Site Rengi

HABER ÖZETİ
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan savaşı bitirmek için 3 şart açıkladı..
Gözler Merkez Bankası’nın açıklayacağı faiz kararında..
Kahpe İsrail Beyrut’a bomba yağdırıyor..
İran, İsrail ile ABD’ye karşı 1 tonun altında füze kullanmayacağını açıkladı!.
Trump gözünü İran’ın en büyük petrol kaynağına dikmiş!.
TRT’yi hedef alan Gani Müjde’ye CONTASIZ KAPAK!.
İsrail basını Trump’un İran tarafından ağır darbe aldığını yazdı..
Maaşlar ve ikramiyeler bayramdan önce hesaplara yatacak..
ABD sığıntısı Pehlevi alçağından İranlılara “Sokaları Terörize Edin” çağrısı!.
İran Hürmüz Boğazı’na mayın döşüyor..
APP Plakalara kesilen cezalar iptal edildi..
ABD Basını: Trump Orta Doğu’da Bataklığa Saplandı!.
Pentagon İran savaşında ölen ve yaralanan asker sayısını açıkladı..
İran açık açık uyardı!. Hürmüz Boğazı’ndan geçeni vururuz!.
Galatasaray İngiliz devi Liverpool’u bozguna uğrattı!.
Trump’tan U dönüşü!. İran ile görüşebileceğini söyledi!.
İsrail’in Müslüman Düşmanı Kuduz Köpeği Ben-Gvir’in İran saldırılarında öldüğü iddia edildi!.
İmamoğlu’nun avukatının şov yapmak için attığı palavra elinde fena patladı..
İran Avrupa’yı Körfez ülkelerini diplomatik krize soktu..
İran’dan Kahpe ABD’ye ve Kahpe İsrail’e ateşkes şartı!.
Hatay ve Gaziantep’e düşen füzelerin nereden atıldığı belli oldu..
Trump’ın “Savaş Bitti” mesajı petrol fiyatlarını dibe indirdi..
İran ile baş edemeyen Trump iti “Savaş Bitti” diyerek pes etti!.
Cumhurbaşkanı Erdoğan Özgür Özel’i yerden yere vurdu: Şuursuz, Kifayetsiz!.
İran’dan ateşlenen füze Gaziantep semalarında etkisiz hale getirildi..
İBB Yolsuzluk Davası Başladı!. Şov yapmak isteyen İmamoğlu’a mahkeme başkanından sert uyarı!.
İran’dan ABD ve İsrail’e savaş resti: 6 ay daha savaşabiliriz!.
Petrol fiyatları son dört yılın zirvesinde..
Kabine Orta Doğu’daki savaş gündemi ile toplanıyor..
Trump: Savaşın bitiş zamanına Netanyahu ile ortak karar vereceğiz..
DOLAR
EURO
ALTIN
BIST

Uğur Mumcu’nun katledilişinin üzerinden 33 yıl geçti!.

Uğur Mumcu’nun katledilişinin üzerinden 33 yıl geçti!.
24.01.2026
A+
A-

Uğur Mumcu suikastının üzerinden 33 yıl geçti. Ankara’daki evinin önünde bombalı saldırı sonucu hayatını kaybeden araştırmacı gazeteci Mumcu’nun ölümünün ardındaki sır perdesi hala aralanamadı. Mumcu, suikasttan bir süre önce kaleme aldığı “Dipsiz Kuyu” başlıklı yazısında, “Orta Doğu, emperyalizmin kol gezdiği, terör örgütleri ile çeşitli istihbarat örgütlerinin kanlı ve kirli oyunlar oynadığı karanlık dipsiz bir kuyudur. Bu karanlık ve dipsiz kuyuda cinayetler birbirini izler. Kim, kimi, neden öldürüyor? Bu soruların yanıtlarını anında bulmanın olanağı yoktur. Olaylar yıllar sonra aydınlanır. O da bir kısmı!” ifadelerini kullanmıştı..

Araştırmacı gazeteci Uğur Mumcu’nun 24 Ocak 1993’te Ankara’da evinin önünde bombalı suikastla hayatını kaybetmesinin üzerinden 33 yıl geçti..

22 Ağustos 1942’de, Tapu Kadastro memuru Hakkı Şinasi ile Nadire Mumcu’nun dört çocuğundan biri olarak Kırşehir’de dünyaya gelen Mumcu, ailesinin Ankara’ya taşınması üzerine ilk, orta ve lise öğrenimini burada tamamladı.

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 1965’te mezun olan Mumcu, öğrencilik yıllarında Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan “Türk Sosyalizmi” makalesiyle “Yunus Nadi Ödülü”nü aldı.

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi İdare Hukuku Kürsüsü Profesörü Tahsin Bekir Balta’nın asistanlığını yapan Mumcu, Milliyet gazetesinde incelemeler kaleme aldı..

Mumcu, 12 Mart 1971 dönemindeki bir yazısında kullandığı “ordu uyanık olmalı” sözleriyle, “orduya hakaret etmek” ve “sosyal bir sınıfın öteki sosyal sınıflar üzerinde tahakkümünü kurmak” suçunu işlediği iddiasıyla gözaltına alındı.

Mamak Askeri Cezaevinde bir yıla yakın tutuklu kalan, yargılandığı davada 7 yıl hapse mahkum edilen Mumcu, kararın Yargıtay tarafından bozulması üzerine tahliye edildi.

