Site Rengi

HABER ÖZETİ
Trump savaşa 5 gün ara verdiğini duyurdu piyasalar alt üst oldu..
Ünlü yapımcı Erol Köse hayatını kaybetti..
Kılıç Çatma davasında flaş karar.. Komutanlar görevine iade edildi..
İran Basra Körfezi’ni mayın tarlasına çevirecek!.
Mossad Trump’ı aptalımı fena keklemiş!.
İsrail’in demir kubbesini delik deşik eden casusluk!.
Trump savaşı fırsata çevirip kendi şirketlerine milyar dolarlar kazandırdı..
İran uyardı!. Sularınızı depolayın, telefonlarınızı şarj edin!.
Trump yine içi boş tehditler savurmaya devam etti!.
1’i asker 2’si mühendis 3 şehidimiz var!.
İran Hürmüz Boğazı’dan geçiş için gemi başı 2 milyon dolar tarifesi koydu..
Katar’da TSK’ya ait helikopter düştü..
İran dün gece İsrail’i perişan etti!. 200’den fazla ölü ve yaralı var!.
Arapların savaş zararı günlük 2 milyar dolar..
İran savaşı bitirmek için şartlarını açıkladı..
İran İsrail’in nükleer tesislerine füze yağdırıyorlar..
ABD İran’ın nükleer tesisini vurdu!.
Akaryakıtta eşel mobil marjı tükendi!. Zamlar direk pompaya yansıyacak!.
ABD ile Rusya arasında gizli İran-Ukrayna pazarlığı..
Trump ABD ve İsrail’e destek vermeyen NATO’yu korkaklıkla suçladı..
Özgür Özel ötmemesi için Muhittin Böcek’e 4 vekili aracı olarak gönderdi!.
İngilizlerden yüz bulamayan İmamoğlu şimdi de Almanlara sığındı!.
Fare deliklerinde saklanan Kahpe evladı Netenyahu İranlıları meydanlara inmeye çağırdı!.
Altın ve gümüş de sert düşüşler devam ediyor..
Rusya, ABD ve İsrail’e karşı İran’a savaş desteği vermeye başladı..
Özgür Özel ile Muhittin Böcek arasındaki 20 milyon dolarlık rüşvet iddiası somutlaşıyor!.
İran ABD’ye ait D-35 savaş uçağını vurdu!.
Sahte tapu palavrasını tutturamayan Özgür Özel gemi azıya aldı..
Liverpool’e 4-0 yenilen Galatasaray Avrupa defterini kapattı..
ABD ve İsrail’in kahpelikleri karşılıksız kamadı!. İran Orta Doğu’yu ateşe verdi!.
DOLAR
EURO
ALTIN
BIST

İçişleri Bakanı Soylu’dan flaş İstanbul Sözleşmesi açıklaması!.

İçişleri Bakanı Soylu’dan flaş İstanbul Sözleşmesi açıklaması!.
20.03.2021
A+
A-

Türkiye’nin dün akşam İstanbul Sözleşmesi denen sapkın düzenlemeden sürpriz bir biçimde çekilme kararını açıklamasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Uluslararası sözleşmelerin varlığı veya yokluğu, vatandaşımızın karşı karşıya kalacağı herhangi bir suç şeklini önlemeye ilişkin sorumluluklarımızı ve bu sorumluluğun gereği olan çalışmalarımızı eksiltmez veya arttırmaz.” ifadelerini kullandı!.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Türkiye’nin çekildiği İstanbul Sözleşmesi’yle ilgili bir açıklama yayımladı..

Bakan Soylu’nun açıklamaları şu şekilde:

Uluslararası sözleşmelerin varlığı veya yokluğu, vatandaşımızın karşı karşıya kalacağı herhangi bir suç şeklini önlemeye ilişkin sorumluluklarımızı ve bu sorumluluğun gereği olan çalışmalarımızı eksiltmez veya arttırmaz..

Ayrıca belirtmek gerekir ki milletler arası andlaşmalara, sözleşmelere taraf olmak kadar taraflıktan ayrılmak da her egemen devletin hakkıdır.
Aile içi ve kadına karşı şiddetle mücadele, kadın cinayetlerini önleme konusunda bizi toplumumuza karşı sorumlu kılan, İstanbul Sözleşmesi’nin varlığı değildir. Anayasa’nın 10. Maddesi ve 41. Maddesi, TCK’nın ilgili maddeleri, “6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun”‘un ilgili maddeleri, bu konuda ilgili bakanlıklarla yürüttüğümüz eylem planı, İçişleri Bakanlığı tarafından yürütülen Kades, Elektronik Kelepçe İzleme Merkezi gibi uygulamalar, sayılarını 81’den 1086’ya çıkararak tüm ülkemize ve ilçe düzeyine yaydığımız “Aile İçi ve Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Büro Amirlikleri” ve tüm bakanlıklarla uyumlu olarak yürüttüğümüz süreç, inanıyoruz ki bu mücadelede bizi vatandaşımıza karşı mahçup etmeyecektir.

