Site Rengi

DOLAR 8,5534
EURO 10,1496
ALTIN 497,12
BIST 1.361
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 34°C
Az Bulutlu
İstanbul
34°C
Az Bulutlu
Cum 34°C
Cts 35°C
Paz 35°C
Pts 36°C

Militanlık üzerine küçük bir hatırlatma!.

Hatırlıyor musunuz?.

Daha geçen yıl muhalefetin başını çeken ve Millet İttifakı denen zerzenin çatı görevi misyonunu üstlenen ana muhalefet partisi iktidar partisini her fırsatta milleti kutuplaştırmakla suçluyordu ve kendileri gibi düşünmeyenleri ötekileştirerek yaşam alanlarını daraltmaya kadar her türlü kötülüğü yaptığını canhıraş savunuyordu!.

Her ne hikmetse son bir yılda kendilerine karşı olumlu konuşan yada gülümseyerek bakan kim varsa memlelet sevdalısı, kendilerine karşı tek bir olumsuz kelime kullanıp eleştiren kim varsa da memleket düşmanı oldu CHP’lilerin dilinde!.

Gemi öyle bir azıya aldılar ki; bırakın siyasi bir rakip olup eleştirmeyi, partiden ayrılıp yeni bir yol haritası çizmeyi yada parti içinde bile olsa doğru olanı söylemeye cüret her kim olduysa kellesini aldılar!.

Hatta bir adım daha öteye gidelim!. Tecavüze uğrayanın, taciz edilenin, bir hırsızlığı görüp ortaya çıkaranın, haksızlığa karşı isyan edenin bile doğrudan linç edildiği bir çete haline gelen CHP gerçeği ile yüz yüze kaldık!.

Demokratik yollarla başa çıkamayacaklarını anladıkları iktidarı devirmek için kendi pisliklerini bile ihale edecek kadar şuursuz bir siyasi çukura seçmenlerini de çekerek bel altı siyaset ile yeni bir taktik arayışına soyundular!. Tabii karşılarında kendileri kadar yüzsüz bir siyasi rakip olmayışı ile algılarını çökertecek pratik zekalı teşkilatların da eksikliği işlerini hayli kolaylaştırıyor!.

Son zamanlarda da devletin kadrolarında yer alıp devlet hiyerarişisine uygun hareket eden kim varsa siyasi otoritenin kurallarını tersine kullanarak hedeflerine aldılar ve muhattaplarının resmi terbiyelerini fırsata çeviriyorlar maalesef!.

Öğretmenlerden doktorlara, müdürlerden amirlere, çeşitli devlet kademelerdeki memurlardan yöneticilere, ülkenin namus bekçiliğini yapan askerimizden polisimize kadar herkese karşı yapılan bir militan yakıştırması aldı başını gitti zehirli dillerinde!.

Sadece kendileriyle de sınırlı kalmıyor üstelik bu alçakça yaşıştırlamalar!. Kendilerini körü körüne sorgusuz sualsiz destekleyen ve kamuoyunda bilinip tanınmışlığı olan dalkavukları da aynı alçakça propagandalarına vokallik yapıyor!.

Oysa memleketimin Valilerine “Erdoğan’ın Militanları” yakıştırması yapan bu haysiyet yoksunu zihniyet, ülkenin yönetimini 27 yıl boyunca gasp ederek diktatörlük yaptıkları zamanlarda kendi partilerinin il başkanlarını Vali, İlçe Başkanlarını Kaymakam olarak atıyorlardı!.

Hele bir Vali sıfatlı İl Başkanı militanları olan Nevzat Tandoğan vardı ki, caanım Anadolu insanına “Ulan Öküz Anadolulu!. Sizin Milliyetçilikle, Komünizmlele Ne İşiniz Olabilir!. Milliyetçilik Lazımsa Onu Biz Yaparız, Komünizm de Lazımsa Onu Biz Getiririz!. Sizin Sadece İki Vazifeniz Olur!. Birincisi; Bize Lazım Olan Meyve ve Sebzeleri Yetiştirmek İçin Çiftçilik Yapacaksınız!. İkincisi de; Askere Çağırdığımız da Çıkıp Askere Geleceksiniz!.” sözlerini milletin gözünün içine baka baka pişkince söyleyecek kadar karakter yoksunu bir Pembe Donlu Elitisti!.