Serbest bırakılmasının ardından askere alınan Mumcu, askerliğini “yedek subay” olarak yapması gerekirken, kendi tabiriyle “sakıncalı piyade” olarak tamamladı.

Tuzla Piyade Okulundaki eğitimi sırasında okul yönetimi tarafından “kötü hal ve düşünce sahibi” olduğu gerekçesiyle disipline sevk edilen Mumcu, “er” statüsüne düşürülerek Ağrı’nın Patnos ilçesine gönderildi.

Askerlikten sonra üniversitedeki görevinden ayrılan Mumcu, profesyonel gazeteciliğe 25 Şubat 1974’te Yeni Ortam gazetesinde “Anarşist!..” başlıklı yazısıyla başladı.

Köşe yazılarında hem sorunları dile getiren hem de hukuka aykırı ve yasa dışı uygulamaların üstüne giden Mumcu, yazdığı kitaplarla da ses getirdi.

TİYATROYA UYARLANDI

Güldal Homan ile 19 Temmuz 1976’da evlenen Mumcu’nun bir oğlu (Özgür) ve bir kızı (Özge) oldu.

Usta gazetecinin 1977’de yayımlanan “Sakıncalı Piyade” kitabı tiyatroya uyarlandı ve Ankara Sanat Tiyatrosunda yüzlerce kez sahnelendi.

Mumcu, terörün silah kaçakçılığıyla ilişkisini ortaya koymak ve bu yönde kamuoyu oluşturmak için 1981’de “Silah Kaçakçılığı ve Terör” kitabını okurlarıyla buluşturdu.

Papa 2. Jean Paul’e düzenlediği silahlı saldırıya ilişkin Mehmet Ali Ağca ve bağlantıları hakkında araştırma yapan Mumcu’nun, “Rabıta” ve “12 Eylül” kitapları 1987’de, önemli araştırmalarından kabul edilen “Kürt-İslam Ayaklanması 1919-1925” eseri ise 1991’de yayımlandı.

SIR PERDESİ ARALANMADI

Uğur Mumcu, Yazar Musa Anter’in öldürülmesinden sonra 27 Eylül 1992’de Cumhuriyet gazetesinde kaleme aldığı “Dipsiz Kuyu” başlıklı yazısında, “Orta Doğu, emperyalizmin kol gezdiği, terör örgütleri ile çeşitli istihbarat örgütlerinin kanlı ve kirli oyunlar oynadığı karanlık dipsiz bir kuyudur. Bu karanlık ve dipsiz kuyuda cinayetler birbirini izler. Halk deyişi ile Orta Doğu’da ‘kimin eli kimin cebindedir’ bilinmez. Kim, kimi, neden öldürüyor? Bu soruların yanıtlarını anında bulmanın olanağı yoktur. Olaylar yıllar sonra aydınlanır. O da bir kısmı!” ifadelerini kullandı.

Mumcu, 24 Ocak 1993’te arabasına yerleştirilen bombanın patlaması sonucu hayatını kaybetti. Suikastı, İBDA-C ve Hizbullah gibi örgütler üstlense de aradan geçen 33 yıla rağmen cinayetin üzerindeki sis perdesi aralanamadı.

Türkiye’yi sarsan suikasta ilişkin ilk yargılamalar, Mumcu’nun ölümünden 7 yıl sonra başladı. Mumcu suikastı ile Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı, Prof. Dr. Muammer Aksoy ve Doç. Dr. Bahriye Üçok cinayetlerini de kapsayan davanın adı “Umut” oldu.

Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen dava, cinayetlerin ardındaki sırrı tam olarak ortadan kaldıramadı.

YARGILAMA SONUNDA CEZA ALANLAR OLDU

İlk derece mahkemenin kararının Yargıtay tarafından bozulmasının ardından, yeniden görülen davada, 3 sanık “yasa dışı Tevhid-Selam ve Kudüs Ordusu örgütünü kurmak ve yönetmek” suçundan, 5 sanık ise aynı örgüte üyelikten çeşitli sürelerde hapis cezalarına mahkum edildi.

Bu kapsamda sanıklardan Mehmet Ali Tekin, Hasan Kılıç ve Ekrem Baytap, “silahlı suç örgütü kurma ve yönetme” eylemlerinden 12 yıl 6’şar ay hapisle cezalandırıldı.

Sanıklar Abdulhamit Çelik, Fatih Aydın, Yusuf Karakuş, Mehmet Şahin ve Recep Aydın’a ise “silahlı suç örgütü üyesi olmak”tan 6 yıl 3’er ay hapis cezası verildi.

Anayasa Mahkemesi, gözaltında tutuldukları tarihlerdeki mevzuatın, gözaltı süresinde avukata erişim imkanı tanımadığı gerekçesiyle, sanıklar Recep Aydın, Mehmet Ali Tekin, Hasan Kılıç, Mehmet Şahin ve Yusuf Karakuş’un yeniden yargılanmasına karar verdi.

Öte yandan suikastın kilit ismi olarak bilinen ve bombayı araca yerleştirdiği öne sürülen davanın firari sanıklarından Oğuz Demir’in dosyası ayrıldı. Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Demir’in yargılanmasına devam ediliyor..

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.