Site Rengi

HABER ÖZETİ
Türkiye’den Çin vatandaşlarına vize muafiyeti kararı..
Akaryakıta çifte yılbaşı kazığı!.
Uyuşturucu şüphelisi Şeyma Subaşı adliye de!.
Fenerbahçe seçime gidiyor..
Osmangazi Köprüsü’nden yek geçiş ücreti 995 TL!.
2026 zamlı IMEI kayıt ücretleri açıklandı..
İkinci el araç piyasasında ekspertiz krizi!.
Türkiye’ye dönen Şeyma Subaşı havalimanında gözaltına aldındı..
İtirafçı olan Mehmet Akif Ersoy 3 saat ifade verip tekrar cezaevine gönderildi!.
Mehmet Akif Ersoy itirafçı olmak için adliyeye geliyor!.
Maaş alamayan işçiler grevde, CHP’li Başkan Tayland tatilinde!.
Mehmet Akif Ersoy hakkında skandal Grup Seks iddiaları!.
Teröristbaşı Öcalan’dan yeni çağrı..
Suriye’nin Esed’siz yeni banknotları tedavüle alınıyor..
Saadettin Saran “Tamam mı-Devam mı” kongresine gidiyor..
Erden Timur şike ve bahis soruşturmasında tutuklandı!.
RTÜK’ten Yalova’daki DEİAŞ çatışması için yayın yasağı!.
Veyis Ateş uyuşturucu soruşturması kapsamında tutuklandı!.
Fatih Altaylı tahliye edildi..
Sözcü TV’de Yılmaz Özdil fırtınası devam ediyor!. Serap Belovacıklı’da kovuldu!.
“AK Parti’yi Kim Savunsun” kavgasında yandaş yazarlar birbirlerine girdi!.
Yalova’daki çatışmada 3 polisimiz şehit oldu..
AK Partili Özlem Zengin’i durdurabilene aşkolsun!.
Yalova’daki DEİAŞ operasyonunda 7 polis yaralandı!.
İsrailli şerefsiz kahpeden “Ezan Sesi Yasaklansın” önerisi!.
Özgür Özel’in İHA palavrasına Cumhurbaşkanlığı’ndan yalanlama!.
Market poşetleri 1 TL oldu..
MHP Lideri Bahçeli’den Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “Günümüzün Süleyman’ı” övgüsü..
Para transferlerinde zorunlu açıklama dönemi başlıyor..
İkinci el araçlarda 6 ay ve 6 bin kilometre düzenlemesi 1 Temmuz 2026’ya uzatıldı..
DOLAR
EURO
ALTIN
BIST

Sosyolog Pınar Selek hakkında kırmızı bülten kararı..

Sosyolog Pınar Selek hakkında kırmızı bülten kararı..
16.01.2023
A+
A-

İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi, Yargıtay Ceza Genel Kurulunca 1998’de Mısır Çarşısı’nda 7 kişinin öldüğü, 127 kişinin de yaralandığı patlamaya ilişkin haklarındaki beraat kararları bozulan sanıklardan sosyolog Pınar Selek hakkında kırmızı bülten, sanık Abdülmecit Öztürk hakkında ise tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılmasına karar verdi.

Yargıtay kararının ardından dava dosyasının gönderildiği İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından hazırlanan tensip zaptında Pınar Selek ve Abdulmecit Öztürk “sanık”, İsmet Çetinkaya, Zeynep Yarar ve Meral Aydın “katılan” sıfatıyla yer aldı.

Sanıkların suçunun “devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya çalışmak” olduğuna yer verilen tensip metninde, katılan Zeynep Yarar’ın vefat ettiği kaydedildi.

Mahkeme heyeti, Pınar Selek’in yokluğunda tutuklanmasına ve hakkında kırmızı bülten çıkarılmasına karar verdi.

Genelge hükümlerine uygun olacak şekilde hazırlanacak kırmızı bülten formlarının doğrudan Adalet Bakanlığına iletilmesine hükmeden heyet, sanık Abdulmecit Öztürk hakkında ise tutuklanmasına yönelik yakalama kararı çıkarılmasını karara bağladı.

Mahkeme, duruşmanın 31 Mart’ta yapılmasına karar verdi.

– DAVANIN GEÇMİŞİ

İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi, Eminönü’ndeki Mısır Çarşısı’nda 1998’de 7 kişinin öldüğü, 127 kişinin yaralandığı patlamaya ilişkin davada, “patlamaya bombanın mı yoksa LPG’nin mi neden olduğunun kesin tespitinin yapılamadığı” gerekçesiyle Pınar Selek hakkında beraat kararı vermişti.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, Selek’in “sosyolojik araştırma yapma” adı altında silahlı terör örgütü üyeleri ile irtibata geçtiği, örgütün amacı doğrultusunda bombayı yerleştirdiğinin anlaşıldığını belirterek, beraat kararını bozmuştu.

Daire, eylemin, örgütün ülke genelindeki organik bütünlüğü ve toplumdaki etkinliği de nazara alındığında suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nin 125. maddesinde tanımlanan “devlet güvenliğine karşı suç”u oluşturduğuna hükmederek, Selek’in bu madde kapsamında ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını istemişti.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, dairenin kararına itiraz etmesi üzerine dosya, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gelmişti. Başsavcılığın itiraz başvurusunda, patlamanın nedeninin tam olarak tespit edilemediği savunularak, İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin beraat kararının yerinde olduğu savunulmuştu. Başsavcılığın itirazını reddeden Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2010 yılında 9. Daire’nin bozma kararının yerinde olduğuna hükmetmişti.

Bunun üzerine davayı tekrar gören İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi, 9 Şubat 2011’deki duruşmada, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, sosyolog Pınar Selek ile Abdülmecit Öztürk hakkında verilen beraat kararının bozulması yönündeki kararına karşı direnmiş, diğer sanıklar Kadriye Fikret Sevgi, Heval Öztürk ve Maşallah Yağan açısından ise bozma ilamına uyulmasını kararlaştırmıştı. Mahkeme, 22 Kasım 2012’deki duruşmada ise Pınar Selek ve Abdülmecit Öztürk hakkındaki beraat kararında direnmekten vazgeçmişti.

İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi, 24 Ocak 2013’te görülen son duruşmada, tutuksuz yargılanan Selek’in “devletin hakimiyeti altındaki toprakların bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya matuf eylemde bulunmak” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasına karar vermişti. Heyet, Selek hakkında yakalama kararı da çıkarmıştı.

Mahkeme Başkanı Vedat Yılmazabdurrahmanoğlu ise Selek’in beraat etmesi gerektiğini belirterek karara muhalif kalmıştı.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 2 Ocak 2014 tarihli tebliğnamesinde, Selek hakkındaki hapis cezasının onanmasını istemişti. Yargıtay 9. Ceza Dairesi ise 11 Haziran 2014’te dosyayı usul yönünden bozarak yerel mahkemeye göndermişti.

İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin yeni yasayla kapatılması üzerine dava dosyası, İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesine gelmiş ve bu mahkemenin ilk duruşmasında, Selek ile ilgili verilen yakalama emri kararının kaldırılmasına hükmedilmişti.

İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi, 19 Aralık 2014’te sanıkların atılı suçu işlediklerine dair mahkumiyetlerine yetecek ölçüde kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle sanıkların beraatine karar vermişti.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, yerel mahkemenin direnme kararı üzerine verdiği beraat kararını yerinde bulmayarak sanıkların eylemlerinin, olay tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 125. maddesinde belirtilen “devlet güvenliğine karşı suç” kapsamında olduğu gerekçesiyle bozmuştu.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.