Site Rengi

HABER ÖZETİ
Yavaş’tan sonra 7 belediye başkanı daha CHP’den istifa etti!.
Mansur Yavaş’tan sonra iki belediye başkanı daha CHP’den istifa etti!.
CHP’den istifa eden Mansur Yavaş bağımsız kalacağını açıkladı..
Mansur Yavaş CHP’den istifa etti..
Adalar Belediyesi’de CHP’den AK Parti’ye geçti..
Meteoroloji’den 14 il için sarı kodlu uyarı!.
Fransa Cumhurbaşkanı Macron BM kürsüsünden İsrail’i yerden yere vurdu!.
Karşı mahalle Yeni Parti’yi beğenmedi!.
Cumhurbaşkanı Erdoğan BM kürsüsüne çıkınca kancık İsrailliler apar topar kaçtı!.
Kaşif Kozinoğlu cinayetinin azmettiricisi Enver Altaylı tutuklandı!.
Son anket seçimlerinde AK Parti farkı açtı..
Manisa’da okula silahlı saldırı!. Yaralı öğrenciler var!.
Milletin soyan çalan Fon hırsızları milyon dolarları İsviçre’ye kaçırmış!.
Fon vurguncuları 2025 yılında da savcılık tarafından incelemeye alınmış!.
Yunan iti haddini aştı: TEK ÇÖZÜM TÜRKLERİN ÖLDÜRÜLMESİ!.
850 milyarlık fon vurgununun ayrıntıları ortaya çıktı!.
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına usülsüz geçiş yapan 6 bin 134 kişinin vatandaşlığı iptal edildi!.
Bitcoin sert yükselişlerle 85 bin dolara çıktı!.
New York’taki Türk Evi’nde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a coşkulu karşılama..
Berlin’de Türk aday seçim kazanınca Yahudiler kudurdu!.
Borsa da vatandaşın iç edilen 850 milyarı iyice çıkmaza girdi!.
Süper Lig’in yeni lideri Amedspor oldu..
Fenerbahçe Eyüpspor’u 8 golle sahaya gömdü!.
Alihan Kuriş’ten “CHP’ye Oy Vermeyenleri Cemaatten Kovun” talimatı!.
Meloni Türkiye’nin cinsel sapıklara yönelik operasyonlarını kınayan AB’ye destek vermedi!.
Kopenhag Stockholm Büyükelçileri güven mektubu sunmaya kuyruklu uşak frakıyla gitti!.
“Atatürk Olmasaydı Adınız Yorgo Olurdu” diyenlerin Yunanistan aşkı depreşti!.
Cumhurbaşkanı Erdoğan 16. defa BM Genel Kurulu’na hitap edecek..
“Ben Kaybetmem” diyerek hakim savcı odalarında tol kesen avukat tutuklandı!.
Alihan Kuriş çetesine operasyonlar devam ediyor..
DOLAR
EURO
ALTIN
BIST

AHMAK ARINÇ’IN FETÖ’CÜ DAMADINA VERİLEN KIYAK BERAAT KARARININ NEDENİ BELLİ OLDU!. MEĞER SADECE SEMPATİ DUYUYORMUŞ!.

AHMAK ARINÇ’IN FETÖ’CÜ DAMADINA VERİLEN KIYAK BERAAT KARARININ NEDENİ BELLİ OLDU!. MEĞER SADECE SEMPATİ DUYUYORMUŞ!.
09.11.2019
A+
A-

Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyesi Bülent Arınç‘ın damadı Ekrem Yeter hakkında Fetullahçı Terör Örgütü’ne (FETÖ) üye olmak suçlamasıyla açılan davada verilen beraat kararının gerekçesi açıklandı.. Kararda, Yeter’in FETÖ elebaşı Fetullah Gülen‘e ait kitap ve CD’leri bulundurması, 2013 yılı öncesi örgütün toplantılarına katılması, örgüte müzahir olduğu değerlendirilen bir dernekte yöneticilik yapması, Bank Asya‘da rutin hesap hareketlerinin olması şeklindeki eylemlerinin sempati ve iltisak boyutunu aşan, örgüt üyesi olduğunu ispat etmeye yeterli örgütsel faaliyetler kapsamında değerlendirilemeyeceği belirtildi!.

FETÖ’ye yönelik yürütülen soruşturmalar kapsamında “Silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan hakkında dava açılan Ekrem Yeter, Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesince yargılanmıştı. Mahkeme, 17 Ekim 2019’daki celsede Yeter hakkında “delil yetersizliği”nden beraat kararı vermişti. Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi, verilen beraat kararının gerekçeli kararını yazdı. Kararda, Yeter’in üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği, örgütle bir bağının olmadığını söylediği belirtildi. Yeter’in Bank Asya’da hesabının bulunduğu ve hesabın FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in talimatı öncesi açıldığının tespit edildiği kaydedilen kararda, çağrı sonrası 2014 yılı Ocak ve Şubat aylarında hesapta artışın olmadığı, 2014 yılı Mart ayında ise bakiyede artış meydana geldiğinin belirlendiği ifade edildi. Yeter’in hesabındaki parayı Bank Asya’nın 29 Mayıs 2015’de Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devrinden sonra da muhafaza ettiği, örgüt üyelerinin ise bu dönemde hesapta bulunan paralarının tamamını çektiklerine vurgu yapıldı. 22 Temmuz 2016’ya kadar “yasal bankacılık” faaliyetlerine devam eden Bank Asya’da gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin “örgütsel faaliyet” yada “örgüte yardım etmek” kapsamında değerlendirilemeyeceği belirtildi.

