Site Rengi

HABER ÖZETİ
Dün Haluk Levent ile kol kola milleti tokatlayanlar bugün kıvırmaya başladı!.
Öğrenci affını içeren kanun teklifi Meclis’ten geçti..
IBAN mağdurlarını da kapsayan 12. Yargı Paketi Resmi Gazete’de yayımlandı..
ABD Başkanı Trump İsrail’in Gazze’den çekileceğini açıkladı..
Gülistan Doku davasındaki tutuklu sayısı 20’ye yükseldi!.
MHP’den ses getirecek teklif: Rüşvet ve Yolsuzluk Parti Kapatma Nedeni Olsun!.
Haluk Levent’in kabarık sabıka dosyaları!.
Okullardaki Mescit ve Cuma Namazı düzenlemesine DEM Parti karşı çıktı!.
Behzat Ç.’yi de yolsuzluktan paketlediler!.
ABD seçmeninin Trumpa desteği yüzde 32’ye kadar geriledi..
Trump yine İran’a içi boş tehditler savurdu!.
FED’in faiz kararı belli oldu..
Ahmet Davutoğlu siyaseti bırakma kararı aldı!.
Parti kurup “En Müslüman Benim” rolleri kesmeye başladılar!.
Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’a verilen 860 bin dolar rüşvet dava dosyasında!.
Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş yolsuzluktan paketlendi!.
Yol-Köprü-Tünel ücretleri ile trafik cezalarını ödemeyen gurbetçilere sınırdan geçiş izni verilmeyecek..
CHP’nin sapık başkanı Özkan Yalım’ın Kamuya verdiği zarar 17 milyon!.
Türkiye, Kerkük petrol sahasının yüzde 15’ini satın aldı..
Erdal Beşikçioğlu CHP’de kaldı, teşkilat Ekremcilere katıldı!.
Yusuf Tekin’den Kemalistlere Laikatak geçirtecek Mescit ve Cuma Namazı talimatı!.
Trump’tan Netenyahu’ya Türkiye resti!. F-35’leri KİME SATACAĞIMIZI SANA SORACAK DEĞİLİZ!.
Cem Küçük TGRT’den kovuldu!.
Ahbap’a kayyum atandı!.
Sedat Peker’e küfür ve hakaretler yağdıran müptezele kurşun yağmuru!.
CHP yine Beyaz Türklere teslim edildi!.
DEM Parti’den Terörsüz Türkiye açıklaması: 86 Milyon Kazandı..
Ahbap soruşturması büyüyerek devam ediyor!.
Ahbap’tan sonra İtsever Dernekler de vurgun yapma peşine düştü!.
Kabine İran-ABD Savaşı ve ekonomi başlığı ile toplanıyor..
DOLAR
EURO
ALTIN
BIST

Ekrem İmamoğlu’nun bagajı giderek ağırlaşıyor! Talihsiz açıklamalar, uygunsuz atamalar, tuhaf PR çalışmaları..

Ekrem İmamoğlu’nun bagajı giderek ağırlaşıyor! Talihsiz açıklamalar, uygunsuz atamalar, tuhaf PR çalışmaları..
16.07.2020
A+
A-

Seçimden önce bazı medya kuruluşlarının karşılıklı çıkar kapsamında parlattığı CHP’li Ekrem İmamoğlu, İBB’de başkanlık koltuğunu devraldığı andan itibaren tartışmaların ve eleştirilerin odağında yer alıyor. Tepki çeken açıklamaları, uygunsuz atamalar, tuhaf PR çalışmaları, algı yönetimi çabaları ve hatalarını örtmek için uydurduğu yalanlarla gündemden düşmeyen İmamoğlu’nun bagajı gittikçe ağırlaşıyor!

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, göreve geldiği günden bu yana CHP yandaşı gazeteciler ve siyasetçiler dahil tepkilerin odağındaki isim oldu. Gerek hizmet alanındaki zayıflığını örtmek için söylediği yalanlar, gerek algı operasyonları, gerek işçi kıyımları, gerekse uygunsuz atamaları İmamoğlu’nun yönetimdeki başarısızlığını sadece 1 yıl içinde gözler önüne serdi.

‘İMAMOĞLU’NUN BAGAJI GİTTİKÇE AĞIRLAŞIYOR, BELİNİ İNCİTMESİ AN MESELESİ’
CHP’li Ekrem İmamoğlu’nun tartışmalı icraatleri yazarların da köşelerinden eksik olmadı.

Yeni Şafak yazarı Ali Saydam, köşesinde ele aldığı yazısında CHP’deki çalkantılı duruma değindi. İmamoğlu ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Saydam, “Durum şudur; talihsiz açıklamalar, uygunsuz atamalar, tuhaf PR çalışmalarıyla bagaj şişiyor da şişiyor… Taşıyanın belini incitmesi an meselesi…” ifadelerini kullandı.

