Site Rengi

HABER ÖZETİ
Ahmet Denizolgun cinayetini örtbas etmek için ellerinden geleni yapmışlar!.
Fatma’nın 72 yaşındaki annesi GYO şirketi kurmuş!.
Parti içinden Erdoğan’a borsa vurgunu çağrısı: NEŞTERİ VUR YOKSA MİLLET SANDIKTA NEŞTERİ VURACAK!.
Aradan iki gün geçti Ömer Çelik halâ fon hırsızı ile olan tatil iddialarına cevap vermedi!.
Sedat Peker ve ailesine havlayan ite jet hızında uyarı!.
Merkez Bankası’ndan enflasyon masalları!.
Ataşehir ve Eyüpsultan Belediye Başkanları görevlerinden uzaklaştırıldı!.
Fatma Betül Sayan Kaya’nın “Dedem Toprak Zenginiydi” palavrası da tutmadı!.
Fon soruşturmasının kilit ismi aracında ölü bulundu!.
Peş peşe gelen istifalar sonrası TFF seçim gündemi ile toplanıyor!.
Kılıçdaroğlu partisinin hırsızlardan büyük ölçüde arındığını açıkladı..
AK Partili Ömer Çelik ile fon vurguncusu Osman Nacar’ın birlikte tatil yaptığı iddiası ortalığı fena karıştırdı!.
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer yolsuzluktan tutuklandı!.
Cemil Tugay’dan AK Parti’ye geçiş sorusuna yanıt..
Bakan Gürlek’ten fon vurgunu yapanların para iadesi şartları ile ilgili açıklama..
Fon hırsızlığından sonra şimdi de vatandaşın arazilerine çöktükleri ortaya çıktı!.
Yine yenildik!.
Fatma Betül Sayan Kaya milletten tokatladığı 2 milyar TL’yi iade etti!.
Hakem Yasin Kol tutuklandı!.
Yasin Kol’un MASAK raporunda milyonlar havada uçuşuyor!.
Fon vurgununda en büyük işlemleri yapan 50 kişi belirlendi!.
Çarşı pazar yanarken Bakan beyimiz enflasyon masallarıyla şov yapıyor!.
Fon hırsızlığı yapıp milleti soyan 650 kişilik alçak çete kimse açıklayın!.
Fon vurgununu eleştiren AK Partili vekil fırçayı yiyince çark etti!.
AK Partili bürokrat Fatma Betül Sayan Kaya’nın 10 katı vurgun yapmış!.
Fon vurguncusu Fatma Betül sülalesini de ihya etmiş!.
Fon vurgunundaki tutuklu sayısı 85’e yükseldi!.
İyi Parti Lütfü Türkkan’ın yargı mensupları ile karıştığı rüşvet skandalı patlak verdi!.
Adana ve Osmaniye’de art arda korkutan depremler!.
Angeline Jolie’den Siyonist yapıya rest: GAZZE’de Soykırım Var!.
DOLAR
EURO
ALTIN
BIST

Ahmet Denizolgun cinayetini örtbas etmek için ellerinden geleni yapmışlar!.

Ahmet Denizolgun cinayetini örtbas etmek için ellerinden geleni yapmışlar!.

Eski Bakan Arif Ahmet Denizolgun’un 2016’daki ölümüne ilişkin soruşturmada 10 yıl sonra şaşırtan bir gelişme yaşandı. ‘Yok’ denilen otopsi videosunun ortaya çıkması üzerine ATK görevlileri hakkında kamu davası açıldı!.

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 7 Eylül 2016’da Beykoz’daki çiftliğinde ölü bulunmasına ilişkin yürütülen soruşturmada çember daralıyor. Soruşturma kapsamında 10 yıl sonra iki kritik iddianame hazırlanmıştı.

  • Eski Bakan Denizolgun’un ölümüne ilişkin 7 kişi hakkında kamu davası açıldı. 2016’da ölümü beyin kanaması nedeniyle doğal ölüm olarak kayda geçiren kişiler ile özel doktoru, Adli Tıp Kurumu görevlileri ve 2 şüpheli davada yer aldı; şüpheliler hakkında resmi belgede sahtecilik ve delilleri yok etme suçlamaları yöneltildi.

