Site Rengi

HABER ÖZETİ
İkinci kez hakim karşısına çıkan Mehmet Akif Ersoy’un tutukluluğun devamına karar verildi!.
Fon vurgunundan 214 kişi 187 milyar 653 milyon tokatlamış!.
Ekrem’in gizli kasası Yunanistan’da yakalandı!.
TFF olağanüstü seçim gündemi ile toplanıyor..
Sayan sülalesinin bürokrasi saltanatı yıkılıyor!.
Fon soruşturmasında dezenformasyon yaptıkları için ifadeye çağırıldılar!.
Afyon Vali Yardımcısı silahla vurulmuş halde ağır yaralı olarak bulundu!.
Gözaltına alınan Berna Laçin’den jet hızında kıvırma!.
Fon mağdurlarına anapara ödemeleri başladı..
Üzerinde 1,630 mülk kaydı bulunan AK Partili Başkan Yardımcısı pes dedirtti!.
AK Partili Başkan ve Yardımcısının üzerine kayıtlı tam 2031 mülk çıktı!.
Bakan beyin borsadaki 50 milyar dolarlık vurgundan haberi yok galiba!.
İstanbul’da bina çöktü!.
ABD ile Yunanistan arasında 4 milyar dolarlık askeri anlaşma!.
Fatma Betül Sayan Kaya AK Parti’den ihraç edildi!.
Fon hırsızlarına kaptırılan paralar yarından itibaren ödenmeye başlıyor..
Fatma Betül Sayan Kaya ve sevgili Kocişi hakkında soruşturma izni verildi!.
Montella’yı kovmaya hazırlanan TFF Arda Turan’ın kapısını çalacak..
Ahmet Denizolgun cinayetini örtbas etmek için ellerinden geleni yapmışlar!.
Fatma’nın 72 yaşındaki annesi GYO şirketi kurmuş!.
Parti içinden Erdoğan’a borsa vurgunu çağrısı: NEŞTERİ VUR YOKSA MİLLET SANDIKTA NEŞTERİ VURACAK!.
Aradan iki gün geçti Ömer Çelik halâ fon hırsızı ile olan tatil iddialarına cevap vermedi!.
Sedat Peker ve ailesine havlayan ite jet hızında uyarı!.
Merkez Bankası’ndan enflasyon masalları!.
Ataşehir ve Eyüpsultan Belediye Başkanları görevlerinden uzaklaştırıldı!.
Fatma Betül Sayan Kaya’nın “Dedem Toprak Zenginiydi” palavrası da tutmadı!.
Fon soruşturmasının kilit ismi aracında ölü bulundu!.
Peş peşe gelen istifalar sonrası TFF seçim gündemi ile toplanıyor!.
Kılıçdaroğlu partisinin hırsızlardan büyük ölçüde arındığını açıkladı..
AK Partili Ömer Çelik ile fon vurguncusu Osman Nacar’ın birlikte tatil yaptığı iddiası ortalığı fena karıştırdı!.
DOLAR
EURO
ALTIN
BIST

12 Eylül 1980 darbesinin 44. yılı!.

12 Eylül 1980 darbesinin 44. yılı!.

Türkiye’nin demokrasi tarihine kara leke olarak geçen ve binlerce kişinin faili meçhul ölümleri ile sonuçlanan 12 Eylül 1980 darbesinin üzerinden 44 yıl geçti!. Darbenin etkileri, siyasi sahnede de derin etkiler bıraktı!.

Türkiye’nin demokrasi serüveninde derin izler bırakan ve kanlı darbe olarak hatırlanan tarih, 12 Eylül 1980…

AA muhabirinin derlediği bilgiye göre idam, kötü muamele, insan hakları ihlalleriyle anılan 12 Eylül’e giden sürecin hazırlıkları yaklaşık 4 ay sürdü.

DARBE PLANI: BAYRAK HAREKATI..

Kod adı “Bayrak Harekatı” olarak belirlenen darbe planının uygulanması için ordu komutanlarına 11 Temmuz 1980 günü saat 04.00’te harekete geçilmesi emri verildi.

Ancak Süleyman Demirel’in başbakanlığındaki hükümetin 2 Temmuz’da güvenoyu almasıyla darbeciler bu planı erteledi.

Tarihler 12 Eylül’ü gösterdiğinde, Türkiye demokrasisine darbe vuracak plan, sabaha karşı uygulandı.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Nurettin Ersin, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tahsin Şahinkaya, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Nejat Tümer ve Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Sedat Celasun’dan oluşan darbeci Milli Güvenlik Konseyi, bütün yetkileri ele aldı.

DARBECİLERİN ANAYASA VE TBMM’Yİ LAĞVETMESİ

Anayasayı kaldıran darbeciler, ardından TBMM’yi lağvederek antidemokratik faaliyetlerine hız verdi.

Ülke genelinde sıkıyönetim ilan edildikten sonra sivil toplum kuruluşlarını hedef alan darbeciler, Türk Hava Kurumu, Çocuk Esirgeme Kurumu ve Kızılay dışındaki dernekleri kapattı.

Siyasi partilerin kapısına kilit vuran darbeciler, Süleyman Demirel ile Bülent Ecevit’i Hamzakoy’a, Necmettin Erbakan ile Alparslan Türkeş’i ise Uzunada’ya sürgüne göndererek siyasi yasak getirdi.

“ASMAYALIM DA BESLEYELİM Mİ?”

Antidemokratik uygulamalarına her gün yenisini ekleyen darbeciler, acısı yıllarca hafızalardan silinmeyecek idam kararlarına da imza attı.

Takvimler 9 Ekim 1980’i gösterdiğinde sol görüşlü Necdet Adalı ile ülkücü Mustafa Pehlivanoğlu idam edildi.