Bu alçak militan CHP kadrosundan Vali olarak atanan militanlardan sadece bir tanesiydi üstelik!. Şurada oturup bunun gibi kanı bozuk CHP’li militanları yazmaya kalksak sabaha kadar anlatmakla bitiremeyeceğimize emin olun!.

Mamafih; Mevcut İstanbul İl Başkanı olan azılı militanlarının Gezi İhanetinde devletin polisininin canına kast edecek kadar ileri götürdüğü eylemleri nasıl organize edip bizzat yasadışı eylemcilerle birlikte ne herzeler yediğini, yine aynı azılı militanlarının daha geçtiğimiz günlerde Boğaziçi Üniversitesi üzerinden Gezi İhanetinde yarım kalan hesabını tamamlama çabasını, Fahrettin Altun’un evini röntgenletip terör örgütlerine bilgiler sızdırdığını, 31 Mart ve 23 Haziran seçimlerinde hangi terör örgütleri ile işbirliği yapıp İstanbul zaferini ilan ettiğini, öldürülen terör militanlarını nasıl kutsayıp devletin bütünlüğü için mücadele eden askerimiz üzerinden devletimize “Seri Katil” yakıştırmaları yaptığını gün gün izleyerek şahit olduğumuz halde gelin görün ki tüm bu alçaklıkları sanki kendileri değil de mevcut iktidar yapmış havasına nasıl da ustaca büründürüyorlar!.

Gerçi düne kadar övdüklerine bugün söven, bugün sövdüklerini dün öven bir gerçek varken bu tür çifte standartlara çok şaşırmamalı insan CHP’nin geçmişini biliyorsa eğer!.

Askere polise “Militan” yakıştırması yapan aynı haysiyetsizler, etkilerini gösterebildikleri cuntacı komutanların militanlığını yapıp darbe çığırtkanlığıyla kıçlarını yırtıyorlardı bir zamanlar!.

Cumhurbaşkanlığı makamına bağlı olan Valilik ve Türk Silahlı Kuvvetleri makamına salyalarını akıtarak havlamadan önce dönüp şerefsizliklerle ve zulümlerle dolu makus tarihine baksalar keşke!.

Koca bir ülkenin Başbakanı ile Bakanlarını darağacında sallandıranlar, “Dersim İsyanı” adı altında tecavüzcü bir subaylarının sapıklığını örtbas etmek için Dersim gibi bir ilçeyi içindeki binlerce Türk evladı ile haritadan silenler, savaştığı gavurun kılık kıyafet geleneğini dayattığı kendi milletini itiraz ettiği için bombalarla imha edenler, düzmece mahkemelerde asıp kesenler, Kur’an-ı Kerim okumayı yasaklayıp İncil dağıtarak vatandaşlarının dinini zorla elinden almaya kalkanlar, bugün yaygarasını yaptıkları kendi Ozanları olan Aşık Veysel’i Ankara sokmayanlar hatta yeni bir nesil üretmek için Avrupa’dan damızlık erkek gelmesini Meclis’e önerge olarak dayatanlar tüm bu zorbalıklarını ve haramiliklerini siyasi rakiplerine ihale etmeye kalkıp kendilerini sütten çıkmış ak kaşık gibi gösterip millet iradesi ile 19 yıldır görevini yapanları militanlıkla suçluyor!.

İftiraları, yalanları, kara propagandaları para etmemeye başlayınca şimdi de “Erdoğan Gitsin de, Ölmeye Bile Razıyız” diyerek O’nu bir kaşık suda boğmanın fırsatını kolladıklarını yine ortaya koydular!.

