Site Rengi

HABER ÖZETİ
Bir ülke daha İstanbul Sözleşmesi safsatasından çekildi!.
DEM Parti tetikçilik yapan sokak itlerine ceza verilmesine karşı çıktı!.
Kumarbaz Haluk Levent’i devletten üstün ilan eden dangalaklar sus pus oldu!.
FETÖ’cü kahpeler enkazın yerini tespit edip Yazıcıoğlu’nun ölmesini beklemişler!.
İstanbul’da ticari taksi açılış fiyatı 230 TL’ye yükseldi..
Venezuela’daki deprem felâketinde ölü sayısı 5 bini geçti!.
Haluk Levent’in yardım paraları ile oynadığı yüklü bahisler ortaya çıktı!.
Sırtımıza kambur olan KKTC’de asgari ücret Türkiye’nin iki katı!.
15 Temmuz Hain Darbe Girişimine “Tiyatro” diyen Nasuh Mahruki tutuklandı!.
Haddini aşan Acun Ilıcalı’ya Aziz Yıldırım’dan adamlık dersi!.
Altın yarırımcısını ters köşe yapmaya devam ediyor..
Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında 19 kişi tutuklandı!.
Ahbap’a temiz kâğıdı veren CHP’li meclis üyesi için gözaltı kararı!.
Trump’ın oy oranı seçim kaybettiği seviyeye kadar geriledi..
Felâket palavracısı Oğuzhan Uğur da Ahbap’tan gözaltına alındı!.
IBAN mağdurlarının beklediği 12. yargı paketi Meclis’ten geçti..
Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölüm emri FETÖ’den!.
Trump yine İran’a tehditler savurdu!.
Kayıp deprem paraları için bilirkişi görevlendirildi!.
Bay Kemal Ekrem’in ekibini darmadağın etmeye devam ediyor..
Haluk Levent ve 14 kişi Ahbap yolsuzluğu kapsamında tutuklandı..
Tüm yurttaki 90 bin Camii’de 15 Temmuz Selâsı okundu..
ABD’den İran’a ikinci dalga operasyon!.
Haluk Levent tutuklanma talebi ile mahkemeye sevk edildi..
Özgür Özel yeni parti kuracaklarını açıkladı..
Haluk Levent sağlık kontrolünden sonra adliyeye sevk edildi!.
Ahbap yakalası Gökhan Özoğuz’dan şaşırtan açıklama!.
Eda Ece küstah sözleri için özür diledi!.
Deprem bağışçılarının paraları kumar masalarında!.
Ahbap’a ikinci dalga operasyon!.
DOLAR
EURO
ALTIN
BIST

Süleyman Soylu’dan İstanbul Sözleşmesi açıklaması..

Süleyman Soylu’dan İstanbul Sözleşmesi açıklaması..
20.03.2021
A+
A-

Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararı sonrası açıklama yapan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Uluslararası sözleşmelerin varlığı veya yokluğu, vatandaşımızın karşı karşıya kalacağı herhangi bir suç şeklini önlemeye ilişkin sorumluluklarımızı ve bu sorumluluğun gereği olan çalışmalarımızı eksiltmez veya arttırmaz.” ifadelerini kullandı.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Türkiye’nin çekildiği İstanbul Sözleşmesi’yle ilgili bir açıklama yayımladı.

Bakan Soylu’nun açıklamaları şu şekilde:

Uluslararası sözleşmelerin varlığı veya yokluğu, vatandaşımızın karşı karşıya kalacağı herhangi bir suç şeklini önlemeye ilişkin sorumluluklarımızı ve bu sorumluluğun gereği olan çalışmalarımızı eksiltmez veya arttırmaz.

Ayrıca belirtmek gerekir ki milletler arası andlaşmalara, sözleşmelere taraf olmak kadar taraflıktan ayrılmak da her egemen devletin hakkıdır.
Aile içi ve kadına karşı şiddetle mücadele, kadın cinayetlerini önleme konusunda bizi toplumumuza karşı sorumlu kılan, İstanbul Sözleşmesi’nin varlığı değildir. Anayasa’nın 10. Maddesi ve 41. Maddesi, TCK’nın ilgili maddeleri, “6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun”‘un ilgili maddeleri, bu konuda ilgili bakanlıklarla yürüttüğümüz eylem planı, İçişleri Bakanlığı tarafından yürütülen Kades, Elektronik Kelepçe İzleme Merkezi gibi uygulamalar, sayılarını 81’den 1086’ya çıkararak tüm ülkemize ve ilçe düzeyine yaydığımız “Aile İçi ve Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Büro Amirlikleri” ve tüm bakanlıklarla uyumlu olarak yürüttüğümüz süreç, inanıyoruz ki bu mücadelede bizi vatandaşımıza karşı mahçup etmeyecektir.