DETAYLAR NETLEŞTİ

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu, bir dosyada İstanbul Adli Tıp Kurumunda görevli İsmail Çoban, Çağdaş Köse ve Samet Çalışkan hakkında “kamu görevlisinin resmî belgede sahteciliği”, diğer dosyada ise Denizolgun’un olay tarihinde özel doktoru olduğu belirtilen Nurettin Demirkol hakkında “yalan tanıklık” suçundan kamu davası açtı.

OTOPSİ VİDEOSU İÇİN ÜÇ KEZ YAZIŞMA YAPILDI

Denizolgun’un ölümüne ilişkin soruşturma yeniden derinleştirilirken Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, 24 Şubat 2026’da İstanbul Adli Tıp Kurumuna yazı yazarak otopsi işlemine ait görüntü kaydı bulunup bulunmadığını sordu.

Arif Ahmet Denizolgun

Adli Tıp Kurumu ilk aşamada yalnızca fotoğrafların bulunduğunu bildirdi. Savcılık 1 Haziran’da bu kez video ve fotoğraf kayıtlarının gönderilmesini istedi. Kurumdan gönderilen CD’nin içerisinde 145 fotoğraf çıktı. Başsavcılık bunun üzerine 14 Temmuz’da üçüncü kez yazı yazarak özellikle video kaydının bulunup bulunmadığının araştırılmasını istedi.

ÖNCE VİDEO YOK DENDİ SONRA VİDEO ORTAYA ÇIKTI

Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi, 16 Temmuz 2026 tarihli cevabında otopsi işlemine ilişkin video kaydının bulunmadığını bildirdi. Soruşturmanın en çarpıcı gelişmesi 18 Ağustos 2026’da yaşandı. Denizolgun’un mezarının açılarak yeniden inceleme yapılması için fethi kabir kararı alındı.

Aynı gün Adli Tıp Kurumundan Başsavcılığa bu kez bambaşka bir cevap geldi: Otopsi videosu vardı. Kurum, video kayıtlarının bulunduğunu ve kayıtların flash bellek ile CD’ye aktarılarak Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiğini bildirdi. Fethi kabir işlemi ise ertesi gün, 19 Ağustos 2026’da gerçekleştirildi.

SAVCILIK: VİDEO VARKEN “YOK” CEVABI VERİLDİ

Soruşturma kapsamında İstanbul Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi Başkan Vekili İsmail Çoban, zabıt kâtibi Çağdaş Köse ve kayıtların muhafaza edildiği fotoğrafhanede görevli Samet Çalışkan’ın ifadeleri alındı.

Samet Çalışkan, yaptığı sorgulama sonucunda 145 fotoğrafı teslim ettiğini; Çağdaş Köse, “video kaydı yoktur” cevabını verdiğini; İsmail Çoban ise bu cevabın yer aldığı yazıyı onayladığını söyledi.

Savcılık, daha sonra video kaydının bulunduğunun ortaya çıkması ve şüphelilerin de videonun varlığını kabul etmeleri üzerine, otopsi videosu mevcut olduğu hâlde Başsavcılığa gerçeğe aykırı biçimde “video yok” cevabı verildiği değerlendirmesinde bulundu.

‘Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği’

Üç Adli Tıp çalışanı hakkında TCK 204/2 kapsamında “kamu görevlisinin resmî belgede sahteciliği” suçundan dava açıldı. İddianamede ayrıca Adli Tıp Kurumunun üç görevli hakkında idari soruşturma yürüttüğü ve kınama cezası verdiği bilgisi de yer aldı.

İKİNCİ İDDİANAME ÖZEL DOKTORA

Denizolgun soruşturmasındaki ikinci iddianame ise olay tarihinde Özel Hisar Hastanesinde dahiliye uzmanı olarak çalışan Nurettin Demirkol hakkında hazırlandı. İddianameye göre Demirkol, 26 Ağustos 2026’da Başsavcılıkta yeminli tanık olarak dinlendi.

Demirkol ifadesinde; Denizolgun’un özel doktoru olmadığını, ölümü şüpheli değerlendirmediğini, polisi kimin aradığını bilmediğini, Denizolgun’un yüzünde ve vücudunda kan görmediğini, olay yerinde yalnızca Murat Bayrak ile yabancı uyruklu bir kişinin bulunduğunu söyledi.

