Üsküdar Belediyesi’ndeki milyonluk rüşvet çarkı deşifre oldu..
Üsküdar Belediyesi’ne yönelik ‘usulsüzlük’ ve ‘rüşvet’ soruşturmasında itirafçı olan müteahhit Engin Araz ve Yapı Denetimci Ahmet İşman, belediyede dönen ‘rüşvet çarkı’nı anlattı.
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Üsküdar Belediyesi’nde yapı ruhsatı ve iskan ruhsatı süreçlerinde usulsüzlük ve rüşvet iddialarıyla yürüttüğü soruşturmada kritik bir gelişme yaşandı.
7 Nisan’da İstanbul ve Yalova’da 30 adrese düzenlenen eş zamanlı operasyonda 22 şüpheli gözaltına alınmıştı.
Soruşturma kapsamında aralarında Üsküdar Belediye Başkan Yardımcısı Filiz Deveci ile Kent A.Ş. Genel Müdürü Nazım Akkoyunlu’nun da bulunduğu 9 şüpheli tutuklanırken, müteahhit Engin Araz ve yapı denetimci/iş takipçisi Ahmet İşman adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı..
Her ikisi de etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak savcılıktaki ifadelerinde belediyedeki rüşvet çarkını detaylarıyla anlattı.
“BELEDİYEDEN İSKAN ONAYI İSTEDİĞİMİZDE BİZİ SÜRÜMCEMEDE BIRAKTILAR”
Soruşturmada şüpheli olarak ifade veren müteahhit Engin Araz, Üsküdar Küçüksu Mahallesi’ndeki 4 bloklu inşaatının ruhsat ve iskan süreçlerini anlattı.
Araz ifadelerinde şu sözleri kullandı:
“Gözaltında kaldığım süre boyunca düşündüm ve huzurunuzda etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğimi beyan ederim. Benim Üsküdar İlçesi, Küçüksu Mahallesi, Kaldırım Caddesi’nde 863 Ada, 56 – 59 – 62 ve 65 nolu parseller üzerinde 4 bloklu inşaatım vardır, ben bu inşaatın ruhsat işlemlerine hatırladığım kadarıyla 2021 yılında başvurdum, ruhsat aldım ve inşaata başladım.
İnşaatımızı yüzde 80 oranında bitirdiğimizde, yüzde 80 iskan onayı diye bir onayı belediyeden almamız gerekir, biz yüzde 80 onayını belediyeden istediğimizde, bize çeşitli bahaneler sunarak işimizi sürüncemede bırakıp onay vermediler.”
“180 ÖĞRENCİYE 15 BİNER TL ÖDEME YAPARSANIZ ONAY VERİLECEK”
“Hatırladığım kadarıyla o dönem bu işlerden sorumlu kişi Mevlüt Güray isimli kişiydi, Ahmet İşman, bu kişilerle görüşür, bu kişilerden aldığı bilgileri bana ve ortağıma söylerdi, yüzde 80 onayı uzayınca arsa sahiplerine cezai şart ödemek durumunda kaldık.
O dönem sorumlu olan kişi; Mevlüt Güray isimli müdürdü. Bu müdür, Ahmet İşman’a, yüzde 80 iskan onayı vermek için hatırladığım kadarıyla Üsküdar İlçesinde oturan ve öğrenci olan 170-180 öğrenciye, kişi başı 15 biner TL olmak suretiyle ödeme yapmamız durumunda yüzde 80 onayı verebileceğini söylemiş.
Bize Ahmet İşman bir USB bellek ve bu USB’nin içerisinde öğrenci adı ve İBAN numaralı yazılı dökümanı getirdi, biz inşaatımızın işlemlerinin bir an önce bitmesi ve arsa sahiplerine cezai şart ödemek durumunda kalmamız ve maddi olarak zora girmemiz nedeniyle bu hususu kabul ettik.”
“BİR SÜRE SONRA BELEDİYE TARAFINDAN TEKRAR BİZE YOKUŞ YAPMAYA BAŞLANDI”
“Şirketimiz olan Gefa ve Siray Adi Ortaklığı hesabından bu USB bellekte bulunan kişilerin IBAN’larına 15 biner TL gönderdik. Bu para gönderme olayı net hatırlamamakla birlikte 2025 yılı Eylül – Ekim aylarında gerçekleşti diye hatırlıyorum.
Biz belirtilen hesaplara bu parayı gönderdikten sonra yüzde 80 iskan onayı belediye tarafından bize verildi. Biz yüzde 80 onayından sonra asıl iskan için hemen belediyeye tekrar başvurduk. Bu süre zarfında inşaatın eksik kısımlarını tamamladık.
