Site Rengi

HABER ÖZETİ
İtalya’da yağmacılara karşı ordu sokağa iniyor!.
CHP’li Tanju Özcan yolsuzluktan 7 yıl 3 ay hapse mahkûm edildi!.
Türkiye’nin en önemli kurulunun başına bir İngiliz geldi!.
Sergen Yalçın A Milli Takımı çalıştırmaya resmen başladı..
Mekke Anlaşması kanun teklifi Meclis’te..
Kışlaya yapılan villaları AK Partili vekiller ve bürokratlar havada kapmış!.
30 milyon rüşveti alan SPK Başkanı helâllik istemiş!.
Alev topuna dönen Fransa’da sokağa çıkma yasağı ilan edildi!.
Salah’lı Karadeniz fırtınası önüne geleni deviriyor!.
Mahkemeye sevk edilen Murat Ağırel, Aylin Kotil ve Ömer Sarıgül tutuklandı!.
Sarıgüller kara para aklamaktan tutuklanma talebi ile mahkemeye sevk edildi!.
Esenyurt Belediyesi’ne kayyum olarak atanan bu rüşvetçi hırsız kimin referansı ile geldi!.
Özgür Özel erken seçime kapıları kapattı!.
Milyonlarca euroluk Sarıgüller operasyonunda 17 kişi gözaltına alındı!.
Fsansız polisi göstericileri bayıltana kadar dövüp gözaltına alıyor!.
Çaldıkları milyarları yakalanınca iade edenlere hapis cezası yok!.
Tam 132 defa sahte zeytinyağı üretmekten işlem yapıldı ama yine de tutuklanmadı!.
Sarı Yelekliler Avrupa Baharı’nın startını verdi!.
Fon skandalı AK Parti’ye yüzde 6 oy kaybettirdi!.
Üniversiteli köpekperestler sokak köpekleri için polise saldırdı!.
Paris sokakları savaş alanına döndü!.
Arda Güler, imzalı formasını hafızlık öğrencilerine hediye etti..
İBB HALK Ekmeğin adım adım iflasa sürüklenişi!.
Sarıgüllülerin kara para aklama videosu ortaya çıktı!.
Küçük kız çocuklarını yarı çıplak soyup pedofili sapıkların önüne atacaklardı!.
Firari Emir Sarıgül’ün babası Mustafa Sarıgül’ün konutuna saklandığı tespit edildi!.
AKOM’dan İstanbullulara Turuncu Kodlu şiddetli yağış uyarısı!.
Milyarlar buhar olup uçtuktan sonra gelen düzenleme!.
Murat Ağırel ve Sarıgül takımına kara para aklamaktan gözaltı kararı!.
Fatma Betül Sayan Kaya’nın hırsızlığı AK Parti’ye en ağır darbeyi vurdu!.
DOLAR
EURO
ALTIN
BIST

YÖK’ten üniversitelere Cuma Namazı talimatı..

YÖK’ten üniversitelere Cuma Namazı talimatı..

YÖK’ün üniversitelere yazdığı resmi yazıda, cuma namazı vaktine denk gelen etkinliklerin öneminin altı çizilerek akademik ve idari personel ile öğrencilerin din ve vicdan hürriyetinin sağlandığı bir ortamda olmaları için gerekli düzenlemelerin yapılması istendi..

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), cuma namazı saatleriyle çakışan mesai, ders ve sınavlara ilişkin üniversitelere yazı göndererek akademik ve idari personel ile öğrenciler için gerekli kolaylıkların sağlanmasını talep etti.

ÜNİVERSİTELERE YAZI GÖNDERİLDİ

Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı, tüm üniversitelere gönderdiği yazıyla cuma namazı saatleri ile mesai, ders, sınav ve uygulama saatlerinin çakışması durumunda gerekli düzenlemelerin yapılması gerektiğini hatırlattı.

“KAMUDA İSTEYENLER MESAİ KAYBI OLMAKSIZIN CUMA NAMAZI İÇİN İZİN ALABİLİYOR”

Yazıda, 8 Ocak 2016 tarihli ve 29587 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2016/1 sayılı Başbakanlık Genelgesi anımsatılarak, kamu kurumlarında isteyen personele mesai kaybına neden olmaksızın cuma namazı için izin verileceğinin düzenlendiği vurgulandı. Bu çerçevede YÖK’ün daha önce üniversitelere gönderdiği yazılarda da benzer uyarıların yapıldığı belirtildi.

“DERS VE SINAV PROGRAMI TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİ SINIRLAMAMALI”

YÖK, Anayasa’nın 24’üncü maddesinde güvence altına alınan din ve vicdan hürriyeti ile 42’nci maddede düzenlenen eğitim ve öğretim hakkının birlikte ve dengeli biçimde korunmasının zorunlu olduğuna dikkat çekti.

Üniversitelerin ders programı, sınav ve uygulama saatlerini belirleme yetkisine sahip olduğu ancak bu yetkinin temel hak ve özgürlükleri sınırlayıcı şekilde kullanılamayacağı ifade edildi.