155 KAYDI DEMİRKOL’UN İFADESİNİ ÇÜRÜTTÜ

Savcılık tanık ifadesinin ardından HTS kayıtlarını, 155 Acil Çağrı Merkezi kayıtlarını, olay yeri tutanaklarını ve diğer tanık anlatımlarını dosyaya getirtti. 155 ihbar kayıtlarında polisi arayan kişinin Nurettin Demirkol olduğu, kendisini “ailenin hekimi” olarak tanıttığı ve ölümün şüpheli olduğunu söylediği tespit edildi.

Olay yerine ilk ulaşan polis memuru da kendilerini arayan kişinin maktulün özel doktoru olduğunu söylediğini ve ölümü şüpheli değerlendirdiğini anlattı. Olay yeri inceleme görevlisi de Demirkol’un kendisini Denizolgun’un özel doktoru olarak tanıttığını belirtti.

KAN ÇELİŞKİSİ

Savcılığın tespit ettiği bir başka kritik çelişki ise Denizolgun’un cesedindeki kan izlerine ilişkin oldu. Demirkol 2026’daki ifadesinde yüzde veya vücutta kan görmediğini söyledi.

Ancak 2016 tarihli olay yeri ve ölü muayene tutanağında Demirkol’un, Denizolgun’un ağzının sağ tarafından kan sızdığını ve kanın yastığı ıslattığını söylediği kayıt altına alınmıştı. Bilirkişi doktor da Denizolgun’un yüzünün kanlı olduğunu ve ağzından kan geldiğini tutanağa geçirmişti.

HTS KAYITLARI “KISIKLI’DAYDIM” SÖZÜNÜ DE ÇÜRÜTTÜ

Demirkol olay günü Kısıklı’daki evinde bulunduğunu söyledi. Ancak savcılık, HTS kayıtlarında o saatlerde Kısıklı bazında bulunmadığını tespit etti. Savcılık ayrıca Demirkol’un çiftlikte yalnızca iki kişinin bulunduğunu söylemesine rağmen, Hilmi Tuna Kuriş ve Alihan Kuriş’in de olay yerinde olduğunu olay yeri kayıtları, HTS verileri ve tanık beyanlarıyla belirledi.

Ahmet Gökçen’in Adli Tıp Kurumunda olmadığını söyleyen Demirkol’un bu anlatımının da HTS kayıtlarıyla çeliştiği belirtildi.

SAVCILIK: “KALEM KALEM GERÇEĞE AYKIRI BEYAN”

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Demirkol’un yeminli tanık olarak verdiği ifadenin; 155 ihbar kayıtları, HTS verileri, olay yeri inceleme tutanakları, ölü muayene kayıtları ve tanık anlatımlarıyla çok sayıda noktada çeliştiğini değerlendirdi.

Savcılık, Demirkol’un “kalem kalem belirtilen hususlar yönünden gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu” sonucuna vararak hakkında TCK 272/3 kapsamında yalan tanıklık suçundan kamu davası açtı. Demirkol’un 4 Eylül 2026’da tutuklandığı ve iddianamenin düzenlendiği tarih itibarıyla tutukluluğunun sürdüğü de dosyada yer aldı.

10 YIL SONRA DOSYANIN İKİ KRİTİK HALKASI DAVALIK

Böylece Arif Ahmet Denizolgun’un 2016’daki ölümüne ilişkin soruşturmada iki ayrı kritik başlık mahkemeye taşındı.  Bir tarafta, Başsavcılığa önce “yok” denilen ancak fethi kabir kararının alındığı gün varlığı ortaya çıkan otopsi videosu ve bu yazışmalardan sorumlu üç Adli Tıp görevlisi; diğer tarafta ise 2016 kayıtlarıyla 2026’daki yeminli ifadesi arasında çok sayıda çelişki tespit edilen özel doktor Nurettin Demirkol bulunuyor.

Her iki iddianame de 2 Ekim 2026 tarihinde düzenlendi. Adli Tıp görevlileri hakkındaki dosya Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesine, Demirkol hakkındaki yalan tanıklık dosyası ise Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesine gönderildi..

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.