Biz iskan onayına başvurduktan bir müddet sonra iskan alma durumunda iken tekrar işlerimiz yürümemeye ve belediye tarafından bize yokuş yapılmaya başlandı.
Ben bu süreçte sürekli ortağım Sinan ve Ahmet İşman ile telefonda görüşüyordum, günde 5-6 kez Ahmet ile görüşüp süreci hızlandırmasını, mağdur olduğumuzu belirtiyordum, iskanı alamadığım her süre toprak sahiplerine cezai şerh nedeniyle para ödemek durumunda kaldım.”
“NİHAYETİNDE BİZDEN 3,5 MİLYON TL VE 40 BİN DOLAR PARA İSTENDİ”
“Ben belediyedeki yeni yönetimden sonra Üsküdar ilçesinin her bir mahallesine ayrı ayrı tarifeler konduğunu, bu tarifelere göre müteahhitlerden para istendiğini uzun yıllar orada müteahhitlik yaptığım için duymuştum. Ahmet bana gelerek; bu tarifelere uymamızın belediye tarafından istendiğini, bizden yüklü miktarda bir meblağ istediklerini (ilk istenilen parayı hatırlamıyorum. Verdiğimiz parayı ifademin devamında söyleyeceğim) söyledi.
Ahmet bana bu parayı Nazım Akkoyunlu ve ekibindeki Alperen isimli Yapı Kontrol Müdürü, Mevlüt isimli Müdür ve Özgür isimli Kent A.Ş.’de görevli kişilerin istediğini söyledi.
Ahmet bu süreci daha çok ortağım Sinan Binali ile birlikte yürüttü, bana ne kadar verilecek konusunda bilgi veriyorlardı. Ahmet, belediyedeki ismini zikrettiğim kişiler ile pazarlık yaptı, en nihayetinde 3 milyon 500 bin TL tutarında para ve ayrıca 40 bin dolar para istenildiğini bize iletti.”
“PARAYI VERDİKTEN SONRA BELEDİYE TARAFINDAN İSKANLAR ÇIKARILDI”
“Biz hatırladığım kadarıyla şirket hesabından 3 milyon 500 bin TL tutarında parayı bankadan nakit olarak çekip çantaya koyup Ahmet’e verdik. Bu parayı hatırladığım kadarıyla şirketimizin ana ofisinde ya da inşaatımızın bulunduğu yerdeki satış ofisimizde 2025 yılı Kasım ayı gibi verdik.
Bu parayı verdikten 15 gün sonra kalan 40 bin doları da; bankadan şirket hesabından çekip çantaya koyup Ahmet’e verdik.
Ahmet bu paraları müdür olan Alper isimli kişiye verdiğini söyledi. Parayı verdikten sonra 56-59-62 ve 65 nolu parsellerdeki blokların peyderpey iskanları belediye tarafından çıkarıldı. İşlemler bu şekilde yürüdü.”
“BİZ NAZIM’I BELEDİYE BAŞKAN YARDIMCISI OLARAK BİLİYORDUK, DEĞİLMİŞ”
Yapı Denetimci Ahmet İşman ise ‘Üsküdar Belediyesi’ndeki rüşvet çarkını’ anlatmak istediğini belirterek etkin pişmanlık talebinde bulundu.
İşman itirafında şu sözleri kullandı:
“TCK 221 maddesi kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak üzere bildiklerimi müdafim eşliğinde huzurunuzda anlatmak istiyorum. Üsküdar Belediyesi’ndeki rüşvet çarkını anlatmak istiyorum. Üsküdar Belediyesi seçimden sonra el değiştirince Sinem Dedetaş ve ekibi belediyeye geldi.
İlk zamanlar biz Nazım’ı belediye başkan yardımcısı olarak biliyorduk. Hatta imar, ruhsat ve yapı kontrol birimlerinden sorumlu belediye başkan yardımcısı olarak biliyorduk. Belediyedeki odasında da belediye başkan yardımcısı olarak tabelası asılıydı. Daha sonra Nazım’ın memur olmadığı, bu sebeple de başkan yardımcısı olmadığı ortaya çıktı.”
