Site Rengi

HABER ÖZETİ
Çarşı pazar yangın yeriyken TÜİK yine aklımızla alay ediyor!.
Boykot çağrısı soruşturmasında 11 gözaltı!.
Trump’un haraç gibi ek vergilerinden Türkiye’de nasibini aldı!.
CHP’de Kemâl Kılıçdaroğlu paniği!.
ABD Başkanı Trump dünyaya vergi yağdırıyor!.
Master Şef Somer’de boykota destek vermek için restoranını kapattı!.
Devlete parmak sallayanlar kıçlarına tekmeyi yedi!.
Yukardakilerin siyasi ikbâl kavgası yine vatandaşa patladı!. Benzine zam!.
CHP’nin yerli ve milli markalar için yaptığı boykot çağrısına tepkiler büyüyor!.
TSK’dan ihraç ihraç edilen 5 teğmen geri dönmek için harekete geçti..
CHP Lideri Özel’den 2 Nisan’da “Tüketimi Durdurun” çağrısı!.
İmamoğlu’nun sosyal medya hesaplarına erişim engeli talep edildi!.
İmamoğlu’nun tutuklanması CHP’yi zirveye taşıdı..
Kılıçdaoroğlu’ndan yediği kazığın intikamını alacak adaylık açıklaması!.
Kahpe İsrail Filistin’i işgâl etmeden durmayacağını açıkladı!.
Altın fiyatları rekora doğru gidiyor…
Volkan Konak kalp krizi sonucu hayatını kaybetti..
Bayram Tatilinde Yollar Yine Kan Gölüne Döndü: 19 Can Kaybı!.
Kıbrıs’ta Başörtüsü Krizi Büyüyor! Ortaokulda Bone ve Bandana Yasaklandı!.
Saraçhane Krizi Sonrası Mansur Yavaş’ın Maltepe Mitinginde Kontrolü Elden Bırakmaması Dikkat Çekti!.
Mitingde konuşturulmayan Muharrem İnce alanı terk etti!.
Suriye’de yeni kabine açıklandı…
İBB operasyonunun devlete maliyeti 1 trilyon 200 milyon TL!.
Ekrem İmamoğlu’nun Tutuklanması Sonrası İlk Anket Açıklandı: CHP Liderliği Ele Geçirdi..
Bayramdan sonra zam yağmuru başlıyor!.
Ramazan Bayramı Başlıyor! İşte Şehrinizdeki Bayram Namazı Saatleri…
CHP Lideri Özel şimdi de ülkesini Almanlara şikâyet etti!.
Savcılık CHP’nin çağrısı ile sokakları terörize edenler hakkındaki iddianamesini tamamladı!.
İmamoğlu Anketinde Şok Sonuç! Ece Üner’in Dili Tutuldu!
Devlet Bahçeli’den Özgür Özel’e Tarihi Tepki: “Zıvanadan Çıkmıştır!”
DOLAR
EURO
ALTIN
BIST

Davutoğlu’ndan Başkan Erdoğan’a Şehir Üniversiteleri cevabı!.

Davutoğlu’ndan Başkan Erdoğan’a Şehir Üniversiteleri cevabı!.
08.12.2019
A+
A-

Eski Başbakan ve yeni parti kurma hazırlığında olan Ahmet Davutoğlu, Twitter hesabı üzerinden “İstanbul Şehir Üniversitesi arazisine ilişkin asılsız ithamlara dair” ifadeleriyle bir açıklama paylaştı..

Davutoğlu, Erdoğan’a yanıt verdiği açıklamasında şu anda görev yapanlar da dahil olmak üzere yaşayan bütün Cumhurbaşkanları, Başbakanlar, kamu bankalarının bağlı olduğu bakanlar ve özelleştirme yüksek kurulunda görev yapmış yetkililerin ve onların birinci ve ikinci derece hısımlarının ve akrabalarının mal varlıklarını ve bu varlıklardaki değişimi, bu kişilerin siyasete girdikleri, devlet görevi üstlendikleri günden bugüne kadar araştırmak ve soruşturmak üzere TBMM’de gerekli komisyonlar oluşturulmasını istedi.