Sizce düştükleri duruma bakıp ibret almayı denediler mi hiç!.

Erdoğan’ı dikkate almadıkları günlerden Erdoğan’a inat karılarının kıçını başını açmaya kadar içinde boğuldukları kin ise şimdi “Ya Erdoğan’ı öldürmek yada gitmesi için ölmek” gibi namussuz bir düşmanlığa kadar geldi!.

Ölmelerine gebermelerine falan gerek yok aslında, biraz adam olsalar Erdoğan zaten ya giderdi yada bu ülkeyi onlarla birlikte yönetirdi zaten!.

Erdoğan’ın gitmesi için ölmek veya ölmesi için dualar etmek için O’nu ülkemizi işgâl etmeye kalkan Yunanlılara benzettikleri için mi yoksa o taptıkları Mustafa Kemal’in karşısında Çanakkale’den girip ülkemizi ele geçirmeye kalkan yedi düvelin gavurlarıyla bir tuttukları için mi acaba!.

Hepsinin can düşmanı, kan davalısı, namus belalısı, vatan haini, işbirlikçi olarak görüp ölmesini ve gitmesi için ölmeyi göze aldıkları Erdoğan sadece bir siyasi rakipleri mi yoksa çetesiyle ülkemizi işgâl etmiş bir zorba mı önce bunu açıklamaları gerekmiyor mu her gün Erdoğan nefretiyle zehirledikleri seçmenlerine!.

Bir şeyi daha merak ediyorum; Erdoğan nefretiyle yanıp tutuşan, gitmesi için ölmeyi göze alıp ölmesi için köpek misali gökten kemik yağmasını dualar ederek bekleyen şu Pembe Donlu Sol‘ucan tayfası acaba Erdoğan karşısında 10 yılı aşkın süredir sayısız seçim kaybedip itin puştun maskarası olan parti liderlerinin gitmesi içinde dualar ediyor mu mesela!.

Yada şöyle sorayım; Erdoğan’ın gitmesi için yaptıkları o kara propagandaların, iftiraların, darbe çığırtkanlıklarının, kirli tuzakların, ellerinde defalarca patlayan ve kendilerini sizi rezil rüsva eden kirli tuzaklarının, kısacası yaptıkları o bütün şerefsizliklerin sadece 10’a birini başlarındaki çapsızın gitmesi için yapmaları gerekmez mi!.

Şu çapsız liderinin geldiği tarihten şu güne kadar üst üste defalarca seçim kaybedip günlerce kahırlarından içki şişelerinde teselli aradıklarını, rakı masalarında memleket kurtardıklarını, ayyaş kafalarıyla darbe hayallerine kapıldıklarını düşündükleri gibi keşke biraz onurlu olup sadece bir seçim kaybettiği için koca Amerika’yı ateşe verip yakmaya kalkan Trump kadar şerefli ve onurlu olsalardı da biz de onları gerçek muhalefet zannetseydik ama nerede onlarda o gurur!.

Düne kadar 40 bin insanımızın kanının elinde olduğu PKK’yı terör örgütü statüsünden çıkarıp siyasi zemine oturtmaya kalkan, bebek katili Öcalan’ın heykelini dikmeyi vaad eden, siyasi kurallarının Öcalan tarafından belirlendiğini gururla haykıran, bir talimatı ile daha 6 yıl önce 52 evladımızı başlarını taşla ezdirip benzin dökerek yaktıran, PKK leşlerinin cenaze merasimlerine gitmeyen partilileri hakkında soruşturma tehditleri savuran, Demirtaş için AİHM’den özgürlük dilenen bir CHP’nin bugün Türkiye’nin yüzde 52’sine “Militan” yakıştırması yapması bence çok anormal bir durum değil!.

Sırrı Sakık denen PKK ibrikçisinin de dediği gibi, Atatürk’ün İtleri İşte!.

Ne bekliyorsunuz ki!.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.