve yaptığım için özür diliyorum!.
FETÖ’nün avukatlığını yapan Weingarten, Epstein’in de avukatı çıktı!.
Pandeminin Bill Gates’e ait bir savsata olduğu Epstein belgeleriyle ortaya çıktı!.
ABD Başkanı Trump İran’ın müzakere yapmak istediğini söyledi..
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Epstein iddiaları ile ilgili soruşturma başlattı..
Epstein belgelerinde adı geçen Rixos’un sahibi Fettah Tamince konuştu..
Epstein dosyalarında yer alan satır satır Türkiye korkusu!.
AK Partili Başkan CHP’li Meclis Üyesini adeta yerin dibine soktu!.
MHP Lideri Bahçeli’den Özgür Özel’e Erken Seçim cevabı: AHMAKLIKTIR!.
34 ATA 061 plakalı aracı eskort hizmeti için kullanmış!.
Savcı Akın Gürlek’i hedef alan Özgür Özel’e tazminat şoku!.
Trump Epstein asasına hiç gitmemiş, kendisine komplo kurulmuş!.
Merkez Bankası’na üst düzey atamalar..
Milli gururumuz Kızılelma 2026’da göreve başlıyor..
J.P. Morgan’dan Altın için bomba tahmin..
ABD ile İran müzakereler için İstanbul’da bir araya gelecek..
Epstein ile ortalığa saçılan Hollywood’un iğrenç yüzü!.
Gazze’ye nefes olacak Refah Kapısı 2 yıl sonra açılıyor..
CHP’li Başkanlar birbirlerini suçlayarak kavgaya tutuştu!.
Epstein Belgelerinden İhlas Holding CEO’sunun adı çıktı!.
AK Parti ve CHP’ye kapıları kapatan 3 partiden ittifak hazırlığı..
SDG’nin kalesi Ayn El-Arap Suriye yönetimine geçti..
Sedat Peker şehit ailesine ev hediye etti..
Şamil Tayyar’dan olay Kılıçdaroğlu iddiası!.
İstanbul Pazar gününden itibaren kara teslim olacak..
Trump’a İran’ı sordular “Bekleyin Görün” dedi..
AK Partili vekilden emekliler için skandal sözler!.
DOLAR
EURO
ALTIN
BIST

İçişleri Bakanı Soylu’dan flaş İstanbul Sözleşmesi açıklaması!.

İçişleri Bakanı Soylu’dan flaş İstanbul Sözleşmesi açıklaması!.
20.03.2021
A+
A-

Türkiye’nin dün akşam İstanbul Sözleşmesi denen sapkın düzenlemeden sürpriz bir biçimde çekilme kararını açıklamasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Uluslararası sözleşmelerin varlığı veya yokluğu, vatandaşımızın karşı karşıya kalacağı herhangi bir suç şeklini önlemeye ilişkin sorumluluklarımızı ve bu sorumluluğun gereği olan çalışmalarımızı eksiltmez veya arttırmaz.” ifadelerini kullandı!.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Türkiye’nin çekildiği İstanbul Sözleşmesi’yle ilgili bir açıklama yayımladı..

Bakan Soylu’nun açıklamaları şu şekilde:

Uluslararası sözleşmelerin varlığı veya yokluğu, vatandaşımızın karşı karşıya kalacağı herhangi bir suç şeklini önlemeye ilişkin sorumluluklarımızı ve bu sorumluluğun gereği olan çalışmalarımızı eksiltmez veya arttırmaz..

Ayrıca belirtmek gerekir ki milletler arası andlaşmalara, sözleşmelere taraf olmak kadar taraflıktan ayrılmak da her egemen devletin hakkıdır.
Aile içi ve kadına karşı şiddetle mücadele, kadın cinayetlerini önleme konusunda bizi toplumumuza karşı sorumlu kılan, İstanbul Sözleşmesi’nin varlığı değildir. Anayasa’nın 10. Maddesi ve 41. Maddesi, TCK’nın ilgili maddeleri, “6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun”‘un ilgili maddeleri, bu konuda ilgili bakanlıklarla yürüttüğümüz eylem planı, İçişleri Bakanlığı tarafından yürütülen Kades, Elektronik Kelepçe İzleme Merkezi gibi uygulamalar, sayılarını 81’den 1086’ya çıkararak tüm ülkemize ve ilçe düzeyine yaydığımız “Aile İçi ve Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Büro Amirlikleri” ve tüm bakanlıklarla uyumlu olarak yürüttüğümüz süreç, inanıyoruz ki bu mücadelede bizi vatandaşımıza karşı mahçup etmeyecektir.

