Site Rengi

HABER ÖZETİ
Mahkeme kararı ile Bay Kemal’in veto ettiği kurultay kararını çıkarmaya çalışıyorlar..
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Osmanlı düşmanı soysuz kahpelere rest!. İster Kabul Edin İster Etmeyin…
Trump Hürmüz Boğazı’nı ele geçirip ücretli hale getirecekmiş!.
Ahbap’ın para trafiğini yöneten İmamoğlu’nun danışmanı!.
Muhsin Yazıcıoğlu dosyası tozlu raflardan indi!. 25 şüpheli gözaltına alındı!.
Altın haftaya yine sert düşüşle başladı!.
Haluk Levent hakkında yakalama kararı!.
Türk ve Müslüman düşmanı ABD’li senatör geberdi!.
Muhalefet cephesindeki “Kiralık Gazeteci” tartışması devam ediyor..
İran Hürmüz Boğazı’nı yediden kapattığını duyurdu..
ABD İran’a üçüncü defa saldırdı!.
1,5 milyon Suriyeli ülkesine döndü, 2,2 milyon Suriyeli kaldı!.
Netenyahu’nun pi*i ölüm korkusu yüzünden adını soyadını değiştirdi!.
Selahattin Demirtaş ağzıyla Erdoğan’a içi boş tehditler savurdu!.
Trump’ın İtalya ve İspanya liderleri ile kriz yaşamasına Erdoğan engel oldu..
Türkiye’den Venezuela’ya 30 ton insani yardım..
NATO Zirvesi’nde alkol ikramı yapıldı mı, yapılmadı mı!.
CHP’li Çankaya Belediyesi’ne yolsuzluk ve hırsızlık operasyonu..
Saadettin Saran ve Elâ Rümeysa Cebeci hakkında istenen cezalar belli oldu..
Mehmet Akif Ersoy hakkındaki iddianame kabul edildi!. 226 yıl hapis cezası istendi!.
İb*nelerle dolu gemi Türkiye’den izin alamadığı için limansız kaldı!.
Barış Yarladaş’tan Özgür Özel hakkında bomba iddialar!.
KAAN’a F-110 motorları ABD’den için onay çıktı..
Bay Kemal CHP İstanbul İl Başkanlığına kendi posterini astırdı..
LGS sonuçları açıkladı..
S-400’lerin akibeti belli oldu..
Beyaz Saray’dan dikkat çeken fotoğraf paylaşımı..
Yeditepe Üniversitesi’ndeki Ayet düşmanlarına jet soruşturma!.
Ankara, NATO’ya ev sahipliği yaparken Çankaya Belediye Başkanı tatilde çıktı!.
Yargıtay kararı çıkmazsa Ağustos’ta yavru CHP’yi kuracaklarmış..
DOLAR
EURO
ALTIN
BIST

Süleyman Soylu’dan İstanbul Sözleşmesi açıklaması..

Süleyman Soylu’dan İstanbul Sözleşmesi açıklaması..
20.03.2021
A+
A-

Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararı sonrası açıklama yapan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Uluslararası sözleşmelerin varlığı veya yokluğu, vatandaşımızın karşı karşıya kalacağı herhangi bir suç şeklini önlemeye ilişkin sorumluluklarımızı ve bu sorumluluğun gereği olan çalışmalarımızı eksiltmez veya arttırmaz.” ifadelerini kullandı.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Türkiye’nin çekildiği İstanbul Sözleşmesi’yle ilgili bir açıklama yayımladı.

Bakan Soylu’nun açıklamaları şu şekilde:

Uluslararası sözleşmelerin varlığı veya yokluğu, vatandaşımızın karşı karşıya kalacağı herhangi bir suç şeklini önlemeye ilişkin sorumluluklarımızı ve bu sorumluluğun gereği olan çalışmalarımızı eksiltmez veya arttırmaz.

Ayrıca belirtmek gerekir ki milletler arası andlaşmalara, sözleşmelere taraf olmak kadar taraflıktan ayrılmak da her egemen devletin hakkıdır.
Aile içi ve kadına karşı şiddetle mücadele, kadın cinayetlerini önleme konusunda bizi toplumumuza karşı sorumlu kılan, İstanbul Sözleşmesi’nin varlığı değildir. Anayasa’nın 10. Maddesi ve 41. Maddesi, TCK’nın ilgili maddeleri, “6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun”‘un ilgili maddeleri, bu konuda ilgili bakanlıklarla yürüttüğümüz eylem planı, İçişleri Bakanlığı tarafından yürütülen Kades, Elektronik Kelepçe İzleme Merkezi gibi uygulamalar, sayılarını 81’den 1086’ya çıkararak tüm ülkemize ve ilçe düzeyine yaydığımız “Aile İçi ve Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Büro Amirlikleri” ve tüm bakanlıklarla uyumlu olarak yürüttüğümüz süreç, inanıyoruz ki bu mücadelede bizi vatandaşımıza karşı mahçup etmeyecektir.

