Site Rengi

DOLAR 5,7501
EURO 6,3645
ALTIN 275,7
BIST 101.144
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 24°C
Parçalı Bulutlu

İBRAHİM KUTLAY: ARDINDAN 40 KÖPEĞİ HAVLATMAYANA KURT DEMEZLER!!!

Hepimizin bildiği üzre, yıllardır kor bir ateş çemberinin içine çekilmeye çalışılan Türkiye vardı Orta Doğu Cehenneminde!. Amerikası, Avrupası, Amerikan yalakası Arap Dünyası, isimleri hemen her gün değiştirilen kiralık terör örgütleri ve tabii ki kimin iti köpeği olduğu bile belli olmayan ama önlerine koyduğumuz çanağı yalayan malum işbirlikçiler!.

Tam 8 yıl boyunca ne çektiğimizi, nasıl mücadele verdiğimizi, sırtımızda kimlerin zehirli hançerlerini nasıl gaddarca sapladığını bu 8 yıllık süre zarfında defalarca gördük!. Gelen Suriyeli kardeşlerimizin maruz kaldıkları ırkçı şiddetlerden tutunda onları koruyup himaye etmeye çalışan kardeşlerimizin maruz kaldıkları insanlık dışı muamelelere kadar alçaklığın ve namussuzluğun dibine vurduk resmen!.

En can sıkıcı olan mesele ise; Suriyeli kardeşlerimize psikolojik şiddet uygulayan ve ırkçı saldırılara maruz bırakmaya çalışanların hepsinin tıpkı Suriyeli kardeşlerimiz gibi vakti zamanında savaş ve zulümden kaçıp ülkemize sığınanların çocukları yada torunları olmasıydı!.

Amerika’nın ve Avrupa Birliği ülkelerinin Orta Doğu’da, özellikle de Suriye ile Irak kırsallarında kimlerle fingirdeşip nasıl kahpe tuzaklar kurmaya çalıştıklarına en bariz biçimde defalarca Şahit olmamıza rağmen bizim için doğru bir zamanın gelmesini bekledik yıllarca!. Bir taraftan İHA, SİHA, KORAL, ATAK, ALTAY, Yerli ve Milli Silahlar ile kendi ürettiğimiz mühimmatlarımızı yapılacak harekatın bir savaşa dönüşmesi ihtimali üzerinde durarak yetecek kadar stoklarken bir taraftanda sahada gerekli istihbari çalışmaları tamamladık ve hiç beklemedikleri bir anda ABD Başkanı Trump’un yolladığı ıslak imzalı tehdit mektubunun geldiği gün gereken en iyi cevabı harekatı başlatarak vermiş olduk!.

“Gireceğiz” dediğimiz akrep çukuruna girdik, belirlediğimiz güvenli bölge sahasını santimine kadar kabullendirdik, yaptırım tehditlerinin tamamını çiğ çiğ kendilerine yedirdik, kontrolü tamamıyla elimize aldık, bölgedeki varlığımızın devam edeceğini ve şartları ülkemizin belirleyeceğini de yağ gibi bal gibi kabullendirdik, yetmedi üstüne de kıvırmamaları için yazılı ve ıslak imzalı bir de mütabakat yazıp ellerine verdik, Avrupa, ABD, Orta Doğu manşetleri Türkiye’nin ve Recep Tayyip Erdoğan’ın saha da ve masa da kazandığı zafer ile çalkalanıyor ama yine birilerine yaranamadık!.

Daha düne kadar “Suriye’ye giremezsiniz, biz istediğimiz yere çökeriz sen de mal mal bakarsın” diyen pezevengin sözlerine alkış tutanlar, harekata başlayınca kendi ülkelerini terör örgütlerine karşı düşman gibi gösterip katliam çığırtkanlığına soyundu!.

“Bu Ordu Sittin sene harekat falan yapamaz, F-16’ları kaldıracak pilot bile kalmadı, orduyu yönetecek tüm komutanları FETÖ’cü diye atıp ordunun içinin boşalttılar” diyenler, aynı Türk Silahlı Kuvvetleri’nin daha harekatın 5. gününde Amerika ve Avrupa ülkelerine Suriye’yi dar edip terör örgütlerinin leşlerini yere serince adeta şizofrene bağladı!.

90 yıl boyunca Heykel diken zihniyetin 9 günde Orta Doğu’yu teslim alıp Süper Güçleri dize getirmesini hazmetmelerini beklemiyoruz ama biraz da olsa ülkelerine ve liderlerine sahip çıkacak kadar onurlu davranmalarını görmek istemek az da olsa hakkımız değil mi!.

“Yurtta Sulh Cihanda Sulh” savsatası ile on yıllardır beceremedikleri başarıyı “Azdan Az Çoktan Çok Gider” resti ile elde eden bir lidere saygı duymak yerine neden kuduz köpek gibi salyalarını akıtarak havlarlar o da ayrı bir muamma!.

Bizim iki numaralı adamımızın Lozan’a gidip kan ve gözyaşı ile kazandığımız 1 milyon 700 bin metrekare vatan toprağımızı peşkeş çekerek gelmesi ve “Ne İstedilerse Verdim” diyerek kanayan yaramıza tuz basması ile Amerika’nın iki numaralı adamının ayağımıza kadar gelip tüm şartlarımızı kabul etmesi arasında ben bir fark göremedim ama birilerine göre kazanan her dediğimize harfiyen uyan Amerika kaybeden de her dediğimizi yaptıran biz olmuşuz ne hikmetse!.

Anlayacağınız; bu Kefalist zihniyete göre memleketi gavura peşkeş çeken İsmet İN, İsmet’in verdiklerini fazlasıyla almaya başlayan Recep Tayyip Erdoğan OUT!.

Kış Kışlığını Puşt Puştluğunu her zaman yapar EyvAllah da; taşıdığınız Türk kimliklerinin hatrına da olsa sadece bir günlüğüne Türk gibi davranmak bu kadar mı zor geliyor size be kardeşim!. Yada sizin yıllar önce peşkeş çektiğiniz o toprakları geri alacak olmamız mı sizi bu kadar rahatsız ediyor!.

“Suriyeliler Gitsin” diye yıllarca yırtınıyordunuz, hatta Suriyelileri yönetimlerini kazandığınız illerden bile kovacak kadar alçaklaştınız yeri geldiğinde!. İşte Suriyeliler gidiyor.. Daha ne istiyorsunuz ki!.

“Git Ülken İçin Savaş” dersek savaşacak yüreğiniz yok, “Ekmeğini Kardeşinle Bölüş” dersek bölüşecek insanlığınız yok, “Ekmek de Verme Sadece Barınsınlar” dersek barındıracak merhametiniz de yok!. Derdiniz nedir ki sizin !.

“Sahada kazanan iyi bir komutan olur, masada kazanan iyi bir siyasetçi olur, hem sahada hem masada kazanan iyi bir lider olur” fakat Recep Tayyip Erdoğan beş parmağının beşini de mum yapsa sizin gibi şerefsizlere göre her zaman başarısız biri olur!.

Siz Recep Tayyip Erdoğan’ın ardından havlamaya devam ettikçe aklıma hep bizim oraların o meşhur sözü geliyor!.

ARDINDAN 40 KÖPEĞİ HAVLATMAYANA KURT DEMEZLER!!!

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.