Erdoğan “Halkbank’ı dolandırmaya çalışıyorlar demişti
Ahmet Davutoğlu’ndan ‘malum zat’ diye bahseden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Şehir Üniversitesi’nin tahsisini başbakanlığım sırasında ben yaptım. Tahsisini ben yaptığım halde malum zat başbakan olunca bunu mülkiyet devrine dönüştürdü. Bu yapılamaz. Türkiye’de hiçbir üniversiteye tapu devri yoktur, olmamıştır. Bu mülkiyet devrini yaparken (Davutoğlu’nun) yanında Ali Babacan, Mehmet Şimşek, Feridun Bilgin var. Halkbank’tan kredi alıyorlar. Halef selef olduğumuz cumhurbaşkanı aradı ‘Arzu ederseniz bunu çözersiniz’ dedi. Buranın hamisi Marmara Üniversitesi’dir. Biz ne oradaki öğrencilerin ne de akademisyenlerin düşmanıyız. Burada Halk Bankasının dolandırılması söz konusu.” demişti.

“Bir Başbakan’a dolandırıcılık iftirasında bulunulmuştur”
Davutoğlu’nun “İstanbul Şehir Üniversitesi arazisine ilişkin asılsız ithamlara dair…” başlığıyla yaptığı açıklamasında, “En temel nezaket kurallarına dahi uymayan bu üsluba rağmen Halk Bankası konusunda açılan tartışmayı anlamlı buluyorum. Bugün bir milat olmalıdır. Çağrım açıktır: Madem ki bu ülkeye hizmetten gayrı hiçbir hedef gütmemiş ve bütün bir ömrünü buna adamış bir başbakana ‘dolandıncılık’ iftirasında bulunulmuştur, o zaman şu anda görev yapanlar da dahil olmak üzere yaşayan bütün Cumhurbaşkanları, Başbakanlar, kamu bankalarının bağlı olduğu bakanlar ve özelleştirme yüksek kurulunda görev yapmış yetkililerin ve onların birinci ve ikinci derece hısımlarının ve akrabalarının mal varlıklarını ve bu varlıklardaki değişimi, bu kişilerin siyasete girdikler/devlet görevi üstlendikleri günden bugüne kadar araştırmak ve soruşturmak üzere TBMM’de gerekli komisyonlar oluşturulmalı ve Sayın Cumhurbaşkanı’nın ifade ettiği vechile yetimlerin hakları son kuruşuna kadar korunmalıdır. Ben şahsım adına artık üyesi olmadığım yüce TBMM’ye hesap vermekten bir an bile imtina etmem” denildi.

“Bu şahsi bir mesele değil, bir devlet ahlakı meselesidir”
Davutoğlu’nun yazılı açıklaması şu şekilde:

2003’ten 2016’ya kadar çeşitli konumlarda ve üst düzeyde birlikte çalıştığımız Sn. Cumhurbaşkanının, şahsım ve Başbakanlık yaptığım dönemde Hükümetimde birlikte görev yapmaktan onur duyduğum bazı bakan arkadaşlarım hakkında en temel nezaket kurallarına bile uymayan, bu yüksek makama yakışmayan bir üslup ile dile getirdiği ağır ithamlara cevap vermek mecburiyeti doğmuştur. Bilinmelidir ki bu, şahsi bir mesele değil bir devlet ahlakı meselesidir.

“Haksız kampanya yürütülüyor”
Bir süredir İstanbul Şehir Üniversitesi hakkında yürütülen haksız kampanyanın, garezle bir eğitim kurumuna yapılan saldırıların ulaştığı aşama ibretlik bir hale gelmiştir. Her şeyden önce üniversite ile ilgili böyle bir kararın bir siyasi partinin Merkez Karar ve Yönetim Kurulunda alınmış olması hem üniversiteye yönelen husumetin altında yatan gerçek niyeti hem devlet düzenimizin gelmiş olduğu durumu bütün çıplaklığı ile ortaya koymaktadır. Aileleriyle birlikte 7000 öğrenciyi mağdur etme pahasına sergilenen bu öfkeye neyin sebep olduğunu, kimin nereye savrulduğunu, kamu kaynaklarının hangi amaçlarla nasıl kullanıldığını, ekonomik servet oluşturma bakımından kimlerin nasıl statü değiştirdiklerini milletimiz çok iyi bilmektedir.