“İSPATA YETERLİ DEĞİL”

Yeter’in FETÖ ile iltisaklı Uluslararası Anadolu Sağlık Federasyonu’nda yöneticilik yapmasına değinilen kararda şunlar kaydedildi:

“Mezkur derneğin silahlı terör örgütü kapsamında örgüt faaliyetini kolaylaştırır ve nihai amacının gerçekleşmesine destek sağlayacak somut faaliyetinin dosyaya yansımadığı, bu itibarla sanığın fail yahut şerik sıfatıyla dernek faaliyeti kapsamında örgütsel eyleme iştirakinin ortaya konamadığı, derneğin örgüte müzahir olduğunun sanık beyanı ve tanık anlatımları ile anlaşılması karşısında sanığın konum ve kişisel özellikleri ile derneğin kapatılma aşamasına ilişkin celbedilen evraklar dikkate alındığında dernek yöneticiliğinin sempati ve iltisak boyutunu aşan, örgüt üyesi olduğunu ispat etmeye yeterli örgütsel faaliyetler kapsamında değerlendirilemeyeceği, nitekim derneğin kendini feshettiği olağanüstü genel kurul toplantısı sonrası sanığın tasfiye kurulu başkanlığı yaptığı ve bu tarihin 15 Temmuz 2016 tarihi öncesi olduğu görülmüştür.”

“YETERLİ DELİL DEĞİL”

Kararda, Yeter’in örgütün tepe yöneticileriyle irtibatlı olduğuna dair HTS kayıtlarının bulunmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu. Yeter’in FETÖ elebaşı Gülen’in doktoru Tuncay Delibaş ile irtibatlı olduğuna dair HTS kayıtlarının bulunmasına ilişkin, “Sanığın Tuncay Delibaşı ile iletişimini meslektaş olmaları ve iş gereği yaptığını savunduğu, bu savunmanın kendi içerisinde tutarlı olduğu anlaşılmıştır” denilen kararda, örgütün tepe yönetimindeki diğer kişilerle de görüşme yapıldığının tespit edilmesine rağmen görüşme sonrası yapılan örgütsel bir faaliyetin tespit edilemediği, bu nedenle de içeriği tespit edilemeyen HTS kayıtlarının tek başına mahkumiyete yeterli delil kabul edilemeyeceği ifade edildi.

“KİTAPLARIN ELE GEÇİRİLMESİ SEMPATİ GÖSTERGESİ”

Dava sürecinde dinlenilen tanık beyanlarının Yeter’in net bir şekilde örgüt üyesi olduğuna dair bilgi vermediği, Yeter’in evinde yapılan aramada FETÖ/PDY silahlı terör örgütü liderine ait kitapların ele geçirilmesinin ise sempati göstergesi olduğu ve örgütsel ilişkiyi ortaya koyar mahiyette olmadığına işaret edildi.

Kararın sonucunda şu ifadeler kullanıldı:

“Tüm bu izah edilen hususlar neticesinde sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne bir dönem sempati duyduğunun toplanan deliller ve sanık ikrarı ile sabit olduğu, yine tanık beyanları nazara alındığında sanığın 17/25 Aralık öncesi örgütün düzenlemiş olduğu dini sohbetlere katıldığı kanaatine ulaşıldığı, bununla birlikte nihai amacı, devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, sanığın örgüt liderine ait kitap ve CD’leri bulundurması, 2013 yılı öncesi toplantılara katılması, örgüte müzahir olduğu değerlendirilen bir dernekte yöneticilik yapması, Bank Asya Katılım Bankası A.Ş. nezdinde rutin hesap hareketlerinin olması şeklindeki eylemlerinin sempati ve iltisak boyutunu aşan, örgüt üyesi olduğunu ispat etmeye yeterli örgütsel faaliyetler kapsamında değerlendirilemeyeceği, örgütün tepe yönetimi ile olan telefon irtibatının içerikleri ve akabinde yapılan örgütsel faaliyetin tespit edilememesi karşısında sanık bakımından şüpheli bir durum oluştuğu ve bu durumun sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği, mevcut delil durumu itibari ile sanığın örgütle organik bir bağ kurarak hiyerarşisine dahil olduğu yönünde cezalandırmaya yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, sanığın örgütün kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonra örgütsel faaliyetlerinin tespit edilemediği, sanığın örgütün nihai amacını bilerek faaliyet gösterdiği ve bu cihetle yukarıda izah edilen FETÖ/PDY dikey yapılanması içerisinde üçüncü veya daha yukarıda katmanda bulunduğu yönünde de delil elde edilemediği, bu itibarla sanığın 17/25 Aralık 2013 öncesi bir dönemi kapsayan ve yukarıda zikredilen eylemlerinin örgüt üyeliği için gerekli olan süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik taşımadığı ve sempati boyutunda kaldığı, zikredilen tarih sonrası eylemlerinin ise cezalandırmaya yeter mahiyette her türlü şüpheden mücerret olmadığı hukuki ve vicdani kanaatine varılarak, sanığın müsnet silahlı terör örgütüne üye olma suçundan atılı suçu işlediği sabit olmadığından (delil yetersizliği sebebi ile) beraatine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” 

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.