“BELİRLEDİKLERİ RÜŞVET MİKTARI ÖDENMEDEN HİÇBİR İŞLEM YAPILMAZ”
“Bunun akabinde odasından da isimliği değiştirdiler. Nazım’ın başkanlığında yapı kontrol müdürü Alperen, Ege Akkoyunlu ve Hakan Yavuz haftada bir defa toplantı yaparak Yapı Kontrol Müdürlüğü’nün toplantısını yaparlar. Burada işleri devam eden projelerin seviye tespitlerine göre alınacak rüşvet miktarı belirlenir.
Bu belirlemiş oldukları rüşvet miktarlarını ilgili yapı yerin ya müteahhitine ya da iş takipçisine bildirirler. Bu rüşvet miktarı ödenmeden hiçbir işlem yapılmaz. İstenilen rüşvet istenilen yere veya elden kendilerine ulaşmadıkça inşaatın ilerlemesi yapılmaz, bizde yapı denetim hak edişini alamayız, bu sebeple de firma bize maaş vermez.”
“RÜŞVET ÇARKINDAN BELEDİYE BAŞKANININ HABERİNİN OLMAMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR”
“Bunu bildikleri içinde bizim üstümüzden müteahhitlere bu durumun ulaştırılması söylenir. Genelde parayı elden alıyorlar. Parayı yapı kontrol müdürü Alperen toplar. Alperen’den öncede Mevlüt müdür topluyordu.
Paralar Nazım’a ulaştırılıyor diye biliyorum. Nazım’dan sonra ne olduğunu bilmiyorum. Belediyedeki bu rüşvet çarkından belediye başkanının haberinin olmaması mümkün değildir. Çünkü çok yüksek miktarda para topluyorlar.”
“PARAYI KENDİ HESABIMDAN BELEDİYENİN SPOR KULÜBÜNE GÖNDERDİM”
“Bin 38 ada 24, 26 parsellerdeki inşaatın müteahhiti Ekrem Acar’dır. Normalde bu işin iş takibini yapan kişi Sedat Güzel’dir. Alperen müdür buranın cezasının düşürülmesi ve iskan ruhsatı için bana Sedat’a söyle Üsküdar Belediyesi Spor Kulübü’ne 900 bin TL para yatırsın dedi. Ben de bu durumu Sedat’a söyledim.
Sedat müteahhitten 900 bin TL’yi aldı fakat yatırma işlemini beceremediği için benden rica etti. Sedat parayı benim hesabıma yolladı. Ben de kendi hesabımdan Üsküdar Belediyesi Spor Kulübü’nün hesabına gönderdim. Eylem 1’de geçen Sinan’ı emniyet birimleri bulamamıştı. Yanlış kişiyi bulmuşlardı. Ben doğru kişiyi tespit ederek emniyet birimlerine yardımcı oldum. Bu olayı da hatırlıyorum.”
“BURASI 5 BLOKTU, 4’Ü RÜŞVET İLE ALINDI”
“Alperen’in ifadesi doğrudur. 3 milyon 500 bin TL’yi dolar şeklinde Özkan Sinan Binali bana elden teslim etti. Ben de bu parayı Alperen’in evine giderek elden teslim ettim. Telefonumda Alperen ile bu konuyla alakalı yazışmalarımız duruyor olabilir. Eylem 2’de geçen olayı hatırlıyorum.
Burada da 1 milyon 250 bin TL’nin döviz karşılığını Özkan Sinan Binali’den alarak Alperen’e belediyede teslim ettim diye hatırlıyorum. Burası 5 bloktu. 4 blokun iskanı rüşvet ile alındı.”
“İSTENEN 1,5 MİLYON TL PARA ÖDENMEDİĞİ İÇİN ORANIN İSKANI KALDI”
“1 blokun iskanı hala bekliyor. Oraya da 1 milyon 500 bin TL istenmişti, o para ödenmediği için oranın iskanı kaldı. Yine bu 1 milyon 500 bin TL’yi Alperen istemişti. Burada hatırladığım kadarıyla Özkan Sinan Binali’ye de 200 tane öğrenciye burs verdirdiler diye biliyorum.
Makbuzunu bana Özkan Sinan Binali göstermişti. Hatta burs yatırdığı öğrencilerden biri kendisini arayarak niçin bana para yatırıyorsun, bir daha bana para yatırma dedi diye biliyorum.
13.02.2026, 17.02.2026 tarihli tape kayıtları 1038 ada 24, 26 parsellerdeki yukarıda anlattığım olaya ilişkindir. 02.03.2026 tarihli 3 adet tape kayıtları ve 09.03.2026 tarihli tape kayıtları Eylem 3’de geçen olaya ilişkindir. Diğer tape kayıtları ise rutin görüşmelere ilişkindir.”