Site Rengi

HABER ÖZETİ
Kumarbaz Haluk’a bağış toplayan Oğuzhan Uğur tutuklandı!.
ABD Trump’ın talimatı ile İran’a yeni saldırılar başlattı!.
İran saldırıya geçince ABD’ye köpeklik yapan Kuveyt’i korku sardı!.
“Devlet Yok Ahbap Var” sözü ile milleti galeyana getiren Oğuzhan Uğur tutuklanma talebi ile mahkemeye sevk edildi!.
Trump ölen ve yaralanan ABD’li asker sayısını kamuoyundan gizliyor!.
Motorine son iki hafta da 10 lira zam geldi!.
CHP’li Başkanın Gezi İhaneti’nde yaptığı alçakça tweetler ortaya çıktı!.
Gazze’de İspanya’nın Dünya Kupası zaferi kutlandı..
2026 Dünya Kupası İspanya’nın oldu..
İran ile ABD arasındaki savaş yeniden alevlenmeye başladı!.
Ekrem’in yaveri Özgür Yeni Parti için patent başvurusu yaptı!.
Yunan siyasetçiden bomba itiraflar: Anadolu da Türkleri Katlettik!.
Bir ülke daha İstanbul Sözleşmesi safsatasından çekildi!.
DEM Parti tetikçilik yapan sokak itlerine ceza verilmesine karşı çıktı!.
Kumarbaz Haluk Levent’i devletten üstün ilan eden dangalaklar sus pus oldu!.
FETÖ’cü kahpeler enkazın yerini tespit edip Yazıcıoğlu’nun ölmesini beklemişler!.
İstanbul’da ticari taksi açılış fiyatı 230 TL’ye yükseldi..
Venezuela’daki deprem felâketinde ölü sayısı 5 bini geçti!.
Haluk Levent’in yardım paraları ile oynadığı yüklü bahisler ortaya çıktı!.
Sırtımıza kambur olan KKTC’de asgari ücret Türkiye’nin iki katı!.
15 Temmuz Hain Darbe Girişimine “Tiyatro” diyen Nasuh Mahruki tutuklandı!.
Haddini aşan Acun Ilıcalı’ya Aziz Yıldırım’dan adamlık dersi!.
Altın yarırımcısını ters köşe yapmaya devam ediyor..
Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında 19 kişi tutuklandı!.
Ahbap’a temiz kâğıdı veren CHP’li meclis üyesi için gözaltı kararı!.
Trump’ın oy oranı seçim kaybettiği seviyeye kadar geriledi..
Felâket palavracısı Oğuzhan Uğur da Ahbap’tan gözaltına alındı!.
IBAN mağdurlarının beklediği 12. yargı paketi Meclis’ten geçti..
Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölüm emri FETÖ’den!.
Trump yine İran’a tehditler savurdu!.
DOLAR
EURO
ALTIN
BIST

Macron yönetiminin kışkırtma politikası tutmadı, Türkiye’nin başarısı Fransa’ya geri adım attırdı!.

Macron yönetiminin kışkırtma politikası tutmadı, Türkiye’nin başarısı Fransa’ya geri adım attırdı!.
17.06.2021
A+
A-

Son yıllarda Türk dış politikasının ortaya koyduğu tutumun ve kimi zaman bunun dozajında bir askeri hamleyle desteklenmesinin Ankara’yı yakın ve orta coğrafyada daha farklı konuma taşıdığı bir gerçek.

Geçmişteki NATO zirvelerinde ‘mutlak dikkatle takip edilen’ ülkeler arasında pek görünmeyen Türkiye’nin son toplantılarda bunu kazanabilmesindeki en önemli etkenlerden biri hiç şüphesiz tercih ettiği dış politika ve onun geniş bir alanda yarattığı yansımalar.

Bu nedenle geçtiğimiz günlerde düzenlenen NATO Zirvesi, Ankara’nın başta ABD olmak üzere diğer ülkelerle nasıl bir yol haritası izleyeceğinin ‘başlangıç rotası’ olarak görüldü. Tabii ki tüm ışıklar Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Joe Biden arasındaki görüşmeye çevrildi.

[Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ABD Başkanı Biden, NATO Zirvesi’nde.]

FRANSA İLE GÖRÜŞME NEDEN ÖNEMLİ?

Ankara-Washington hattındaki ‘yüksek gerilim’ nedeniyle bu görüşme kamuoyunun birinci maddesi oldu ve fazlasıyla tartışıldı. Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan diğer ülkelerin liderleriyle de çok önemli görüşmeler yaptı. Biz de bu görüşmelerden birine ışık tutmayı amaçlıyor ve projeksiyonumuzu Erdoğan-Macron arasındaki buluşmaya çeviriyoruz.

Eğer ‘Neden Almanya Başbakanı Merkel ya da Birleşik Krallık Lideri Johnson ile yapılan görüşmeler değil de Macron ile yapılan?’ sorusunu sorarsanız, onu da hemen yanıtlayalım… Ankara-Paris arasında yaşananlar Suriye’den Doğu Akdeniz’e, Libya’dan Afrika’ya, Atina’nın silahlanmasından, Türkiye’nin sahip olmak istediği hava savunma sistemlerine varana kadar son derece geniş bir alanı kapsıyor.

