Site Rengi

HABER ÖZETİ
1,5 milyon Suriyeli ülkesine döndü, 2,2 milyon Suriyeli kaldı!.
Netenyahu’nun pi*i ölüm korkusu yüzünden adını soyadını değiştirdi!.
Selahattin Demirtaş ağzıyla Erdoğan’a içi boş tehditler savurdu!.
Trump’ın İtalya ve İspanya liderleri ile kriz yaşamasına Erdoğan engel oldu..
Türkiye’den Venezuela’ya 30 ton insani yardım..
NATO Zirvesi’nde alkol ikramı yapıldı mı, yapılmadı mı!.
CHP’li Çankaya Belediyesi’ne yolsuzluk ve hırsızlık operasyonu..
Saadettin Saran ve Elâ Rümeysa Cebeci hakkında istenen cezalar belli oldu..
Mehmet Akif Ersoy hakkındaki iddianame kabul edildi!. 226 yıl hapis cezası istendi!.
İb*nelerle dolu gemi Türkiye’den izin alamadığı için limansız kaldı!.
Barış Yarladaş’tan Özgür Özel hakkında bomba iddialar!.
KAAN’a F-110 motorları ABD’den için onay çıktı..
Bay Kemal CHP İstanbul İl Başkanlığına kendi posterini astırdı..
LGS sonuçları açıkladı..
S-400’lerin akibeti belli oldu..
Beyaz Saray’dan dikkat çeken fotoğraf paylaşımı..
Yeditepe Üniversitesi’ndeki Ayet düşmanlarına jet soruşturma!.
Ankara, NATO’ya ev sahipliği yaparken Çankaya Belediye Başkanı tatilde çıktı!.
Yargıtay kararı çıkmazsa Ağustos’ta yavru CHP’yi kuracaklarmış..
Yeditepe Üniversitesi mezuniyetinde pankart skandalı!. Ayeti engellediler!.
Türkiye ile İngiltere arasında savunma ve güvenlik ortaklığı anlaşması..
Mahkeme başkanı duruşma da küstahlık yapan İmamoğlu’nu fena haşladı!.
ABD Başkanı Trump F-35’lerin Türkiye’ye verileceğini açıkladı..
Yunan basını Erdoğan ile Trump’u yan yana gördükçe kuduruyor!.
Muhalefetin düştüğü içler acısı durum!. Erdoğan’ı Erdoğan’ın misafirlerine şikâyet etti!.
Dünya Erdoğan-Trump ikilisinin fotoğraf karelerini konuşuyor..
Trump Türkiye’ye karşı CAATSA yaptırımlarının kaldırılacağını açıkladı!.
Dünya Kupası’nda başarısız olan 13 teknik direktör istifa etti!.
Termometreler 40 dereceyi gösterecek!.
Netenyahu itini Türkiye’nin F-35’leri alma korkusu sardı!.
DOLAR
EURO
ALTIN
BIST

Doğu Türkistan’da ki Müslümanlar, devlet eliyle zulme maruz kalıyor!.

Doğu Türkistan’da ki Müslümanlar, devlet eliyle zulme maruz kalıyor!.
11.06.2021
A+
A-

Uluslararası Af Örgütü, Sincan (Doğu Türkistan) Uygur Özerk Bölgesi’ndeki Müslümanların, Çin hükümeti eliyle yürütülen ve insanlığa karşı suçlar kapsamına giren ‘sistematik toplu kapatmalara, işkenceye ve zulme’ maruz bırakıldığını bildirdi.

Uluslararası Af Örgütü, Sincan (Doğu Türkistan)  Uygur Özerk Bölgesi’ndeki Müslümanların, Çin hükümeti eliyle yürütülen ve insanlığa karşı suçlar kapsamına giren “sistematik toplu kapatmalara, işkenceye ve zulme” maruz bırakıldığını bildirdi.

Örgütün, Kriz Müdahale Birimi, “Sanki Savaştıkları Bir Düşman Gibiydik: Çin’in Sincan’daki Müslümanlara Yönelik Toplu Kapatma, İşkence ve Zulüm Uygulamaları” başlıklı 160 sayfalık bir rapor yayımladı.

Çin’in Sincan (Doğu Türkistan) Uygur Özerk Bölgesi’nde yaşayan Müslüman azınlıklara yönelik baskılarına karşı yeni bir kampanya başlatan ve rapor yayımlayan örgüt, Uygurların, Kazakların ve çoğunluğu Müslüman diğer etnik azınlıkların, devlet eliyle yürütülen ve insanlığa karşı suçlar kapsamına giren sistematik toplu kapatmalara, işkenceye ve zulme maruz bırakıldığını belirtti.