Anayasamızın, kanunlarımızın, medeniyetimizin ve tüm değerlerimizin bize yüklediği görev ve sorumlulukları tamamen bir uluslararası sözleşmeyle cıro etmek ve eşitlemek, hem kendi büyük devlet geleneğimize, hem bin yıllık medeniyet birikimimize, hem de ortaya koyduğu gelişmeyle bölgesinde ve dünyada önemli bir güç haline gelen Türkiye’ye, özgüvenine, kendi yapabildiklerine ve kapasitesine haksızlık olacaktır.

Bir kadının şiddete uğraması ve bir kadının cinayete kurban gitmesi, insanoğlu tarafından kabul edilemez. Bununla birlikte, Türkiye’de kadın cinayetlerinin arttığı söylemi, tamamen yalandır ve eldeki veriler tarafından desteklenmemektedir.

Tüm suçlarla mücadele ettiğimiz gibi devletimiz, güvenlik güçlerimiz, elbette ki aile içi ve kadına karşı şiddetle mücadeleyi de insan hakları çerçevesinde, “huzur, güven ve asayiş” anlayışıyla, vatandaşımızın herşeyin en iyisine layık olduğu bilinciyle, dün olduğu gibi bugün ve yarın da devam ettirecektir. Yakın zamanda herkes görecektir ki aile içi ve kadına karşı şiddetle mücadelede atılan tüm adımların olumlu sonuçlarını alacağız ve dünyada bu mücadelenin örnek temsilcisi olacağız.

Uluslararası sözleşmelerin varlığı veya yokluğu, vatandaşımızın karşı karşıya kalacağı herhangi bir suç şeklini önlemeye ilişkin sorumluluklarımızı ve bu sorumluluğun gereği olan çalışmalarımızı eksiltmez veya arttırmaz.

Ayrıca belirtmek gerekir ki milletler arası andlaşmalara, sözleşmelere taraf olmak kadar taraflıktan ayrılmak da her egemen devletin hakkıdır.
Aile içi ve kadına karşı şiddetle mücadele, kadın cinayetlerini önleme konusunda bizi toplumumuza karşı sorumlu kılan, İstanbul Sözleşmesi’nin varlığı değildir. Anayasa’nın 10. Maddesi ve 41. Maddesi, TCK’nın ilgili maddeleri, “6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun”‘un ilgili maddeleri, bu konuda ilgili bakanlıklarla yürüttüğümüz eylem planı, İçişleri Bakanlığı tarafından yürütülen Kades, Elektronik Kelepçe İzleme Merkezi gibi uygulamalar, sayılarını 81’den 1086’ya çıkararak tüm ülkemize ve ilçe düzeyine yaydığımız “Aile İçi ve Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Büro Amirlikleri” ve tüm bakanlıklarla uyumlu olarak yürüttüğümüz süreç, inanıyoruz ki bu mücadelede bizi vatandaşımıza karşı mahçup etmeyecektir.

Anayasamızın, kanunlarımızın, medeniyetimizin ve tüm değerlerimizin bize yüklediği görev ve sorumlulukları tamamen bir uluslararası sözleşmeyle cıro etmek ve eşitlemek, hem kendi büyük devlet geleneğimize, hem bin yıllık medeniyet birikimimize, hem de ortaya koyduğu gelişmeyle bölgesinde ve dünyada önemli bir güç haline gelen Türkiye’ye, özgüvenine, kendi yapabildiklerine ve kapasitesine haksızlık olacaktır.

Bir kadının şiddete uğraması ve bir kadının cinayete kurban gitmesi, insanoğlu tarafından kabul edilemez. Bununla birlikte, Türkiye’de kadın cinayetlerinin arttığı söylemi, tamamen yalandır ve eldeki veriler tarafından desteklenmemektedir.

Tüm suçlarla mücadele ettiğimiz gibi devletimiz, güvenlik güçlerimiz, elbette ki aile içi ve kadına karşı şiddetle mücadeleyi de insan hakları çerçevesinde, “huzur, güven ve asayiş” anlayışıyla, vatandaşımızın herşeyin en iyisine layık olduğu bilinciyle, dün olduğu gibi bugün ve yarın da devam ettirecektir. Yakın zamanda herkes görecektir ki aile içi ve kadına karşı şiddetle mücadelede atılan tüm adımların olumlu sonuçlarını alacağız ve dünyada bu mücadelenin örnek temsilcisi olacağız..

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.