Başbakanlığım süresince yaptığım uygulamalar konusunda şahsıma yöneltilen tek ithamın, hiç bir şahsi hakkımın ve çıkarımın olmadığı, kızıma, oğluma, damadıma, gelinime bırakmayacağım bir eğitim kurumuna arazi devri olmasından sadece onur duyarım. Sayın Cumhurbaşkanının Başbakanlığı döneminde çıkan 4046 sayılı yasaya istinaden gerçekleşen bu devir ile bahsekonu arazinin rant alanı haline dönüşmesi engellenmiş ve kamuya ait olan bu değerli arazinin doğal ortamı korunarak yine kamunun hizmetinde kalması sağlanmıştır.

Bir arazinin üniversiteye tahsis edilmesi ile devredilmesi arasındaki tek fark zaten rayicin altında belirlenen bir yıllık kira bedelinden ibarettir. Devir işlemi tahsis bedellerinden kaçınmak ya da kamu arazisini mülk edinmek için değil, Danıştayın tahsis işlemini iptal etmesinden sonra yukarıda zikredilen yasa uygun olarak zorunlu olarak yapılmıştır. Devri yapılan arazinin eğitim dışında kullanılması zaten mümkün değildir ve üniversite amacının dışına çıkmamıştır.

Bu süreç içinde farklı kesimlerden herkesin de kabul ettiği gibi Şehir Üniversitesi bir üniversite geleneğinin oluşumu açısından kısa sayılacak bir sürede bu ülkenin iftihar kaynağı olmuştur. Bugün hangi haksızlıklar yapılırsa yapılsın, bunlar da geçecek ve Şehir Üniversitesi de onun düşünce özgürlüğüne dayalı idealleri de yaşamaya devam edecektir. Üniversiteyi üniversite yapan araziler ve binalar değil bilim insanları ve öğrencilerin oluşturduğu sosyal iklimdir. Her gördüğü araziye dolar hesabı ile değer biçenler bunu anlayamazlar.

Mal varlıkları ve bu mal varlıklarındaki değişimi araştırmak üzere Tbmm’de komisyonlar oluşturulmalı
En temel nezaket kurallarına dahi uymayan bu üsluba rağmen Halk Bankası konusunda açılan tartışmayı anlamlı buluyorum. Bugün bir milat olmalıdır. Çağrım açıktır: Madem ki bu ülkeye hizmetten gayrı hiç bir hedef gütmemiş ve bütün bir ömrünü buna adamış bir başbakana ‘dolandırıcılık’ iftirasında bulunulmuştur, o zaman şu anda görev yapanlar da dahil olmak üzere yaşayan bütün Cumhurbaşkanları, Başbakanlar, kamu bankalarının bağlı olduğu bakanlar ve özelleştirme yüksek kurulunda görev yapmış yetkililerin ve onların birinci ve ikinci derece hısımlarının ve akrabalarının mal varlıklarını ve bu varlıklardaki değişimi, bu kişilerin siyasete girdikleri/devlet görevi üstlendikleri günden bugüne kadar araştırmak ve soruşturmak üzere TBMM’nde gerekli komisyonlar oluşturulmalı ve Sayın Cumhurbaşkanı’nın ifade ettiği vechile yetimlerin hakları son kuruşuna kadar korunmalıdır. Ben şahsım adına artık üyesi olmadığım yüce TBMM’ne hesap vermekten bir an bile imtina etmem.

Ayrıca bu komisyonlarda kamu bankalarının, Şehir Üniversitesi de dahil olmak üzere hangi vakıflara ve şirketlere nasıl kredi verdikleri, hangi şirketlerin borçlarının yapılandırıldığı, kimlerin hangi yöntemlerle kurtarıldığı, kimlerin ise batmasına seyirci kalındığı şeffaf bir şekilde ortaya konmalıdır.

Bu araştırma ve soruşturma neticesinde objektif hukuki kriterlerle izah edilemeyen varlıklar ve kaynaklar Hazineye intikal ettirilerek bir ‘yetim ve yoksul’ fonu oluşturulmalı ve bu fon yetimlere, öksüzlere, şehit yakınlarına, gazilere ve sayıları her geçen gün artan işsizlere dağıtılmalıdır.

Böylesi bir sürecin işletilmesi her zaman samimi bir şekilde savunduğum şeffaflık ilkesinin de hayata geçirilmesini sağlayacaktır. Telaşa mahal yoktur ve hiç kimse tereddüt etmemelidir. Yaşanan bütün bu süreçler, ne kadar üzücü olursa olsun, gerçek hukuk devletinin, demokratik hakların ve özgürlüklerin, adaletin ve şeffaflığın egemen olacağı günlerin habercisidir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.