İşte o yazıdan dikkat çeken ifadeler:

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu önemli bir atama yaptı… İBB Genel Sekreteri Yavuz Erkut emekli olunca yerine, bir dönem Ziraat Bankası’nın genel müdürlüğünü yapan Can Akın Çağlar’ı getirdi. Herkes buna şaştı kaldı…

Çünkü ortada çelişkili bir durum vardı. Can Akın Bey, daha önce CHP’lilerin hedef aldıkları bir isimdi… Özellikle CHP’li Aykut Erdoğdu, 2012 yılında Sezgin Tanrıkulu ve Oğuz Kaan Salıcı’yla birlikte düzenlediği basın toplantısında demediğini bırakmamıştı… Erdoğdu’nun diline doladığı bir yolsuzluk iddiasıydı… Sonrasında soruşturma yapılmış, Can Bey de aklanmıştı… Ama olsun… “İletişim tortusu” kalmıştı bir kere…

Atama açıklandıktan sonra, bazı CHP’liler homurdanmaya başladılar… CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, atama için “Biz de basından takip ettik” dedi ve “parti içinde değerlendirme yapacaklarını” ifade etti…

Eski CHP Milletvekili Dursun Çiçek Twitter’da şu mesajı paylaştı: “Can Akın Çağlar kimdir? Ergenekon ve Balyoz kumpas davalarında FETÖ suç örgütü ve ortaklarının işlediği hukuk cinayetlerinin mağduru olduğumuz dönemde, İstanbul’a tayin isteyen sevgili eşimi HANAK/ARDAHAN’a süren genel müdürdür. Bu infaz talimatını kimden aldı?”

Özkoç’un “basından öğrendik” demesine rağmen Abdülkadir Selvi, cuma günkü yazısında Kılıçdaroğlu’nun durumdan haberdar olduğunu yazdı… Hatta Çağlar’ın, Ali Babacan’ın ekibinden bilindiğini; Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü ve Beşiktaş yönetimine de Abdullah Gül tarafından getirildiği iddiasını dile getirdi.

Siyasi iletişim açısından bakıldığında tüm bunları ‘normal’ karşılamak gerekir… Can Bey masum, onun da ötesinde ‘mükemmel, eşine benzerine CHP saflarında rastlanmayacak türden bir yönetici’ olabilir… Ancak, CHP yönetimi ve seslendiği hedef kitle gözünde bagajını da kendisiyle birlikte getirmektedir…

Siyasi iletişimde bagajları gözardı etmemek gerekir… Böyle durumlarda siyasi rakiplerin eline gereksiz yere ‘koz’ verirsiniz… Onun da ötesinde kendi ‘gündeminizi’ yönetme şansınızı kaybeder, bu fırsatı karşı tarafa ‘altın tepside’ sunarsınız… ‘Kendi krizine neden olma’ anlamında kullanılan “kendi ayağına sıkma” da böyle bir şeydir işte…

Fransızca bir deyiş olan ve tüm Anglosakson dillerinde kullanılan “Noblesse oblige” dilimize, “Asalet mecbur kılar” ya da “Asalet bunu gerektirir” diye tercüme edilebilir… Sözlükler kavramı, “asillerin soylu davranması gereği” olarak karşılıyorlar… Yani uluslararası terminolojide, istemesiniz de, matematiksel olarak gerekliliği şart olmasa da, kendi varoluşunuzun, algılanmanızın, itibarınızın şart koştuğu şeyleri anlatmak için kullanılır.

Burada ‘noblessse oblige’ davranışı, içiniz parçalansa da bu atamayı yapmamak, yaptınızsa da atanan kişinin görevi kabul etmemesini sağlamak, şeklinde ortaya çıkar…

Gördüğümüz kadarıyla İmamoğlu’nun bagajı giderek ağırlaşıyor… Yakında taşınamaz hâle gelecek…

Mesela, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın yaptığı Başakşehir-Kayaşehir metro hattıyla ilgili açıklaması… “Metro hattının parası peşin peşin bizden kesiliyor, Bütün bu kafalar, bu anlayışlar değişmeli” demiş… Yani “Parayı biz veriyoruz, işi onlar sahipleniyor” demeye getirmiş…

“YALAN, SİYASETTE EN CİDDİ BAGAJLARDAN BİRİDİR”
Çok ciddi bir suçlama bu… Öyle lafı edip havada bırakmaya gelmez… Yalan, siyasette en ciddî bagajlardan biridir. ABD Başkanı’nın görevden alınmasının (impeachment) en önemli nedenlerinden biri millete yalan söylenmesidir… Bizde durum o kadar vahim değildir, ancak bagaj (iletişim tortusu) bir kere yerleşti mi, sökülüp atılması hayli zordur…

Şimdi gelelim İmamoğlu’nun suçlamasına… Önce bir örnek:

Sabiha Gökçen-Kaynarca ve Bakırköy-Kirazlı metro hatlarının yapımları da 2015 yılında Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından üstlenilmiş ve projeler için Bakanlık tarafından 2 milyar 412 milyon TL harcama yapılmış. Ancak, işletme devirleri henüz gerçekleşmediğinden bugüne kadar belediyeden herhangi bir kesinti veya tahsilat yapılmamış… Başakşehir-Kayaşehir hattı için de durum benzermiş…

Öncelikle, devralınan metro projelerine ilişkin “peşin peşin” kesinti yapılmıyormuş; bedele ilişkin tahsilata, proje tamamlanarak işletilmek üzere belediyeye devredildikten, yani belediye bu hattan gelir elde etmeye başladıktan sonra gelir üzerinden tahsilat yapılıyormuş…

Metro gelirleri belediyeye kalırken hattın bedeli için yapılan tahsilat, belediyeye aktarılan genel bütçe vergi gelirleri payının yüzde 5’inden kesiliyormuş. Metro bittiğinde ortaya çıkan yapım tutarına faiz farkı gibi ek bedeller yansıtılmıyormuş.

Durum şudur; talihsiz açıklamalar, uygunsuz atamalar, tuhaf PR çalışmalarıyla bagaj şişiyor da şişiyor… Taşıyanın belini incitmesi an meselesi..

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.