Anayasamızın, kanunlarımızın, medeniyetimizin ve tüm değerlerimizin bize yüklediği görev ve sorumlulukları tamamen bir uluslararası sözleşmeyle cıro etmek ve eşitlemek, hem kendi büyük devlet geleneğimize, hem bin yıllık medeniyet birikimimize, hem de ortaya koyduğu gelişmeyle bölgesinde ve dünyada önemli bir güç haline gelen Türkiye’ye, özgüvenine, kendi yapabildiklerine ve kapasitesine haksızlık olacaktır.

Bir kadının şiddete uğraması ve bir kadının cinayete kurban gitmesi, insanoğlu tarafından kabul edilemez. Bununla birlikte, Türkiye’de kadın cinayetlerinin arttığı söylemi, tamamen yalandır ve eldeki veriler tarafından desteklenmemektedir.

Tüm suçlarla mücadele ettiğimiz gibi devletimiz, güvenlik güçlerimiz, elbette ki aile içi ve kadına karşı şiddetle mücadeleyi de insan hakları çerçevesinde, “huzur, güven ve asayiş” anlayışıyla, vatandaşımızın herşeyin en iyisine layık olduğu bilinciyle, dün olduğu gibi bugün ve yarın da devam ettirecektir. Yakın zamanda herkes görecektir ki aile içi ve kadına karşı şiddetle mücadelede atılan tüm adımların olumlu sonuçlarını alacağız ve dünyada bu mücadelenin örnek temsilcisi olacağız.

Uluslararası sözleşmelerin varlığı veya yokluğu, vatandaşımızın karşı karşıya kalacağı herhangi bir suç şeklini önlemeye ilişkin sorumluluklarımızı ve bu sorumluluğun gereği olan çalışmalarımızı eksiltmez veya arttırmaz.

Ayrıca belirtmek gerekir ki milletler arası andlaşmalara, sözleşmelere taraf olmak kadar taraflıktan ayrılmak da her egemen devletin hakkıdır.
Aile içi ve kadına karşı şiddetle mücadele, kadın cinayetlerini önleme konusunda bizi toplumumuza karşı sorumlu kılan, İstanbul Sözleşmesi’nin varlığı değildir. Anayasa’nın 10. Maddesi ve 41. Maddesi, TCK’nın ilgili maddeleri, “6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun”‘un ilgili maddeleri, bu konuda ilgili bakanlıklarla yürüttüğümüz eylem planı, İçişleri Bakanlığı tarafından yürütülen Kades, Elektronik Kelepçe İzleme Merkezi gibi uygulamalar, sayılarını 81’den 1086’ya çıkararak tüm ülkemize ve ilçe düzeyine yaydığımız “Aile İçi ve Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Büro Amirlikleri” ve tüm bakanlıklarla uyumlu olarak yürüttüğümüz süreç, inanıyoruz ki bu mücadelede bizi vatandaşımıza karşı mahçup etmeyecektir.

Anayasamızın, kanunlarımızın, medeniyetimizin ve tüm değerlerimizin bize yüklediği görev ve sorumlulukları tamamen bir uluslararası sözleşmeyle cıro etmek ve eşitlemek, hem kendi büyük devlet geleneğimize, hem bin yıllık medeniyet birikimimize, hem de ortaya koyduğu gelişmeyle bölgesinde ve dünyada önemli bir güç haline gelen Türkiye’ye, özgüvenine, kendi yapabildiklerine ve kapasitesine haksızlık olacaktır.

Bir kadının şiddete uğraması ve bir kadının cinayete kurban gitmesi, insanoğlu tarafından kabul edilemez. Bununla birlikte, Türkiye’de kadın cinayetlerinin arttığı söylemi, tamamen yalandır ve eldeki veriler tarafından desteklenmemektedir.

Tüm suçlarla mücadele ettiğimiz gibi devletimiz, güvenlik güçlerimiz, elbette ki aile içi ve kadına karşı şiddetle mücadeleyi de insan hakları çerçevesinde, “huzur, güven ve asayiş” anlayışıyla, vatandaşımızın herşeyin en iyisine layık olduğu bilinciyle, dün olduğu gibi bugün ve yarın da devam ettirecektir. Yakın zamanda herkes görecektir ki aile içi ve kadına karşı şiddetle mücadelede atılan tüm adımların olumlu sonuçlarını alacağız ve dünyada bu mücadelenin örnek temsilcisi olacağız..

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.