“Polis merkezlerinde dayak, uykudan yoksun bırakma ve aşırı kalabalık var”

Rapor, 2017’nin başından bu yana Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde çoğunlukla Müslüman etnik azınlıklara mensup çok sayıda insanın keyfi şekilde gözaltına alındığını belgeliyor.

Raporda, örgütün görüştüğü, gözaltı kamplarından serbest bırakılan kişilerin tamamının işkenceye veya diğer türde kötü muameleye maruz bırakıldığı vurgulanarak, şunlar kaydedildi:

“Her gün insanlık dışına itilmenin kümülatif psikolojik etkilerinin yanı sıra dayak, elektrik şoku, hücre hapsi, yiyecek, su ve uykudan yoksun bırakma, aşırı soğuğa maruz bırakma ve ‘kaplan sandalye’ benzeri işkence araçları dahil çeşitli yöntemlerle hareketlerini kısıtlama gibi fiziksel işkence de buna dahildi.

Raporda, “Aynı koğuşta kaldığı bir kişiyi savunduğu için cezalandırılan yaşlı bir kadın dar, karanlık, soğuk ve penceresiz bir odaya götürüldüğünü, burada ellerinin ve ayaklarının zincirlendiğini ve üç gün boyunca demir bir sandalyede oturmaya zorlandığını” söyledi.

Kaplan sandalye

Af Örgütü’nün görüştüğü, kamplardan hayatta kalan kişilerin birçoğunun önce polis merkezlerinde sorgulandığı belirtilen raporda, bu kişilerin kampa gönderilmeden önce biyometrik ve tıbbi bilgilerinin kaydedildiği bildirildi.

Bu kişilerin çoğunlukla “kaplan sandalye” adı verilen, vücutlarını acı verici pozisyonlarda tutan, demir ayakların ve kelepçelerin bağlı olduğu çelik sandalyelerde sorgulandığına değinildi.

Raporda telefonunda WhatsApp olduğu için gözaltına alınan bir kadının şu ifadelerine yer verildi;

“Her gün sabah 05.00’te kalkıyorsun, yatağını yapıyorsun; kusursuz olması gerekiyor. Sonra ‘bayrak ve yemin’ töreni var. Daha sonra kahvaltı için kantine gidiyorsun, sonra sınıfa, sonra öğle yemeği, sonra sınıf, sonra akşam yemeği, sonra başka bir ders, sonra da yatak. Her gece iki kişi ikişer saat (koğuştaki diğer kişileri gözlemek için) ‘nöbetteydi.’ Kendine ait bir dakikan bile kalmıyor. Yoruluyorsun.”

Raporda ayrıca örgütün görüştüğü kişilerin Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nin dört bir yanında camilerin, mescitlerin, mezarlıkların ve diğer dini ve kültürel alanların sistematik olarak yıkıldığını veya başka amaçlarla kullanıma açıldığını anlattığı aktarıldı.

Gözetim devleti

Örgüt, Sincan’daki Müslümanların hem kamplarda hem de kampların dışında dünyanın en sıkı biçimde gözetim altında tutulan gruplarından biri olduğunu belirtti.

Raporda, “kamplara kapatılanların tamamı, serbest bırakılmalarından sonraki en az birkaç ay boyunca elektronik araçlarla veya görevliler tarafından neredeyse devamlı gözetim altında tutuldu” denildi.

“Milyonlarca kişinin korku içinde yaşaması insanlığın vicdanını şoke etmeli”

UAÖ Genel Sekreteri ve eski Birleşmiş Milletler (BM) Özel Raportörü Agnes Callamard, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Çinli yetkililer Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde akıl almaz boyutlarda bir distopik mekan kurdu. Uygurlar, Kazaklar ve diğer Müslüman azınlıklar, dini ve kültürel kimliklerini yok etmekle tehdit eden insanlığa karşı suçlar ve diğer ciddi insan hakları ihlalleriyle karşı karşıya. Gözaltı kamplarında çok sayıda kişi beyin yıkama, işkence ve diğer türde alçaltıcı muameleye maruz kalırken, milyonlarca kişinin de devasa bir gözetim aygıtının hakimiyetinde korku içinde yaşaması insanlığın vicdanını şoke etmelidir.

Çin gözaltı kamplarını derhal kapatmalı, keyfi şekilde bu kamplarda ve cezaevlerinde tutulan kişileri serbest bırakmalı ve Sincan’daki Müslümanlara yönelik sistematik saldırılara son vermelidir. Uluslararası toplum bu felakete kesin surette son vermek için sesini yükseltmeli ve birlikte hareket etmelidir. BM uluslararası hukuk suçlarında sorumluluk taşıdığı düşünülen kişilerden hesap sormak amacıyla derhal bağımsız bir soruşturma mekanizması kurmalı ve bölgeye göndermelidir.”

Kaynak: Euronews

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.