MESAİ, DERS VE SINAVLARIN ZAMANI YENİDEN DEĞERLENDİRİLMELİ

Yazıda ayrıca üniversitelerde cuma namazı vakitleriyle çakışabilecek nitelikteki mesai, ders, sınav ve uygulamaların yeniden değerlendirilmesi ve gerekli idari tedbirlerin alınması istenerek, şu ifadelere yer verildi:

Yükseköğretim kurumlarında cuma namazı vakitleri ile çakışabilecek nitelikteki mesai, ders, sınav ve uygulamalara ilişkin düzenlemelerin, din ve vicdan hürriyetinin fiili kullanımını ve eğitim-öğretim faaliyetlerinin sürekliliğini birlikte gözeten bir yaklaşımla yeniden değerlendirilmesi; söz konusu faaliyetlerin, cuma namazı saatlerinde yerine getirilecek ibadetleri aksatmayacak şekilde planlanması ve gerekli idari tedbirlerin alınması hususunda gereğini rica ederim.

TAM METİN:

“8 Ocak 2016 tarihli ve 29587 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2016/1 sayılı Başbakanlık Genelgesinde Anayasa ve ilgili mevzuatla güvence altına alınan dini inanç hürriyetinin bir gereği olarak? cuma namazı saatinin mesai saatlerine denk gelmesi halinde kamu kurum ve kuruluşlarımızda çalışanlardan isteyenlere mesai kaybına neden olmaksızın izin verileceği düzenlenmiştir. Kurulumuz Başkanlığının tüm üniversitelere gönderdiği 04.04.2018 tarihli ve E.26649 sayılı yazısı ile yukarıda bahsi geçen Genelge dikkate alınarak “Yükseköğretim Kurumlarımızda mesai, ders, smnav ve uygulama saatlerinin Cuma namazı saati ile çakışması halinde eğitim ve öğretim faaliyetlerinde bir aksaklığa meydan vermeden gerekli tedbirler almarak isteyen akademik ve idari personel ile öğrencilere gerekli kolaylığı sağlanması; mesai saatleri ve/veya ders çizelgeleri, uygulama ve sınav saatlerinin bu doğrultuda düzenlenmesi” hususu bildirilmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 24’üncü maddesi ile güvence altına alınan din ve vicdan hürriyeti, yalnızca bireyin inancını açıklama veya açıklamama serbestisini değil, bu inancın doğal ve zorunlu sonucu olan ibadetlerin fiilen ve serbestçe yerine getirilebilmesini de kapsayan temel bir anayasal haktır. Anayasa’nın 42’nci maddesinde güvence altına alınan eğitim ve öğretim hakkı ise, bireyin eğitim faaliyetlerine erişiminin ve bu faaliyetlerden yararlanmasının kesintisiz biçimde sağlanmasını amaçlamaktadır. Bu iki temel hakkın birlikte değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, din ve vicdan hürriyetinin kullanımını engelleyen veya fiilen imkânsız hale getiren uygulamalar kadar, eğitim ve öğretim hakkını zedeleyen düzenlemelerden de kaçınılması; her iki hakkın özüne dokunulmaksızın, birlikte ve dengeli biçimde kullanılmasını teminen gerekli tedbirlerin alınması, Anayasa’nın bağlayıcılığı ve üstünlüğü ilkesinin idare bakımından doğal bir sonucudur. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu kapsamında yükseköğretim kurumlarının yıllık eğitim-öğretim programı ve akademik takvimin belirlenmesi ile ders saatleri ve sınavlarına ilişkin düzenlemeler yükseköğretim kurumunun yetkili kurullarının yetkisi dahilinde olsa da söz konusu yetkinin kullanımı Anayasa ile güvence altına alınmış temel hak ve özgürlükleri sınırlayıcı veya ortadan kaldırıcı biçimde yorumlanmamalıdır.

Yükseköğretim kurumlarında cuma namazı vakitleri ile çakışan mesai, ders, sınav ve uygulama düzenlemeleri bakımından, akademik ve idari personel ile öğrencilerin din ve vicdan hürriyetlerini fiilen kullanabilmelerini teminen gerekli kolaylıkların sağlanması, Anayasa’nın 24’üncü maddesinde güvence altına alınan din ve vicdan hürriyeti ile 42’nci maddesinde düzenlenen eğitim ve öğretim hakkının birlikte korunmasının doğal bir sonucudur. Bu çerçevede, yükseköğretim kurumlarında cuma namazı vakitleri ile çakışabilecek nitelikteki mesai, ders, sınav ve uygulamalara ilişkin düzenlemelerin, din ve vicdan hürriyetini fiili kullanımını ve eğitim-öğretim faaliyetlerinin sürekliliğini birlikte gözeten bir yaklaşımla yeniden değerlendirilmesi; söz konusu faaliyetlerin, cuma namazı saatlerinde yerine getirilecek ibadetleri aksatmayacak şekilde planlanması ve gerekli idari tedbirlerin alınması hususunda gereğini rica ederim.

Prof. Dr. Erol ÖZVAR Başkan”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.