Site Rengi

HABER ÖZETİ
Fenerbahçe Türkiye Kupası’na veda etti..
Tunceli eski Valisi Tuncay Sonel Gülistan Doku davası kapsamında tutuklandı!.
ABD Başkanı Trump ateşkesi uzatmak istemediğini açıkladı..
Macaristan’ın yeni lideri Netenyahu’yu tutuklayacağını açıkladı..
Trump yine aptal aptal cümlelerle kahramanlık taslamaya devam ediyor!.
Cumhurbaşkanı Erdoğan şiddete karşı yol haritasını açıkladı..
Gülistan Doku cinayetinin kilit ismi Vali bey de oğlu gibi “Görmedim, Duymadım, Bilmiyorum” yalanına sarıldı!.
Okul saldırılarında son durum: 171 savcı görevlendirildi, 68 kişi tutuklandı!.
Japonya’da 7,4 büyüklüğünde deprem!.
İsrailli alçaktan Gazze’yi tamamen işgâl çağrısı!.
Kabine bugün Orta Doğu başlığı altında toplanıyor..
ABD ile İran arasındaki karşılıklı saldırılar tekrar başladı..
Hürmüz’de tansiyon yine yükseldi!. Trump “Vurduk” dedi İran yalanladı!.
Gülistan Doku’nun katil zanlısı Vali Beyin oğlunun ifadesine ulaşıldı!. Görmemiş, Duymamış, Bilmiyormuş!.
İran’dan ABD’ye “Savaş‘a Hazırız” mesajı..
İran’dan Trump’a rest: Afganistan’a Heyet Göndermiyoruz!.
Okul saldırılarından sonra BTK’dan kritik hamle!.
Gülistan Doku davasının cinayet zanlısı olan Vali’nin oğlu linç edilmekten son anda kurtuldu!.
CHP’li başkanların çarpık sapıklıkları deşifre oldu!.
İran Hürmüz Boğazı’nı yeniden trafiğe kapattı!.
Mutlak Butlan kararı çıkarsa CHP içinde neler olur..
Trump’ın “Uranyumu Teslim Edecekler” sözlerine İran’dan jet yalanlama!.
Bir yolsuzluk operasyonu da CHP’li Ataşehir Belediyesi’ne!.
İran Hürmüz Boğazı’nı sadece sivil gemilere açık olduğunu açıkladı..
Fenerbahçe’ye şampiyonluk yolunda ağır darbe!.
Gülistan Doku davasında tanık polis Vali hakkındaki tüm skandal gerçekleri anlattı!.
Hürmüz Boğazı açıldı, petrol fiyatları çakıldı!.
Yapı Kredi Bankası’ndan radikal karar!. Şiddet içerikli dizilere reklam verilmeyecek!.
Papara 100 milyon dolara satıldı..
CHP’li Uşak Eşme Belediye Başkanı da rüşvetten tutuklandı..
DOLAR
EURO
ALTIN
BIST

Ayasofya meselesi şen ortakları karpuz gibi ikiye böldü!.

Ayasofya meselesi şen ortakları karpuz gibi ikiye böldü!.

6’+1’li masada kendisine benzemeyenlerle ittifak kurup, CHP listesinden seçime girerek olmayan oylarıyla 2023’ün kazananı olanlardan Saadet Partisi ile Gelecek Partisi’nin “Tabela” ittifakı da patlak verdi…

Gelecek Partisi’nin yayın organı Karar Gazetesi, Ayasofya Camisi’ni “Ayasofya çorap koktu” şeklinde çirkin ifadelerle hedef aldı.

Karar’dan Şule Demirtaş’ın çirkin yazısına tepki ise Saadet Partisi’nin yayın organı Milli Gazete’den geldi.