Başkan Erdoğan ve Macron görüşmesinin detaylarını Ortadoğu Araştırmaları Merkezi (ORSAM) Başkanı Prof. Dr. Ahmet Uysal TRT Haber için değerlendirdi.

LİBYA BİR KIRILMA NOKTASI OLDU

Prof. Dr. Uysal’a, Fransa Lideri Macron’un görüşmenin ardından attığı “Cumhurbaşkanı Erdoğan ile baş başa uzun bir görüşme yaptık. Açıklık, saygı ve talep için” mesajını soruyoruz. Ne oldu da yakın bir zaman öncesine kadar Ankara ile tam zıt pozisyonda ilerleyen Paris, yeni bir yol tercih etti?

Suriye’den, Libya’dan, Doğu Akdeniz’den, Dağlık Karabağ’dan örneklerle başlıyor anlatmaya Prof. Dr. Uysal ve tüm bu konularda Fransa’nın Türkiye ile ciddi gerilim yaşadığını hatırlatıyor.

Bu başlıklar içinde Fransa’nın en büyük rahatsızlığının Libya’da olduğuna işaret eden ORSAM Başkanı’na göre zaten asıl kırılma da burada… “Ankara’nın Libya’daki net başarısı Fransa’ya geri adım attırdı” diyor Prof. Dr. Uysal ve bu durumun öncesinde Macron yönetiminin Türkiye’yi kışkırtacak adımlar atmaktan geri durmadığını anımsatıyor.

[ORSAM Başkanı Prof. Dr. Ahmet Uysal.]

MACRON İÇ SİYASETTE DE ÇOK ZORDA

Libya’da Türkiye’nin kararlı tutumunun Fransa’nın geri adımında ‘kilit’ rol oynadığını söyleyen Uysal, Macron’un iç siyasette yaşadığı sorunlar yumağını hatırlatıyor. Libya ve Doğu Akdeniz’de Türkiye’ye karşı vites yükselten ancak istediği sonucu alamayan Macron’un ülkesinde tüm bunlara ek ve eş zamanlı olarak iç siyasette son derece fırtınalı bir döneme girildiğini anlatıyor.

Çiftçilerden emeklilere, gençlerden memurlara kadar hemen her kesimin ‘baş kaldırdığı’ Fransa’da yaşananların Macron’un elini güçsüz kıldığını kaydeden Uysal, “Son yıllarda içeride iyice sıkışan bir lider görüyoruz. Yakında seçimler var ve Macron’un şansı pek yüksek değil. Bunları kendisi de görüyor ve daha fazla sorun istemiyor. Çıkarlar örtüşmese de iki liderin görüşmesinden ‘sükunet’ çıkmasının temelinde bunlar yatıyor” diyerek süreci özetliyor.

[Fransa Cumhurbaşkanı Macron, ülkesinde de fazlasıyla zorlu bir dönem geçiriyor.]

SORUNLAR BUGÜNDEN YARINA DÜZELMEZ

ORSAM Başkanı Prof. Dr. Uysal bu noktada kritik bir saptama yapıyor ve Ankara-Paris arasındaki sıkıntıların ‘bugünden yarına’ düzelmesinin mümkün olmadığına dikkat çekiyor.

Bu durumun temelinde yatan gerekçeyi soruyoruz:

“Fransa sömürge geleneği olan bir ülke. Ne olursa olsun bunu sürdürmek istiyor. Bunu sürdürmesi için de bazı coğrafyalarda etkisini asla kaybetmemesi gerek. Burada basit bir yaklaşım ortaya koyuyorlar ve ‘bizim güçlü olduğumuz alana başka bir aktör girmesin’ düşüncesiyle hareket ediyorlar.

Ancak sahada durum onların istediği gibi gitmiyor. Türkiye’nin farklı bölgelerde etkisini artırdığı bir süreç yaşıyoruz. Haliyle Paris, Ankara’nın bu adımlarını ‘Bana rakip oluyorlar’ şeklinde okuyor ve karşı hamle yapıyor. Bu hamle kimi zaman PKK-PYD desteğiyle oluyor, kimi zaman Atina’ya silah desteği üzerinden ilerliyor, kimi zaman da Libya’daki nüfuzu kullanarak bazı grupları Türkiye’ye karşı kışkırtmayla vücut buluyor.

Fotoğraf böyleyken Erdoğan-Macron görüşmesinin bugünden yarına sonuç vermesini beklemek doğru olmaz. Bu başlıkları hemen çözemezsiniz. Hem Türkiye hem de Fransa kendi çıkarlarını öncelemeye devam edecek. İki liderin bir araya gelmesi ve sonrasındaki olumlu açıklama bu sürecin ‘saygı ve diyalog’ temelinde ilerlemesi açısından bir dönüm noktası olabilir.

Daha net bir ifadeyle ‘Birbirimizi daha fazla yıpratmadan, serbest bir rekabetle ilerleyelim’ anlayışının önce çıkacağı bir yakın gelecek görebiliriz. Aslında Fransa, Türkiye’nin bileğini bükemedi ve bu nedenle şimdi rakibinin elini sıkan bir pozisyon aldı. Yeni sürecin neler getireceğini hep birlikte göreceğiz.”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.