Darbe öncesinde bir askeri inzibat erini öldürdüğü gerekçesiyle hüküm giyen 17 yaşındaki Erdal Eren’e de idam cezası verildi. Eren’in idam hükmü, Yargıtay tarafından 2 kez iptal edilmesine rağmen Milli Güvenlik Konseyince onaylanan kararla ve yaşı büyütülerek 13 Aralık 1980’de Ankara Ulucanlar Cezaevi’nde infaz edildi.

Kenan Evren’in Eren için söylediği “Asmayalım da besleyelim mi?” ifadesi, darbecilerin insan hakları ihlali konusunda sınır tanımayacaklarının itirafı oldu.

ÖLÜM CEZALARI VE İDAM KARARLARI

Kanlı uygulamaların yanı sıra demokrasinin askıya alındığı süreçte 650 bin kişi gözaltına alındı, 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı, 7 binden fazla kişi hakkında idam talep edildi.

Hukukun askıya alındığı o günlerde, 517 kişi ölüm cezasına çarptırıldı ve 50 kişi hakkında idam kararı yerine getirildi.

Onlarca gazeteci hakkında binlerce yıla varan hapis cezası istendi, 14 bin kişi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından çıkarıldı, 30 bin kişi ise “sakıncalı” olduğu iddiasıyla işinden edildi. 4 bine yakın öğretmen ve çok sayıda üniversite görevlisinin işine son verildi.

Kültür ve sanat hayatının da hedef alındığı 12 Eylül’de, yaklaşık bin film sakıncalı bulunduğu için yasaklandı.

DARBECİLER HAKKINDA DAVA

Darbeci generallerin belirlediği danışma meclisinin hazırladığı anayasa, 1982’de “güdümlü” referandumla yüzde 92’lik evet oyu aldı.

Evren ve diğer darbeciler, darbe anayasasına dahil ettikleri “geçici 15. madde” ile ömür boyu dokunulmazlık hakkı kazanarak olası bir yargılanmaya karşı önlem aldı.

Ancak “Milli Güvenlik Konseyi üyelerinin yargılanamayacağına” dair geçici 15. madde, 12 Eylül 2010’daki referandumla anayasadan çıkarıldı. Böylece darbecilerin yargılanmasının önü açıldı.

Referandumdan bir gün sonra Türkiye’nin dört bir tarafından darbeciler ve onların talimatlarını uygulayanlar hakkında suç duyurusunda bulunuldu.

Bunun üzerine o dönem hayatta olan Milli Güvenlik Konseyi üyelerinden Kenan Evren ile Tahsin Şahinkaya hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma açıldı.

DARBECİLERE YÖNELİK İDDİANAME VE SUÇLAMALAR

Haklarındaki iddianame, Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesince 10 Ocak 2012’de kabul edilen iki darbeci, “Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın tamamını veya bir kısmını değiştirmeye veya ortadan kaldırmaya ve anayasa ile teşekkül etmiş olan Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasına engel olmaya cebren teşebbüs etmek” ile suçlandı.

Sağlık gerekçesiyle duruşmalara katılmayan darbeci generaller, video konferans aracılığıyla yaptıkları savunmalarında suçlamaları kabul etmedi, kurucu iktidar olduklarını, mevcut mahkemelerin kendilerini yargılayamayacağını iddia etti.

Yargılamanın devam ettiği dönemde Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi yasayla kapatılınca dosya Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesine devredildi.

Mahkeme, 18 Haziran 2014’te Evren ve Şahinkaya’yı, 1979’da verdikleri muhtırayla “anayasa ve TBMM’yi ortadan kaldırmaya ve görevini yapmasını engellemeye teşebbüs”, 1980’deki darbeyle de “anayasayı tağyir, tebdil veya ilgaya ve bu kanun ile teşekkül eden TBMM’yi ıskat ve cebren men” suçunu işledikleri gerekçesiyle “ağırlaştırılmış müebbet hapis” cezasına çarptırdı.

Mahkeme, takdiri indirimle bu cezayı “müebbet hapse” çevirdi, ayrıca 2 darbecinin rütbelerinin sökülmesine karar verildi.

ÖLDÜKLERİ İÇİN DAVA DÜŞTÜ

Hükmün ardından sanık avukatları, kararı temyiz etti. Dosya Yargıtay’dayken Evren, 9 Mayıs 2015’te 98 yaşında, Şahinkaya ise 9 Temmuz 2015’te 90 yaşında öldü.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi temyiz incelemesinde, sanıkların ölümleri nedeniyle davanın düşürülmesine karar verdi.

Dosyayı yeniden gören ilk dereceli mahkeme, karara uyarak düşme kararı verdi ve dosya tekrar ceza dairesine gönderildi.

Daire, yerel mahkemenin kararını bu kez de usul yönünden bozdu.

Bozma kararında, yerel mahkemenin gerekçesinde lehe olan kanunun 765 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) hükümleri olduğu belirtilmesine karşın, hüküm fıkrasında 5237 sayılı TCK ve Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri uyarınca karar verilmesinin kanuna aykırı olduğu belirtildi.

Ceza dairesinin bozma kararına yine uyan mahkeme, Evren ve Şahinkaya hakkında “kamu davasının ortadan kaldırılmasına”karar verdi.

Ayrıca, Evren ve Şahinkaya’nın mal varlıklarına el konulması ve sanıkların rütbelerinin geri alınmasına “yer olmadığına” hükmedildi.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi de Kenan Evren ile Tahsin Şahinkaya hakkındaki ölüm nedeniyle davanın düşmesi ile mal varlıklarına el konulması, Türk Silahlı Kuvvetlerinden (TSK) çıkarılarak rütbelerinin geri alınmasına yer olmadığına dair kararları onadı.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.