Milli Gazete yazarı Ömer Adil, Demirtaş’ın yazısını eleştirdiği köşesinde şu ifadeleri kullandı:

Karar gazetesinden Şule Demirtaş Hanım “Ayasofya nasıl çorap koktu?” başlıklı uzunca bir makale yayınlamış. İlginç olan, çok önemli ve ciddi bir analiz yapma kaygısıyla giriştiği satırların başlığı ise oldukça yavan ve ciddiyetten uzak olması.

Bizim kültürümüzde, evlerimize ya da ibadethanelerimize ayakkabılarımızı çıkartarak gireriz. Yani yazar hanımın kaygısı o kadar yersiz ki bu mantıkla hiçbir camiye ya da eve girilmemesi gerekiyor. Ya da sokakta gezdiğiniz ayakkabılarınızla evlerinizde ya da ibadethanelerimizde dolaşmanız gerekiyor..

Tabi asıl sorun çorap ya da ayakkabı değil ama Şule Hanım’ın bakış açısı sorunlu. Cami olmadan önce ayakkabılarla gezilen bir mekâna cami olduktan sonra çorapla girilmesini eleştirme çabası mantıktan uzak.

Şöyle ki; gerek Şule Hanım’ın kurumu Karar gazetesi gerekse bizim kurumumuz Millî Gazete İstanbul sınırları içerisinde. Yani Ayasofya ile aynı gün ve saatte fethedilen toprak parçasının üzerinde oturuyoruz. Ve hatta İstanbul’un surlarından tutun da çok sayıda tarihi eseri Fetih öncesine ait.

Nasıl yapalım buralara da Yunan bayrağı mı çekelim?

Ya da İstanbul’u haftanın belirli günleri Yunan bir yönetici diğer günleri de Türk yönetici mi yönetsin. Yazar hanımın “aslına uygun kalmalı” endişesi bunu gerektiriyor.

Kendisine UNESCO’nun tanımını milat alan ve ona göre hareket ettiği anlaşılan Şule Hanım’ın unuttuğu bir detay var; İstanbul 1453 yılında fethedildi, UNESCO 1945 yılında kuruldu. Fetih sonrasında da Fatih Sultan Mehmet Han (bizde cami satmak gibi bir anlayış yokken günümüzde de sıkça görüldüğü üzere Avrupa’da satın alınan ve camiye ya da farklı mekânlara çevrilen kiliseler var) ücretini de kendi bütçesinden ödeyerek Ayasofya’yı fethin sembolü olarak camiye çevirmiştir. Elbette bu adım o günün koşullarında biraz da siyasi bir adım olmuştur. Fethettiğiniz şehrin en görkemli yerindeki eseri de “fetih ruhuna uygun” hale getirmiştir.

Yazar hanımın değindiği bir başka konuda siyasi iradenin bir zamanlar “önce Sultanahmet’i doldurun” demesi kısa süre sonra da Ayasofya’nın aslına döndürülmesi. Burada eleştirilmesi gereken bir duruş varsa o da ilk açıklamadır. O sözler de söylendiği anda hassasiyet sahibi insanlar tarafından gerekli eleştirilere muhatap olmuştu.

Şule Hanım’ın şu değerlendirmesine de itirazımız var.

“(…) İtalya Padova’da bulunan Scrovegni Şapeli 718 yaşında, Ayasofya ile arasında handiyse 1000 yıl kadar var. O da UNESCO dünya mirası listesinde olan bir eser. Eserin içine girebilmek kolay değil. Zarar verilebilir endişesiyle beden ısısının regüle edilmesinden, nefesten oluşacak neme karşı önlem alınmasına, flaş kullanımına kadar tüm riskler eleniyor. Ücret mukabilinde belirli bir süre gezebileceğin şapele girmeden önce özel bir odada vücut ısısı aklimatize ediliyor. Vücut ısısı yapının iç ısısıyla aynı hale geldiğinde içeri alınabiliyorsunuz. (…)”

Bu sözlerin yerli yerine oturması mümkün değil zira Ayasofya müze olarak kullanılırken yani günlük insan seline maruz kalırken camiye çevrilmiştir..

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.