Anayasamızın, kanunlarımızın, medeniyetimizin ve tüm değerlerimizin bize yüklediği görev ve sorumlulukları tamamen bir uluslararası sözleşmeyle cıro etmek ve eşitlemek, hem kendi büyük devlet geleneğimize, hem bin yıllık medeniyet birikimimize, hem de ortaya koyduğu gelişmeyle bölgesinde ve dünyada önemli bir güç haline gelen Türkiye’ye, özgüvenine, kendi yapabildiklerine ve kapasitesine haksızlık olacaktır.

Bir kadının şiddete uğraması ve bir kadının cinayete kurban gitmesi, insanoğlu tarafından kabul edilemez. Bununla birlikte, Türkiye’de kadın cinayetlerinin arttığı söylemi, tamamen yalandır ve eldeki veriler tarafından desteklenmemektedir.

Tüm suçlarla mücadele ettiğimiz gibi devletimiz, güvenlik güçlerimiz, elbette ki aile içi ve kadına karşı şiddetle mücadeleyi de insan hakları çerçevesinde, “huzur, güven ve asayiş” anlayışıyla, vatandaşımızın herşeyin en iyisine layık olduğu bilinciyle, dün olduğu gibi bugün ve yarın da devam ettirecektir. Yakın zamanda herkes görecektir ki aile içi ve kadına karşı şiddetle mücadelede atılan tüm adımların olumlu sonuçlarını alacağız ve dünyada bu mücadelenin örnek temsilcisi olacağız.

Uluslararası sözleşmelerin varlığı veya yokluğu, vatandaşımızın karşı karşıya kalacağı herhangi bir suç şeklini önlemeye ilişkin sorumluluklarımızı ve bu sorumluluğun gereği olan çalışmalarımızı eksiltmez veya arttırmaz.

Ayrıca belirtmek gerekir ki milletler arası andlaşmalara, sözleşmelere taraf olmak kadar taraflıktan ayrılmak da her egemen devletin hakkıdır.
Aile içi ve kadına karşı şiddetle mücadele, kadın cinayetlerini önleme konusunda bizi toplumumuza karşı sorumlu kılan, İstanbul Sözleşmesi’nin varlığı değildir. Anayasa’nın 10. Maddesi ve 41. Maddesi, TCK’nın ilgili maddeleri, “6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun”‘un ilgili maddeleri, bu konuda ilgili bakanlıklarla yürüttüğümüz eylem planı, İçişleri Bakanlığı tarafından yürütülen Kades, Elektronik Kelepçe İzleme Merkezi gibi uygulamalar, sayılarını 81’den 1086’ya çıkararak tüm ülkemize ve ilçe düzeyine yaydığımız “Aile İçi ve Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Büro Amirlikleri” ve tüm bakanlıklarla uyumlu olarak yürüttüğümüz süreç, inanıyoruz ki bu mücadelede bizi vatandaşımıza karşı mahçup etmeyecektir.

Anayasamızın, kanunlarımızın, medeniyetimizin ve tüm değerlerimizin bize yüklediği görev ve sorumlulukları tamamen bir uluslararası sözleşmeyle cıro etmek ve eşitlemek, hem kendi büyük devlet geleneğimize, hem bin yıllık medeniyet birikimimize, hem de ortaya koyduğu gelişmeyle bölgesinde ve dünyada önemli bir güç haline gelen Türkiye’ye, özgüvenine, kendi yapabildiklerine ve kapasitesine haksızlık olacaktır.

Bir kadının şiddete uğraması ve bir kadının cinayete kurban gitmesi, insanoğlu tarafından kabul edilemez. Bununla birlikte, Türkiye’de kadın cinayetlerinin arttığı söylemi, tamamen yalandır ve eldeki veriler tarafından desteklenmemektedir.

Tüm suçlarla mücadele ettiğimiz gibi devletimiz, güvenlik güçlerimiz, elbette ki aile içi ve kadına karşı şiddetle mücadeleyi de insan hakları çerçevesinde, “huzur, güven ve asayiş” anlayışıyla, vatandaşımızın herşeyin en iyisine layık olduğu bilinciyle, dün olduğu gibi bugün ve yarın da devam ettirecektir. Yakın zamanda herkes görecektir ki aile içi ve kadına karşı şiddetle mücadelede atılan tüm adımların olumlu sonuçlarını alacağız ve dünyada bu mücadelenin örnek temsilcisi olacağız.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.