Anayasamızın, kanunlarımızın, medeniyetimizin ve tüm değerlerimizin bize yüklediği görev ve sorumlulukları tamamen bir uluslararası sözleşmeyle cıro etmek ve eşitlemek, hem kendi büyük devlet geleneğimize, hem bin yıllık medeniyet birikimimize, hem de ortaya koyduğu gelişmeyle bölgesinde ve dünyada önemli bir güç haline gelen Türkiye’ye, özgüvenine, kendi yapabildiklerine ve kapasitesine haksızlık olacaktır.

Bir kadının şiddete uğraması ve bir kadının cinayete kurban gitmesi, insanoğlu tarafından kabul edilemez. Bununla birlikte, Türkiye’de kadın cinayetlerinin arttığı söylemi, tamamen yalandır ve eldeki veriler tarafından desteklenmemektedir.

Tüm suçlarla mücadele ettiğimiz gibi devletimiz, güvenlik güçlerimiz, elbette ki aile içi ve kadına karşı şiddetle mücadeleyi de insan hakları çerçevesinde, “huzur, güven ve asayiş” anlayışıyla, vatandaşımızın herşeyin en iyisine layık olduğu bilinciyle, dün olduğu gibi bugün ve yarın da devam ettirecektir. Yakın zamanda herkes görecektir ki aile içi ve kadına karşı şiddetle mücadelede atılan tüm adımların olumlu sonuçlarını alacağız ve dünyada bu mücadelenin örnek temsilcisi olacağız.

Uluslararası sözleşmelerin varlığı veya yokluğu, vatandaşımızın karşı karşıya kalacağı herhangi bir suç şeklini önlemeye ilişkin sorumluluklarımızı ve bu sorumluluğun gereği olan çalışmalarımızı eksiltmez veya arttırmaz.

Ayrıca belirtmek gerekir ki milletler arası andlaşmalara, sözleşmelere taraf olmak kadar taraflıktan ayrılmak da her egemen devletin hakkıdır.
Aile içi ve kadına karşı şiddetle mücadele, kadın cinayetlerini önleme konusunda bizi toplumumuza karşı sorumlu kılan, İstanbul Sözleşmesi’nin varlığı değildir. Anayasa’nın 10. Maddesi ve 41. Maddesi, TCK’nın ilgili maddeleri, “6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun”‘un ilgili maddeleri, bu konuda ilgili bakanlıklarla yürüttüğümüz eylem planı, İçişleri Bakanlığı tarafından yürütülen Kades, Elektronik Kelepçe İzleme Merkezi gibi uygulamalar, sayılarını 81’den 1086’ya çıkararak tüm ülkemize ve ilçe düzeyine yaydığımız “Aile İçi ve Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Büro Amirlikleri” ve tüm bakanlıklarla uyumlu olarak yürüttüğümüz süreç, inanıyoruz ki bu mücadelede bizi vatandaşımıza karşı mahçup etmeyecektir.

Anayasamızın, kanunlarımızın, medeniyetimizin ve tüm değerlerimizin bize yüklediği görev ve sorumlulukları tamamen bir uluslararası sözleşmeyle cıro etmek ve eşitlemek, hem kendi büyük devlet geleneğimize, hem bin yıllık medeniyet birikimimize, hem de ortaya koyduğu gelişmeyle bölgesinde ve dünyada önemli bir güç haline gelen Türkiye’ye, özgüvenine, kendi yapabildiklerine ve kapasitesine haksızlık olacaktır.

Bir kadının şiddete uğraması ve bir kadının cinayete kurban gitmesi, insanoğlu tarafından kabul edilemez. Bununla birlikte, Türkiye’de kadın cinayetlerinin arttığı söylemi, tamamen yalandır ve eldeki veriler tarafından desteklenmemektedir.

Tüm suçlarla mücadele ettiğimiz gibi devletimiz, güvenlik güçlerimiz, elbette ki aile içi ve kadına karşı şiddetle mücadeleyi de insan hakları çerçevesinde, “huzur, güven ve asayiş” anlayışıyla, vatandaşımızın herşeyin en iyisine layık olduğu bilinciyle, dün olduğu gibi bugün ve yarın da devam ettirecektir. Yakın zamanda herkes görecektir ki aile içi ve kadına karşı şiddetle mücadelede atılan tüm adımların olumlu sonuçlarını alacağız ve dünyada bu mücadelenin örnek temsilcisi olacağız.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.